Prof. Dr. Cengiz Kuday: 'Bel ameliyatları bazen çözüm değil sorun olabiliyor. Biz buna 'Başarısız bel ameliyatı sendromu' deriz. Her fıtık ameliyat edilmez'
Prof. Dr. Cengiz Kuday, günümüzde yaygın olarak görülen bel fıtığının tek çözümünün ameliyat olmadığını belirterek, "Bel ameliyatları bazen çözüm değil sorun olabiliyor. Biz buna 'Başarısız bel ameliyatı sendromu' deriz. Her fıtık ameliyat edilmez" dedi.
Günümüzde neredeyse hemen herkesin yaşadığı bel ağrısı birçok nedene dayanıyor. Ani hareketler, travmalar ya da ailesel faktörlerden dolayı belde oluşan fıtık ise bel ağrılarının baş nedenlerinden biri. Prof. Dr. Cengiz Kuday, son yıllarda bel ve boyun fıtıklarının tedavi şekilleri ile ilgili gazete ve televizyonlarda haberlere çok sık yer verildiğine dikkat çekti.
"Sanki ameliyat çözüm gibi gösteriliyor"
Kuday, her bel fıtığının ameliyat edilemeyeceğini ifade ederek, "Sanki ameliyat çözüm gibi gösteriliyor. Oysa ameliyat edilecek durum vardır edilmeyecek durum vardır. Sınırı iyi çizmek lazım. Bazen hastanın kocaman fıtığı vardır. Ama şikayeti yoktur. Bunu ameliyat etmezsiniz. Ama bazen de hastanın küçücük fıtığı vardır. Bunu ameliyat edersiniz" diye konuştu.
Bel ameliyatlarının bazem çözüm değil sorun olabileceğinin altını çizen Kuday, "Biz buna 'Başarısız bel ameliyatı sendromu' deriz. Bu bazen kaçınılmazdır, ayrı bir bilim dalıdır. Hatta onlarca kitap yazılmıştır bu konu ile ilgili. Bu başarısızı ameliyatların birçok nedeni olabilir. Yanlış teşhis, hastadaki psişik bozukluklar, şişmanlık, aşırı sigara tüketimi, uyuşturucu kullanımı gibi. Ayırca her bel ağrısı da fıtık değildir. Bazı kalça ve diz eklemi hastalıkları, damar hastalıkları (Varis) aynı belirtileri verebilir. Diyabette de birtakım aynı belirtiler ortaya çıkabilir. MS , dejeneratif bazı hastalıklar da bu ağrılara neden olabilir. Tüm bu başarısızlıklara neden olmamak için hastaları iyi tetkik etmek gerekir. Neticesi kötü bel ameliyatlarında, bacaklarda ve ayaklarda ağrı, kuvvet kaybı, his kaybı reflekslerdeki değişiklik görülebilir. Tüm bunlar kalıcı olabilir" şeklinde konuştu.
"Ameliyatı estetik yapayım derken sinir köküne zarar verebilirsiniz"
Bazı doktorların estetik olsun diye artık küçük deliklerden ameliyat yaptığını vurgulayan Prof. Dr. Kuday, dar alanda yapılan bu ameliyatların sinir kökünde zedelenmeye neden olduğunu kaydetti. Kuday, "Sinir kökünde bazen geriye dönülemeyecek yaralanmalar ve yırtıklar olur. Bütün bu aksilikler olursa hastayı tekrar ameliyat etmek gerekir Bunlara rağmen geçmezse, fizik tedavi, spor, egzersiz verilir. Genç meslektaşlarıma şunu söylerim; bel ameliyatı ciddi bir ameliyattır. Lütfen bu ameliyatları ciddiye
alın" ifadelerini kullandı.
2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.
Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.
Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.
Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.
Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı
Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.
Yorum Yap
Yorumlar