İnsanoğlu 4 bin yıldır enfeksiyonların tedavisi için bal kullanıyordu. Artık günümüz bilim adamları da balın nasıl antibakteriyal gibi görev yaptığını belirlediler.
BBC Focus dergisinde yer alan habere göre, Amsterdam'da Akademik Tıp Merkezi'nin Medikal Mikrobiyoloji Bölümü'nde görevli araştırmacılar, arıların balın içine kendi bağışıklık sistemlerinden bir protein eklediklerini tespit ettiler. Bu proteinin hastalığa yol açan patojenleri öldürme yeteneği bulunduğunu söyleyen araştırmacılar, bu keşfin yeni antibiyotiklerin geliştirilmesine liderlik edeceğini kaydettiler. Araştırmacılar, tıbbi olarak sınıflandırılan balı mevcut antibiyotiklere dirençli bakteriler üzerinde test ettiler. Bunun sonucunda, arıların kendi bağışıklık sistemlerinden gelen ve "Defensin-1" olarak bilinen proteinin güçlü virüs öldürücü etkiye sahip olduğunu tespit ettiler. Antibiyotiğe dirençli bakterilerin halk sağlığı için çok ciddi tehdit oluşturabileceğini söyleyen araştırmacılar, sadece sınırlı sayıda antibiyotiğin çeşitli patojenlere karşı etkili olduğunu açıkladılar. Yeni antibiyotiklerin gelişiminin uzun sürdüğünü belirten araştırmacılar, yeni antimikrobiyal ajanlar için acil antibiyotik ihtiyacı bulunduğunu ifade ettiler. Ayrıca, araştırmanın son birkaç yıl içinde azalan arı popülasyonunun korunması bakımından da faydalı olacağı açıklandı. (Zaman)
2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.
Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.
Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.
Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.
Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı
Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.
Yorum Yap
Yorumlar