Avrupa'da hızla yayılan domuz gribi hastalığına yakalanma korkusu ne kadar artıyorsa ilaç firmalarının kâr oranını da o denli yükseğe fırlıyor. Öteyandan Avustralya domuz gribi salgınını 'saçmalık ve medyanın balonu' olarak nitelendirerek havaalanı ve benzeri yerlerden termal kameraları kaldırdı.
Dünya Sağlık Örgütü'nün 11 Haziran tarihinde tehlikede altıncı aşamaya gelindiğini duyurarak domuz gribini "büyük salgın" olarak nitelendirmesinden sonra oluşan korku dalgası en çok ilaç firmalarının işine yarıyor.
Stern Dergisi'nin verdiği bilgiye göre bu firmalar, milyarlarca Euro kazanacakları bu iş için büyük yatırımlarda bulundu. Oluşan korku dalgası öylesine etkili oldu ki ciddi bir durum karşısında hazırlıksız yakalanmamak için bütün hükümetler ilaç firmalarının öngördüğü bütün tıbbi önlemleri göz önünde bulundurarak kitlesel siparişe yöneldi. Grip maskeleri stoklandı, ilaçlar depolandı, aşılar ısmarlandı. İki ayrı örnek aşı geliştiren ilaç devi Glaxo-Smith-Kline'nin (İsrail'lidir) siparişleri yetiştiremediği bildirildi. Sadece Alman hükümeti 50 milyon kutu "Pandemrix" ısmarladı. 50'den fazla ülkenin ısmarladığı miktar ise 291 milyon kutuyu buluyor.
Stern Dergisi'ne göre, söz konusu hastalığın yayılmasına neden olan virüsün normal dönemsel gripten daha tehlikeli olup olmadığı yönünde bilgi edinmekten ziyade bu hastalığa yakalanma korkusuna daha çok önem veriliyor. Gerekli koku dalgasının yayılmasından sonra hükümetlerin ister istemez önlem alma yarışına girdiğini kaydeden dergi şu yorumda bulundu: "Gribin beklendiğinden daha masum olduğu anlaşılır ve insanlar aşı olmak istemezlerse ilaç firmalarının kaybedeceği bir şey yok. Onlara ülkeleri ihtimallere binaen donatmak için para veriyoruz."
Domuz gribi aşısının ne kadar paraya mal olacağı ise Alman anlaşmaları gizlilik şartı taşıdığı için resmi olarak kesinleşmiş değil. Şirket çevrelerinden gelen bilgiler ise 8 Euro olan dönemsel grip aşılarından daha pahalı olmayacağı yönünde. Bu ise sadece Glaxo-Smith-Kline için milyarlarca Euro'luk kazanç anlamına geliyor. Aynı şekilde tanesi 18,24 Euro eden Tamiflu ve Relenza gibi gribal enfeksiyonlarda kullanılan yüzmilyonlarca ilacın sipariş edilmiş olması şirketlerin kârının ne denli yüksek olacağını gösteriyor.
Şirketlerin 'büyük salgın' kararını kullanarak izin alamadıkları ilaçlara ruhsat için baskı uygulamasından rahatsız olan bazı uzmanlar, dünyanın her yerinde kullanılacak standart bir ilacın kullanılması suretiyle ilaç firmalarının korkudan kâr etme faaliyetlerinin önüne geçilebileceğini söylüyor. İlaç firmalarını oluşan korkuyu arkalarına alıp her yıl farklı ilacı piyasaya sürmesini haksız bulan Max Planck Enstitüsü uzmanları da standart aşı ile problemin çözülebileceğinin bilindiğini kaydediyor. Uzmanlar Alman Ordusu için halka uygulanacak aşıdan farklı bir aşı kullanılacak olmasını ve bunun sebebinin gizli tutulmasını da şiddetle eleştiriyor. Halkın yarısının aşı masraflarının sağlık ocakları tarafından ödenecek olması ise ilaç firmalarının kâr iştahının kim tarafından karşılanacağını göstermesi bakımından tartışmalı görülüyor. (Cihan)
Grip ilacı Tamiflu da dünya zehir taciri Rumsfeld'inmiş
Domuz gribi kimlerin yüzünü güldürdü?
'Domuz gribi, ABD'nin dünya nüfusunu azaltma projesi'
Türkiye ve dünya nüfusunu kim neden kontrol altına almak istiyor?
2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.
Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.
Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.
Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.
Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı
Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.
Yorum Yap
Yorumlar