Grip veya nezle iken bile antibiyotik kullanan Türkiye antibiyotik kullanımında dünya birincisi oldu. Sadece bakteriyel enfeksiyonlarda işe yarayan antibiyoriklerin yanlış kullanımında bakterilerin antibiyotik tedavisine direnç kazanmalarına yol açmakta. Bu yanlış kullanımlar geçrek hatslıkların tedavisini imkansız kılmakta.
Avrupa Antibiyotik Farkındalık Günü ve Türkiye'de Antibiyotik Farkındalığını artırmaya yönelik çalışmaların kamuoyuyla paylaşılması amacıyla Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Sayın Prof. Dr. Nihat TOSUN ve RSHM Başkanı Sayın Doç.Dr.Mustafa ERTEK'İn katılımıyla bir basın toplantısı düzenlenmiştir.
AVRUPA ANTİBİYOTİK FARKINDALIK GÜNÜ
Antibiyotiklere dirençli bakteriler, dünyada ve ülkemizde çok önemli bir sorun haline gelmiştir. Bu bakterilerin neden olduğu enfeksiyonlar uygun antibiyotik tedavisini zorlaştırmakta, hastaların hastanede kalma sürelerinin uzamasına, hastalığının ağırlaşmasına ve bazen ölümle sonuçlanan komplikasyonlara yol açmaktadır. Eğer bu sorun ciddiye alınmaz ve antibiyotik kullanım hızı aynı şekilde devam ederse, direnç nedeniyle antibiyotik öncesi çağa dönülecek ve basit bir enfeksiyon dahi tedavi açısından sorunlu olabilecektir.
Akılcı antibiyotik kullanımı, antibiyotiklere dirençli bakterilerin seçilmesini ve bakterilerin antibiyotiklere direnç geliştirmesini önleyebilir. Nitekim direnç oranlarını ulusal düzeydeki çalışmalarla düşüren ülkeler de vardır. Tüm dünyayı olduğu gibi bizleri de tehdit eden direnç gelişimine karşı tavır alabilmek için, hem halkın hem de sağlık personelinin farkındalığı ve işbirliği gereklidir. Avrupa çapında, mikroorganizmaların bu hızlı direnç gelişiminin engellenmesi ve gereksiz antibiyotik kullanımının önlenmesi için ortak bir girişim başlatılmış durumdadır. Avrupa Hastalıkların Önlenmesi ve Kontrol Merkezi (ECDC), her yılın 18 Kasım tarihinde “Avrupa Antibiyotik Farkındalık Günü” etkinlikleri düzenlemektedir.
Antibiyotiklerin akılcı bir şekilde kullanımını sağlamak için ne zaman kullanmak gerektiğini ve nasıl kullanılacağını iyi bilmek gerekir. Antibiyotikler bakteriyel hastalıklarda işe yarar. Hastalığın bakteriyel olup olmadığına da hekim karar verir. Hekim, antibiyotik tedavisi verirken de kanıta dayalı tıp ilkelerine uygun hareket eder. Dolayısı ile antibiyotik kullanmadan önce mutlaka doktora danışılmalı ve yalnızca doktor tavsiye ettiğinde kullanılmalıdır. Bu durumda da doktorun verdiği doz, süre ve miktarda kullanılmalıdır. “Kendimi iyi hissettim” diye antibiyotiği erken kesmek de hatalıdır, az sayıda bakteri kalabilir ve direnç geliştirerek yeniden hastalanmaya sebep olabilir. Artan antibiyotikler bir sonraki hastalığa iyi gelmeyebilir, çünkü başka bir bakteri ile hastalanmak mümkündür. Aynı nedenle başkasına iyi gelen ilaç, bu hastaya iyi gelmeyebilir.
Antibiyotik kullanımında en çok yapılan yanlışlardan biri de grip veya nezle iken antibiyotik kullanmaktır. Antibiyotikler sadece bakteriyel enfeksiyonlarda işe yarar, sanıldığı gibi virüslerin diğer insanlara yayılmasını engellemez, iyileşme sürecini kısaltmaz. Buna karşılık antibiyotiklerin yanlış kullanımı bakterilerin antibiyotik tedavisine direnç kazanmalarına yol açar. Bu durumda da antibiyotik lazım olduğunda artık işe yaramaz, bizi tedavi etmez. Yine direnç gelişimi, grip sonrası zayıflayan bünyede olabilecek bakteriyel enfeksiyonların tedavisini güçleştirebilir. Ayrıca ishal gibi daha birçok yan etkilere yol açar.
2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.
Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.
Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.
Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.
Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı
Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.
Yorum Yap
Yorumlar