Antibiyotiklerin çok ve kontrolsüz kullanılması bakterilere direnç kazandırıyor, infeksiyon hastalıklarının tedavisini zorlaştırıyor. Genetik mirasla gelecek kuşaklara zarar veriyor.
Antibiyotiklerin uygunsuz kullanımı sağlığı tehdit ediyor. antibiyotikler aşırı kullanılan ilaçların başında geliyor. 2007 yılı kullanım oranlarına bakıldığında 15.7 ile Türkiye'de en çok kullanılan ilacın antibiyotik olduğu ortaya çıkıyor. Uzmanlar, bu durum engellenmezse yakın bir gelecekte infeksiyon hastalıklarının tedavisi edilmesinin olanaksız hale geleceği uyarısında bulunuyor.
Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Haluk Eraksoy, "Antibiyotikler gerekmediği halde ya da doğru olmayan bir biçimde kullanıldığında, bakteriler o antibiyotiklere karşı dirençli hale gelmektedir. Bu durumda ileride gerekli olduğu zaman kullanıldığında antibiyotikler direnç kazanmış bakterilere hiçbir etki gösterememektedir" dedi.
Sadece doktorların değil hastayla yakınlarına da antibiyotik kullanımı konusunda büyük sorumluluk düştüğünü belirten Prof. Dr. Haluk Eraksoy şöyle devam etti: "Antibiyotiklerin yüzde 80'e yakını, ayaktan hastalarda toplumda kullanılır. Bu durumda çoğu kez tıbbi zorunluluktan değil, hastalar talep ettiği için antibiyotik verilmektedir. Yani sorumluluk yalnız hekimlere değil, hastalara ve yakınlarına da düşmektedir. Antibiyotikler en sık solunum yolu infeksiyonları için kullanılır ki, bunların pek çoğuna viruslar sebep olur. Antibiyotiğe direnç kazanan bakteriler, aile bireyleri ve diğer insanlara yayılarak tedavi edilemeyen bakteri infeksiyonlarına yol açabilirler. Antibiyotiğin gereksiz kullanımı sadece kullanan bireye değil, topluma ve gelecek kuşakların sağlığına da kalıcı zararlar vermektedir."
Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği'nden yapılan açıklamada şöyle denildi:
· Yeni antibiyotiklerin geliştirilmesi çok zor ve pahalıdır.
· Soğuk algınlığı antibiyotikle tedavi olmaz.
· Grip ve viruslara bağlı diğer infeksiyonlar antibiyotiklerle düzelmez.
· Antibiyotik ateş düşürücü ya da vitamin değildir.
· Antibiyotiklerle ancak bakterilere bağlı infeksiyonlar tedavi edilebilir.
· Farklı antibiyotikler farklı infeksiyonlara karşı etkilidir.
· Gelişigüzel tavsiye ile antibiyotik kullanmayınız.
· Daha önce kullandığınızda iyi gelen antibiyotik bu sefer iyi gelmeyebilir.
· Antibiyotiklerin birçok yan etkileri vardır.
· Doktorunuz antibiyotik yazdıysa, mutlaka gerekli mi, diye sormaktan çekinmeyiniz.
· Gereksiz kullandığınız antibiyotik bakterileri öldürme yeteneğini yitirecektir. (Radikal)
2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.
Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.
Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.
Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.
Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı
Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.
Yorum Yap
Yorumlar