GDO yönetmeliğine eleştiriler artıyor. Kemal Özer, Başbakanı Tarım Bakanına hesap sormaya, halkı da GDO’suz gıda kullanmaya davet ederken, yönetmeliğe bir iptal davası daha açıldı
Ali Özcan / Merhaba Haber
BAŞBAKAN TARIM BAKANINA SORMALI Genetiği Değiştirilmiş Organizma (GDO) konusundaki tartışmalar vatandaşın bilinçlenmesini sağladı. Başbakanın gerekeni yapması zorunluluğuna işaret eden Sağlık Gıda Güvenliği Hareketi Genel Başkanı GDO'NUN TAŞERONLUĞUNU YAPANLAR VAR Bazı kesimlerin GDO'ya karşı olanları itham etmesi noktasındaki gelişmelere de değinen GDO ile ilgili gelinen son noktayı gazetemize değerlendiren Sağlık Gıda Güvenliği Hareketi Genel Başkanı GDO ile ilgili gündemdeki tartışmaların halkı tedirgin etmesini gayet normal bir durum olarak değerlendiren TAŞERONLUK YAPANLAR VAR Bazı kesimlerin GDO'ya karşı olanları itham etmesi noktasındaki gelişmelere de değinen VATANDAŞ GDO'SUZ ÜRÜNLERE YÖNELMELİ Son olarak tedirgin olan vatandaşın yapması gerekenleri anlatan “Bugün, sızma zeytinyağı dışındaki tüm yağlar GDO içerir. Kanola, mısır, pamuk yağı gibi yağlardan kesinlikle uzak durmalılar. Soya lesitini içeren tüm gıdaları tüketmemeliler. Süt mısır diye satılan mısırları asla almamalılar. Mevsimsiz sebze meyve yememeliler. Tavuk ürünlerinden sakınmalılar. Gazlı içeceklerin hiçbirini tüketmemeliler. Light ya da şekersiz denilen ürünleri asla kullanmamalılar. Mısır şurubu ile üretilen tüm ürünlerden sakınmalılar. Bir ürünün içeriğini ve katkılarını mutlaka kontrol etmeliler. Burada önemli olan iki şey var. Birincisi tüketici arz edilen ürünleri tüketme alışkanlığından vazgeçmeli. Bunun yerine kendi talebini oluşturmalı. Bu nedenle GDO'suz ürünleri tüketmez GDO'suz ürünlere yönelir isek üretici bunu asla göz ardı edemez. İkinci olarak ise siyasi iradeye baskı uygulamak. GDO yasaklamak istiyorlarsa bu tür sorunlu yönetmeliklerle değil açık açık yapmalılar. Bunu talep etmeliyiz. Bizim geleceğimiz ve sağlığımız tartışma konusu olmaz ve bu durum birkaç bürokratın insafına terk edilemez.”
GDO TARTIŞMADI BİLİNÇLENDİRDİ
GDO konusundaki tedirginliğe rağmen halkın bilinçlendiğini, Tarım Bakanlığının ise ciddi zihin karışıklığına neden olduğuna işaret eden
ZİRAAT MÜHENDİSLERİ GDO'YA KARŞIYIZ
Ziraat Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Hasan Hüseyin Motuk, GDO tartışmaları nedeniyle, hiç bir şekilde GDO'lu sebze meyve üretmeyen yerli üreticinin zarar görmeye başladığını söyledi.
Motuk yaptığı açıklamada, genetiği değiştirilmiş organizmaların (GDO), bir canlının gen dizilimine çoğunlukla verimi artırmak amacıyla müdahale edilerek oluşturulan yeni organizmalar olduğunu belirtti. GDO'lu ürünlerin daha ucuz maliyetle daha yüksek fayda sağlamasına karşın, sakıncaları konusunda henüz yeterli bilimsel bilgiye sahip olunmadığını anlatan Motuk, ''Ancak pek çok bilim adamı ve ziraat mühendisi, bu GDO'ların büyük sakıncaları olduğu görüşünde. Biz de oda olarak GDO'lu ürünlere Türkiye'nin ihtiyacı olmadığını, ülkemize girişlerinin tümüyle yasaklanması gerektiği düşüncesindeyiz'' dedi. Genetik değişikliğe uğramış tohumlara, böceklerin ve virüslerin sebep olduğu hastalıklar ile yabani ot öldürücülerine karşı direnç sağlayacak özelliklerin kazandırıldığını ifade eden Motuk, şunları kaydetti: ''Oysa Türkiye'de şu an üretilen, hatta domuz gribi salgını nedeniyle bolca tüketilmesi gereken sebze ve meyveler, haksız yere kötülenmeye başlandı. GDO tartışmalarının başladığı günlerde semt pazarları yarı yarıya boşaldı. Yaşanan GDO tartışmaları nedeniyle, günahsız yerli üretici büyük zarar görmeye başladı. Genetiği değiştirilmiş ürünle ebter (üründen tohum alınamayan) tohumlu ürünleri vatandaş bu bilgi kirliliğinde birbirine karıştırıyor. Bunun tam aksi Türkiye'de yetiştirilen hiç bir sebze ve meyvede GDO yoktur. Zaten ürünlerimizde GDO olsa, bu konuda çok hassas olan AB pazarına bir kilogram ürün ihraç edemeyiz.''
GDO'LU ÜRÜNLER HANGİLERİ?
Türkiye'ye girişi daha önce yasak olmasına rağmen GDO'lu mısır, soya, kanola, papaya, pamuk ve kolzanın ülkeye yaklaşık 8 yıldır giren ürünler olduğunu belirten Motuk, şöyle devam etti: ''GDO'lu mısır, nişasta yapımında, çocuk maması ve nişasta bazlı şeker yapımında kullanılıyor. Soyadan ise pek çok süt ve süt ürünü üretilebiliyor. Yani mısır ve soya kullanılarak üretildiğinden şüphelenilen işlenmiş ürünler tercih edilmemelidir. Ayrıca ülkemizdeki yüzde 100 buğdaydan üretilmiş makarna, kuskus, pirinç, arpa ve yulafta hiç bir şekilde GDO yoktur. Buna karşın, etikette açıklanmadığı takdirde mısır, soya yağı, pamuk tohumu ve kanola yağı büyük ihtimalle GDO içerir. Saf zeytin, hindistancevizi, susam, ayçiçeği, badem, üzüm çekirdeği ve yer fıstığı yağı tercih edilmelidir ve mısır şurubu değil, kamış şekeriyle üretilmiş reçel, tatlı ve jöleyi satın alın.
2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.
Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.
Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.
Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.
Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı
Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.
Yorum Yap
Yorumlar