Kimilerimiz burun akıntısı ve hapşırmaktan yakınıyor, kimilerimiz ise tıkanan nefesinden ve durmak bilmeyen öksürük krizlerinden... Alerji ile ilgili merak edilenler...
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, bahar alerjisinden korunma yöntemlerini ve daha pek çok önemli noktayı sizler İçin anlattı!
Bahar alerjisi nasıl oluşuyor?
Bahar alerjisi, bağışıklık sistemimizin bir çeşit yanılgısı sonucu gelişiyor. Bu mevsimde havadaki polenler soluma yoluyla vücudumuza yerleşiyor. Bağışıklık sistemimiz de aslında zararlı olmayan polenleri adeta düşman gibi görüp takip altına alıyor ve ona karşı "IgE" adı verilen özel antikorlar üretiyor. Siz daha sonra duyarlı olduğunuz polenle karşılaştığınızda, polen ile antikorun birleşmesiyle salgılanan histamin ve benzeri maddeler aracılığıyla alerjik reaksiyonlar ortaya çıkıyor.
Her polen alerjiye neden oluyor mu?
Polenlerin hepsi alerjik reaksiyona yol açmıyor. Halk arasında bilinenin aksine alerjik reaksiyona renkli bitkiler değil; kavak, huş ağacı, meşe, akçaağaç, karaağaç, kayın, dişbudak, zeytin ve fındık gibi ağaç polenleri ile ayrık otu, tilki kuyruğu, domuz ayrığı, yumak otu, delice otu gibi çayır ve hububat polenleri neden oluyor.
Polenler hangi hastalıklara yol açıyor?
Havada bolca bulunan polenler solunum yoluyla burunda, bronşlarda veya gözlerde alerjik hastalıklara neden oluyorlar. İşte bu yüzden bahar mevsiminde; alerjik rinit, astım, alerjik göz nezlesi ve ürtiker (kurdeşen) hastalıklarında büyük bir artış gözleniyor.
Saman nezlesi olarak bilinen alerjik rinit nedir?
Çiçek tozlan ve hayvan tüyleri gibi çeşitli maddelere karşı aşırı duyarlılığı olan kişilerde, bu maddeler burun yoluyla vücuda alındıklarında, histamin adlı bir madde salgılanıyor. Bu madde de dokularda kılcal damar genişlemeleri ile dokuların şişmesine yol açıyor ve saman nezlesi adıyla bilinen alerjik rinit adlı hastalığı ortaya çıkartıyor. Burun tıkanıklığı, nezle, aksırık ve göz yaşarması gibi belirtileri olan alerjik rinit tedavi edildiğinde hastalar daha rahat bir hayat sürebiliyor. Ancak önlem alınmazsa, hastalık; sinüzit, orta kulak iltihabı, bronşit veya astıma dönüşebiliyor.
Astım krizleriyle baş etmek mümkün mü?
Alerjik bünyeliyseniz, bahar aylarında çok dikkatli olun. Çünkü polenler astım krizlerine yol açabiliyor. Astım, akciğerlere kadar ulaşan hava yollarını etkileyen bir hastalık. Belirtilerin krizler şeklinde ortaya çıkması ve arada hastaların hiçbir şikayetlerinin bulunmadığı dönemlerin olması, astımın en tipik özelliği. Öksürük, nefes darlığı, hırıltılı solunum, göğüste sıkışma hissi ise hastaların sıkça yakındıktan belirtiler. Ancak çeşitli ilaç ve korunma yöntemleriyle polen dönemini banş içinde geçirmek mümkün.
Alerjik hastalıklara tanı nasıl konuyor?
Doktorunuz eğer alerjiden şüphelenmişse, yakınmalarınızın yanı sıra tanıyı kesinleştirmek için bazı testler isteyecektir. Bu testler de 4 ana gruba ayrılıyor: Kan tetkiki, alerjik deri testi (prick-test), burun salgılarının kimyasal analizi ve burun içine alerjen maddelerle yapılan uyarı testi.
Alerjik hastalıkların kesin tedavisi var mı?
Alerjik hastalıklar, herhangi bir tedavi yöntemiyle tamamen ortadan kaldırılamıyor. Tedavide amaç, hastalığın tekrarlamasını önlemek ve belirtilerin şiddetini azaltmak. İlaçlar, alerjiye yol açan polenin etkisini en aza indirgeyebiliyor. Eğer alerjik şikayetleriniz ilaçlarla geçmiyor ve giderek artıyorsa, bu durumda aşı tedavisi uygulanıyor. Aşının tedavisi 4-5 yıl sürüyor. Tedavinin en önemli parçası ise polenler gibi duyarlı olduğunuz faktörlerden uzak durarak korunma yollarını harfiyen uygulamak.
Göz nezlesine karşı hangi yöntemlere başvuruluyor?
Gözlerde ve göz etrafında kaşıntı ile yanma, göz yaşarması,ışığa karşı hassasiyet, göz kapaklarında şişme ve gözde yabancı cisim hissine kapılmak gibi belirtilerle seyreden bu sorundan korunmak için öncelikle alerjenlerden kaçınmalısınız. Aynca güneş gözlüğü kullanmadan sokağa çıkmayın. Tedavide başvurulan koruyucu göz damlaları, daha şiddetli durumlarda ise kısa süreli kortizon damlaları ve aşı etkili sonuçlar verebiliyor.
Ürtiker ne tür sorunlar oluşturuyor?
Halk arasında kurdeşen olarak bilinen ürtiker de, polenlerin yol açtığı bir başka önemli hastalık. Sınırları belirgin, pembe-kırmızı renkte, deriden hafif kabarık, pürüzsüz ve genellikle kaşıntılı lezyonlar olan ürtikerlerin büyüklükleri birkaç milimetreden birkaç santimetreye kadar değişebiliyor. Ürtiker, vücudun herhangi bir yerinde görülebiliyor; tek bir yerde veya yaygın olabiliyor. Aşırı kaşıntı nedeniyle kaşınan ciltte ciddi yaralar oluşabiliyor. Bu yüzden de hastaların yaşam kalitesini ciddi boyutlarda etkileyebiliyor. İlaç tedavisiyle hastaların yakınmaları büyük bir oranda giderilebiliyor.
Polen alerjisinden nasıl korunmalı?
Öncelikle doktorunuza başvurarak, hangi polenin bünyenizde alerjiye yol açtığını öğrenin ve bunlardan uzak durun. Polenlerin atmosferde yoğun olarak bulunduktan sabahın erken saatlerinde, sıcak, kuru ve rüzgârlı havalarda dışarı çıkmayın. Mutlaka çıkmanız gerekiyorsa, ağzınızı ve burnunuzu koruyan maskelerden yararlanın. Polen zamanı açık havada spor yapmayın ve ağaçlık ile çimenlik yerlerde bulunmayın. Evde ve arabada filtreli klima sistemi kullanın. Açık havada gözlük ve şapka takın. Günlük kıyafetlerinizi yatak odasında çıkarmayın ve saçlarınızı her gün yıkayın. (Formsante)
2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.
Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.
Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.
Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.
Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı
Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.
Yorum Yap
Yorumlar