Neden Çilek diye bir şey soralım kendimize. Çileğin anaptosyon yeteneği son derece yüksek. Ekvator'dan, Alaska'ya kadar çilek yetiştirebilirsiniz. Bu ne demektir?
Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sevgi Paydaş Kargı, çileğin kanseri önlediğini söyledi.
Zonguldak Karaelmas Üniversitesi (ZKÜ) ve Kdz. Ereğli Osmanlı Çileğini Koruma ve Yaygınlaştırma Derneği işbirliğinde ERDEMİR Kültür Merkezi'nde "Çilek Yetiştiriciliği" konulu panel düzenlendi. Panele, Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyelerinden Prof. Dr. Nurgül Türemiş ve Prof. Dr. Sevgi Paydaş kargı ile Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mürüvvet Ilgın konuşmacı olarak katıldı.
Çilek yetiştiriciliğine doğal ve organik yöntemler, çilek ıslah çalışmaları, gübreleme, hastalıklardan ve zararlılardan koruma yöntemleri, Osmanlı Çileğinin geliştirilmesi gibi çeşitli açılardan ışık tutulacak olan panelin ardından çilek tarlaları ziyaret edildi.
Panelde konuşan Prof. Dr. Sevgi Paydaş Kargı, çileğin her yerde yetiştirilebileceğini söylerken, çileğin içinde bulunan ellajik asitin de kanseri önlediğini söyledi. Kargı, "Neden Çilek diye bir şey soralım kendimize. Çileğin anaptosyon yeteneği son derece yüksek. Ekvator'dan, Alaska'ya kadar çilek yetiştirebilirsiniz. Bu ne demektir?
Çilek her yerde olur?
Aynı çeşitte olmayabilir, çeşit değiştirmeniz gerekebilir. Bir yerde 2 kilo verir diğer yerde 200 gram verir. Verim farkı olabilir, kalite farkı olabilir ama yetişir. Biliyorsunuz son yollarda kanser olayı çok arttı. Çilekte bulunan ellejik asit kanser oluşumuna neden olan ortamı ortadan kaldırıyor. Bu çok önemli ve bu çilekte de önemli düzeyde var" dedi.

2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.
Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.
Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.
Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.
Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı
Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.
Yorum Yap
Yorumlar