'Ürünlerimiz GDO'suzdur' yazmak yasak ama 'Domuz yağı ve alkol yoktur' yazmak serbest. Tarım Bakanı bu çelişkiye yanıt veremedi.
GDO'lu ürünler konusunda hem Tarım Bakanı hem hükümet hem de Ak Parti, sıkıntıya girdi. Bu sıkıntı daha da devam edecek gibi. Hazırlanan mevzuatla "ürünlerimiz GDO'suzdur" diye ibare konulmasına izin vermeyen Tarım Bakanlığı, "ürünlerimizde alkol, domuz yağı ve katkıları yoktur" ibaresinin kullanılmasına nasıl bir çözüm getireceğini düşünüyor.
Bakanlık ya mevzuatı değiştirip, isteyen firmanın ürünlerinin üzerine "GDO'suzdur" diye yazmasına izin verecek ya da "Domuz yağı ve alkol katkısı yoktur" ibarelerini yasaklayacak.
Tarım ve Köy İşleri Bakanı Mehdi Eker, basın mensuplarının bu konudaki soruları karşısında; "Lütfen yazmayın. Bana süre verin bir araştırayım, size bilgi vereyim öyle yazın" dedi. Ancak hala nasıl bir çözüm bulduğunu açıklayamadı.
BAKANIN SIKIŞTIĞI AN
GDO ile domuz yağı arasında sıkışıp kalan Bakan,basın mensuplarının gündeme getirdiği konuya bir çözüm bulmak için bürokratları ile hummalı bir arayış içinde. Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker ile bu konuda yaptığımız tele-röportaj aynen şöyle:
'ŞİMDİ YAZMA' DEDİ AMA HALA YANIT YOK
KINDIRA: Sayın bakanım, bu GDO'lu ürünler ile ilgili mevzuat konusunda bir nokta var onu soracağım?
EKER: Zübeyir, biz bu mevzuatı kısıtlama yapmak için getirdik. Hiç bir kısıtlama yoktu. Serbestce giriyordu. Şimdi kontrol altına alıyoruz...
KINDIRA: Sayın Bakanım; peki GDO'lu olan ürünlere kısıtlama getirilecek ve GDO'lu ürünler paketlerinde bunu belirtecekler. GDO'lu olmayan ürünler de 'ürünlerimiz GDO'suzdur' diye yazabilecekler mi?
EKER: Elbette yazmayacaklar. Bir ürünün içinde olan şey yazılır. Olmayan şey yazılmaz. İçindekiler yazılı olur. İçinde olmayan o kadar çok şey var ki, onların hepsi yazılabilir mi? İçinde GDO olmayan ürünler, böyle bir ibare kullanamazlar.
KINDIRA: Sayın Bakanım, bu serbest bir konu olabilir mi? Yani isteyen ürünlerinin üzerine 'GDO'suzdur' yazsa ne sakıncası var?
EKER: O hiç olmaz. O haksız rekabete girer. Benim için sakıncası yok ama ticaret hukukuna aykırı. Bu haksız rekabet olur.
KINDIRA: Peki sayın bakanım, o zaman bazı ürünlerin paketlerinde; ürünün içinde bulunmayan katkı maddelerinin belirtildiği ibare var. "Ürünlerimizde alkol, domuz yağı ve domuz katkı maddesi yoktur" şeklinde ibareler var. Bunlar nasıl yazıyorlar?
EKER: Şey.... O farklı. Özel bir durumdur, o! Öyle değil o... Tek tek ürünlerde yazmıyor. Mesela THY, yemek servisi sırasında küçük bir not veriyor. Yemeklerde domuz yağı olmadığına dair.
KINDIRA: Hayır, Sayın Bakanım bu konuda yanılıyorsunuz. Sizi aramadan önce marketleri gezip, bir kez daha kendi gözümle de kontrol ettim. Ülker, Eti gibi ürünlerin bisküvilerinde, cipslerde, yoğurt, süt, margarin, kek, çikolatı gibi hemen tüm ürünlerinde, 'Ürünlerimizde alkol, domuz yağı ve katkı maddesi yoktur" ibaresi var.
EKER: Şey, o özel bir durum olabilir.
KINDIRA: Nasıl bir özel durum? Domuz yağı GDO'dan daha tehlikeli (!) olduğu için mi, özel bir durum olarak kabul ediliyor, acaba!?
EKER: Yok, şey.. Zübeyir bu durum farklı. Benim bir bürokratlarımla konuşmam ve konuyu incelemem gerekiyor. Senden rica ediyorum. Bu konuyu şimdi yazma. Bu konuda bir şey yazma. Ben sana yeniden döneceğim ve bilgi vereceğim.
KINDIRA: Peki Sayın bakanım, ben de merak ediyorum! Bugün bir şey yazmayacağım. Akşama kadar yazmayacağım. Ama bana geri dönemezseniz, yazmak zorundayım...
EKER: Yok yok. Dönerim hemen. Bakıp, inceleyip döneceğim. Söz. Şimdi yazma ama...
KINDIRA: Peki, söz akşama kadar bekliyorum, Sayın bakanım...
GDO DOMUZ YAĞINA BULAŞTI
Bakan Mehdi Eker'in istediği süre doldu. Ancak Bakan İNTERNETHABER'i yeniden arayıp nasıl bir çözüm bulduğuna dair bilgi vermedi. Bakanlık bürokratlarının bu konuda ciddi bir inceleme ve çözüm bulma telaşında olduğu öğrenildi.
YASAK MI SERBEST Mİ?
Bakanlık kendi mevzuatıyla uyumu sağlayabilmek için, ya "ürünlerimizde alkol, domuz yağı, domuz katkısı yoktur" türü tüm ibareleri yasaklayacak. Ya da isteyen firmanın "ürünlerimiz GDO'suzdur" diye yazmasına izin vermek zorunda kalacak.
Yasaklama gelirse, Ak Parti iktidarında bu tür bir yasaklamanın getirilmiş olmasına; özellikle muhafazakar kesim tarafından tepki gelebilir. Diğer seçenek halinde ise mevzuat değişikliği yapılmak zorunda kalınacak. (internethaber)
2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.
Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.
Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.
Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.
Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı
Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.
Yorum Yap
Yorumlar