Bayram yaklaştıkça ikramlık alışverişi de başlıyor. Bu bayram bir değişilik yapıp şeker ve çikolata almayınız. Onun yerine ikramlıklarını evde yapın yanına da hurma ekleyin. Sağlıkısz şeker ve çikolatalardan uzak durun. İşte alternatif öneri ve tarifleri...
Gelişen dünya şartları, beraberinde geleneksel ramazan ayı ve bayram hazırlıkları kavramlarının yapısını da değiştirmiştir.
İslam dünyasında on bir ayın sultanı olarak algılanan ramazan ve bayramı özellikle ülkemizde sosyalleşmenin en yoğunlaştığı neredeyse bir festival derecesinde yaşanmaktaydı. İçinde herkesin imkânı yettiğince çeşitli yiyecekleri ve içecekleri sofrasında bulundurmak, her zamankinden daha fazla ibadet etmek, fakirin zenginin herkesin katıldığı eğlencelere katılmak gibi etkinlikler yer almaktaydı. Her yaştan insan hareketlerinin yoğunlaştığı Ramazan ve bayram günleri özellikle yemek türlerinin zirveye çıktığı ve sofraların parlatıldığı günlerdi.
Bayram vaktine yaklaştıkça en önemli hazırlıklar bayramlık kıyafetlerin, hediyelerin, bahşişlerin, yiyecek ve içecek ikramlarının hazırlanmasıydı. Özellikle bahşişler ve hediyeler arife gününde takdim olunurdu.
Arife gecesi konaklarda aşçıbaşılar un kurabiyesi (sakızlı) ve un helvası hazırlar, varaklar ve balmumundan yapılmış süslerle bezenmiş tepsilerde ev sahiplerine ikram edilirdi. Boşaltılan tepsinin içine keseler konularak aşçılara geri gönderilirdi.
Bayram ikramları yoğunluklu olarak sakızlı lokum, badem ezmesi, miskli akide şekeri (maalesef artık yapılmıyor), altın mineli gümüş zarflı fincanlar içinde kakuleli kahve, şerbet ve baklava gibi şekerli yiyecek ve içeceklerden oluşmakta. Belki de bu nedenden ötürü ramazan bayramı aynı zamanda ‘şeker bayramı' olarak anılıyor. Saray mutfaklarında ‘Taam-ı Paşayan' yemek listelerinde 1650 tarihli bayram ziyafetinde yer alan baklava, Ramazan Bayramı'nın tatlı ikramlarının en önemli tatlısı olup hala günümüzdeki önemini koruyor.
Özellikle ülkemizin tamamında geleneksel olarak ev baklavası bayram için üretiliyor. Özellikle ev hanımları bayram için yapılacak baklava hazırlıklarını konu komşu bir araya gelerek hummalı, tantanalı ve içine biraz telaş katılmış keyifli bir çalışma yaparlar. Evlerde üretimi son derece zahmetli olan baklava hane hanımının kendi elleriyle hazırladığı ve bayram misafirlerine gururla sunduğu bir ikramdır.
Zira baklava yapımındaki gereken mahareti ve tadımındaki yüksek keyfiyle bence tatlıların zirvesidir.
BADEM EZMESİ
Malzemeler:
250 gr toz badem, 1 yumurtanın beyazı, 300 gr pekmez.
Hazırlanışı:
Toz badem, yumurtanın beyazı ve pekmezi bir kabın içine veya mermer bir tezgâhta iyice yoğrularak hazır hale getirilir.
Sonra istenilen şekilde kesilir.
İNCİR UYUŞTURMASI
Malzemeler:
500 gr kuru incir,
Hazırlanışı:
İncirlerin sapları koparılıp ince ince doğranır. Çukur bir kabın içerisine alınır. Üzerini örtecek kadar ılık su konulup 15 – 20 dakika bekletilir. İncirler süzüldükten sonra tencereye alınır ve sütün yarısı boşaltılır.
Ocakta kısık ateşte tahta kaşık veya spatula ile ağır ağır karıştırılarak pişirilir. Kaynayınca sütün kalan kısmı da boşaltılır ve 25 dakika püre kıvamına gelinceye kadar ağır ateşte pişirilir. Soğuyunca servis edilir. Arzuya göre üzerine toz ceviz serpiştirilir.
EV USULÜ CEVİZLİ BAKLAVA
Malzemeler:
500 gr tam buğday unu, 100 gr nişasta, 250 gr tereyağı, 10 gr tuz, 2 yumurta, 150 gr ceviz içi, 100 gr su.
Hazırlanışı:
Un ve tuz karıştırılır ince elekten geçirilerek ortası havuz gibi açılır. Yumurta ilave edilerek yoğrulur, su eklenerek iyice yoğrulur ve kulak memesi kıvamından sert olacak şekilde bir hamur hazırlanır. Hazırlanan hamur eşit şekilde küçük pazılara bölünerek üzeri nemli bir bezle örtülüp 30 dakika dinlendirilir.
Sonra pazıların arasına nişasta serpiştirilip, ince yufkalar açılır. Tepsi yağlanıp yufkalar dizilir. Yufkalar dizilirken hepsinin arasına erimiş tereyağı gezdirilir.
Yarısı olduğunda ceviz içi serpiştirilir. Kalan yufkalar cevizin üzerine dizildikten sonra istenilen şekilde kesilir. Kalan tereyağı üzerine gezdirilir. 175 derecede yaklaşık 40 dakika pişirilir. Kızardıktan sonra tepside biriken yağ süzdürülür.
Diğer tarafta kaynamış olan pekmez şurubu kızaran baklavanın üzerinde gezdirilir. ( Şurup ve baklava sıcak olmalıdır.)
Soğuk olarak servis edilir (SkyLife Eylül 2010)
Not: Tariflerdeki şeker önerileri Gıda Hareketi'nce pekmez olarak değiştirilmiştir. Çünkü şeker yer yüzünün en tehlikeli ürünlerinden biridir. Pekmezse aksine en sağlıklı tatlı ve tatlandırıcılarının başında gelir.
Prof. Mehmet Öz neden kanser oldu
2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.
Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.
Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.
Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.
Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı
Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.
Yorum Yap
Yorumlar