'40 yaşından sonra kalp hastalığı olsun ya da olmasın herkesin düşük dozda günde bir Aspirin alması' yönünde görüşün doğru olmadığının, bilimsel olarak ortaya konuldu.
Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Abdurrahman Oğuzhan, bugüne dek yaygın olan, ''40 yaşından sonra kalp hastalığı olsun ya da olmasın herkesin düşük dozda günde bir Aspirin alması'' yönünde görüşün doğru olmadığının, bilimsel olarak ortaya konulduğunu söyledi.
Oğuzhan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Aspirin'in çok eski bir ilaç olduğunu, bugün bakkallarda dahi satıldığını söyledi.
Ağrı kesici olarak bilinen Aspirin'in aslında ''mucizevi'' bir ilaç olduğunu vurgulayan Oğuzhan, şu bilgileri verdi:
''Aspirin, ağrı kesici özelliğinin yanında kanın koyuluğunu azaltarak damar içerisinde daha rahat akmasını sağlıyor. Bu sayede hem kalp krizlerini hem de felçleri engelleyebiliyor ama son derece tehlikeli de bir ilaç. Uygun bir şekilde kullanılmazsa mide ve beyin kanamalarına da yol açabiliyor. Bazen bu mide kanamaları ölüme bile neden olabiliyor.''
Oğuzhan, bugüne dek yaygın olan görüşün ''40 yaşından sonra kalp hastalığı olsun ya da olmasın herkesin düşük dozda (100-300 miligram arasında) günde bir Aspirin alması'' yönünde olduğunu belirterek, yapılan son araştırmalarda bunun doğru olmadığının belirlendiğini anlattı.
40 yaşından sonra herkesin Aspirin kullanmaması gerektiğini ifade eden Oğuzhan, şöyle devam etti:
''Çünkü, İngiltere'de 8 yıl süren ve sonuçları bu yıl 'Lancet' adlı bir dergide yayınlanan yeni bir çalışmada, herhangi bir hastalığı olmayan 40 yaşın üzerindeki erkeklerde ve kadınlarda Aspirin'in faydalı olmadığı, özellikle kadınlarda net bir şekilde ortaya konulmuş. Prof. Dr. Gerry Fowkes tarafından 3 bin 350 kişi arasından yapılan bu çalışmada, bir gruba günde 100 miligram bağırsakta çözünen Aspirin diğer gruba da plasebo (etkiz ilaç) verilmiş. Yapılan karşılaştırmalı değerlendirmede de Aspirin'in, herhangi bir hastalığı olmayan 40 yaşın üzerindeki kişilerde faydalı olmadığı ortaya çıkmış. Dolayısıyla hiçbir şikayeti bulunmayan, kalp-damar hastalığı olmayan bir kişi kendi başına Aspirin kullanmasın. Çünkü, zararlı olabilir. Ancak, bazı kişiler hiçbir hastalıkları olmamasına rağmen kalp-damar hastalığı bakımından yüksek riskli olabilirler. Tabi buna ancak doktor karar verebilir. Daha önceden bilinen kalp-damar hastalığı da varsa bu kişilerin ölene kadar mutlaka Aspirin kullanması gerekiyor. Bu konuda bir şüphemiz yok.''
2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.
Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.
Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.
Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.
Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı
Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.
Yorum Yap
Yorumlar