Van merkezli olarak yapılan kaçak çay operayonunda 'çayda domuz kanına tespit edildi' haberi üzerine Tarım Bakanlığı ve Van Valiliği de bir açıklama yayınladı. İki açıklama birbirini tekzip etti. Peki, hangisi doğruyu söylüyordu? İşte o iki açıklamadaki çelişkiler:
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, "ele geçirilen kaçak çaylarda domuz kanı bulunduğu" yönünde medyada yer alan haberlerin gerçeği yansıtmadığı yönündeki açıklamasına Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi tepki göstermiş ve Bakanlığın ve Valiliğin kamuoyunu nasıl yanılttığını ortaya koymuştu.
BAKANLIK: “NUMUNE ALINMADI ANALİZ YAPILMADI”
Tarım Bakanlığı'nın yaptığı yazılı açıklamada, geçen yılın sonundan bu yana çay kaçakçılığıyla mücadele çalışmalarının sıklaştırıldığına vurgu yapılıp şöyle deniliyor: "Ancak yakalanan bu çaylardan henüz numune alıp, analize ürün gönderilmemiştir."
VALİLİK: “NUMUNE ALINDI ÇAYLAR TÜRK GIDA KODEKSİNE AYKIRI”
Tarım Bakanlığı'ndan bir gün sonra açıklama yapan Van Valiliği ise "Domuz Kanı Yok, Ancak Gıda Kodeksine Uygun Değil" dedi.
Van Valiliği'nden yapılan açıklamada ise, 5 ilde eş zamanlı düzenlenen operasyonlarda ele geçirilen kaçak çaylarda yapılan analizlerde, domuz dâhil herhangi bir hayvan kanına rastlanmadığı belirtildi.
Valilik açıklamasında, "Ancak çayların büyük bir kısmının, nem, kum ve benzeri nedenlerle Türk gıda kodeksine uygun olmadığı, muayene ve analiz raporlarından anlaşılmıştır" denildi.
HANGİSİ DOĞRU?
Tarım Bakanlığı herhangi bir numune alınıp analiz yapılmadı derken valilik analizin yapıldığını ancak her hangi kan bulduğuna rastlanmadığını belirtiyor.
Tarım Bakanlığı denetimlerin uzun süredir sürdüğünü belirtirken Valilik, “Çayların büyük bir kısmının, nem, kum ve benzeri nedenlerle Türk gıda kodeksine uygun olmadığı, muayene ve analiz raporlarından anlaşılmıştır" diyor.
Bu kadar süredir kaçak çay ele geçirilmesine rağmen Tarım Bakanlığı numune almadığını ve analiz yapmadığını söylerken Valilik ise numune alınıp analiz yapıldığını açıklıyor. Üstelik valilik açıklamasında analiz raporlarına göre çayların Türk Gıda Kodeksi'ne uygun olmadığı belirtiliyor.
Halk arasında bu duruma ‘ava giderken avlanmak' deniliyor.
Çayda domuz kanı tespiti çok bilinmeyenli bir denkleme dönüşmemeli

2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.
Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.
Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.
Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.
Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı
Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.
Yorum Yap
Yorumlar