Kısırlaşmanız için çok geçmeden seyyar satıcılarda bile satılabilecek aşılar geliyor. Satılacak demişsek parayla değil bunlar promasyon ürünler. İsterseniz üstüne para bile verirler. Yeterki 'pis ırk olduğunuzu' kabul edip kısırlaşmayı kabul edin yeter.
Bill ve Melinda Gates Vakfı tüm dünyada kitlesel kısırlaştıma ve aşılamak için tasarlanmış teknolojilerin finansmanlarını sağlamakla ün kazanıyor. Yakın zamanda vakıf tarafından finanse edilen bir program erkeğin er bezlerine altı ay boyunca kısırlaştırma sağalayacak şiddetli ultrason patlamaları için kullanılacak bir kısırlaştırma programı. Buna “geçici kısırlaştırma” teknolojisi de denebilir.
Şimdi vakıf cilt yoluyla emilen nanoparçacıklara dayalı“terlemeyle tetiklenen aşı” adında yeni bir programı finanse ediyor. Bu teknoloji “… geliştirilmiş nanoparçacıklar sayesinde aşının vurulması için saç köklerine ve insan teriyle temasının yeterli olacağı” bir yöntem olarak adlandırılabilir.
Araştırmaya hibe edilen para Almanya Enfeksiyon Araştırma Merkezi için çalışan Carlos Alberto Guzman'ın Helmholtz Merkezi'ne, Helmoltz İlaç Araştırmaları Enstitüsü'nden Claus-Michael Lehr ve Steffi Hansen'e verilecek.
Bu enstitülerin ikisi de Gates Vakfı'nın küresel sağlıkta büyük atılımlara ve buluşlara ulaşmayı hedefleyen “Büyük Cüret Keşifleri/Büyük Meydan Okuma Keşifleri” programına dahildir.
… kitle kısırlaştırması ve nanoparçacıklı aşılar gizlice, hiç haberiniz olmadan da uygulanabilir, anlamına geliyor. Bu nanoparacıklar örneğin havaalanı güvenlik kontrolü noktasından geçen herkese sprey sıkılarak kullanılabilir; ofis binalarının veya okulların havalandırma sistemleriyle kitlelere uygulanabilir. Aşılandığınızdan haberiniz bile olmaz.
Bu teknoloji potansiyel olarak sağlık hürriyetiniz için büyük tehlikedir. Bunu kullanarak devletler veya ilaç şirketleri (günümüzde ikisi de aynı şeydir) “güneş kremi” adı altında cilt kremi aşıları üretebilir. Cildinize sürdüğünüzde aslında vücudunuza yabancı DNA'lar veren, cilt tabakasının altına geçen ve orada çalışan nanoparacıklar ile kendinizi aşılıyor olacaksınız.
Gizli Kitle İlaçlarının Tarihi
Peki neden devlet, insanları izinleri ve haberleri olmadan aşılasın ki diye soruyor olabilirsiniz?
Bunu zaten suların floridlenmesiyle yapıyorlar. Florid bir ilaçtır ve dünyada yerel ve merkezi yönetimler şebeke sularını insanların ihtiyacı olsa da olmasa da – ellerinde hiçbir tıbbi tanı ve reçete yokken florid ilacını insanlara vermek için kullanıyorlar.
Böylece eğer devlet su kaynaklarının floridlenmesiyle halkına zaten gizli ilaçlama yapıyorsa aynı kanallarla bir adım ileri giderek insanlara, binalardaki havalandırma sistemlerinden kitlesel aşılamaya neden geçmesinler. Bill Gates'e bu yayılması istenilen teknolojiyi finanse ettiği için teşekkür etmemiz gerekiyor.
Gerçekten Bu “Küresel Sağlık İçin Büyük Bir Atılım” mı?
Eğer insanlara haberleri olmadan ilaçlar ve aşılar veren gizli tıbba güveniyorsanız o halde bu büyük bir atılım. Batı tıbbı akılcı insanlara karşı çok saldırgandır. Hatta bunu ulu orta da yapabilirler. Halkın bu ilaçları yutmaya zorlamak için su kaynaklarının gizlice kirletme yoluna başvurmasının sebebi de budur.
Florid ve Gizli İlaçlar
Bu arada Florid'in bir ilaç olmadığını savunanlara şunu hatırlatmalıyız. Amerika Gıda ve İlaç Dairesi FDA'nın tanımına göre insan vücudunda biyolojik etkilere sahip kimyasal maddeler bir ilaçtır. Bu yüzden florid de bir ilaçtır.
Dahası florid FDA'ya göre onu yutarak “diş çürüklerini önlendiği” gibi garip iddialarla yapılan reklamlar bunu “onaylanmamış bir ilaç” yapıyor. Yani bu onaylanmamış ilaç su kaynaklarına nasıl olur da eklenebilir ve florid eksikliğine dair tek bir tanı veya hehangi bir doktordan tek bir reçete olmadan milyonlarca kişiyi nasıl olur da bu ilacı almaya zorlayabilirsiniz?
Bu batı tıbbının hiçbir kural, yasa veya engel tanıması gerekmediğini düşünen son derece kibirli oluşundandır. Bu, sizin izniniz olmadan su kaynaklarına katılan ve boğazınızdan geçen “kabadayı” tıp sistemidir. Yani aşıda durumun değişik olacağını neden düşünelim ki? Eğer hakim tıp görüşü her kişiyi haberleri olmadan aşılamanın bir yolunu bulabilirse, hiç şüpheniz olmasın, bu yolu kullannır.
Ve böyle bir çaba şüphesiz Bill Gates tarafından sürekli olarak mali destek bulacaktır. (helalvetemiz.com)
2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.
Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.
Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.
Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.
Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı
Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.
Yorum Yap
Yorumlar