Bu facia olsa olsa Türkiye'de olur

Eşsiz doğası ve endemik canlı türleriyle bir dünya mirası olan Abant’ta kuşların yerine dozer homurtuları, kırılan, ezilen kayaların gıcırtıları yükseliyor.

Bu facia olsa olsa Türkiye'de olur

Ağaçlar kesiliyor, kamyonlar göl kıyısını toprakla dolduruyor. Su seviyesi 2 metre yükselmiş. Piknik alanları, ağaçlar sular altında. Oysa milli park olan Abant'ta dal kırmak bile yasak. Sivil toplum örgütleri ayakta.

TEK dal kırmanın bile yasak olduğu Abant Tabiat Parkı şu günlerde dev bir şantiye halinde. Kamyonlar göl kıyısına toprak döküyor, dozerler yolları genişletiyor, yeni yol için ağaçlar kesiliyor. Gölün su seviyesi 2 metre yükselince piknik alanları su altında kaldı. Küçük bir göl daha oluşturuldu. Nesli tükenen su samurlarının, yeryüzünde sadece bu bölgede yetişen Abant çiğdemi, mavi çiğdem ve kar çiçeğinin bulunduğu alanlar hafriyat altında kaldı.

Bilime aykırı

5 milyon 500 bin TL'ye mal olması planlanan çalışmalar Bolu'da Sivil Toplum Kuruluşları başta olmak üzere üniversiteleri, meslek odası ve birlikleri harekete geçirdi. TMMOB Makine, İnşaat, Elektrik, Harita ve Kadastro, Ziraat, Mimarlar Odaları Bolu İl yönetimleri ile TEMA, Bolu Çevre Derneği, Çevre İçin Hekimler Derneği ve Bolu Tabip Odası bir bildiri ile yapılanlara karşı çıktı. “Yapılanlar bilime ve yasalara aykırıdır, durdurulmalı” dediler. Valilik ise “Doğaya zarar verilmiyor. Çalışmalar haziranda bittiğinde Abant çok güzel olacak” diyor.

Rapora rağmen

Oysa Bolu Valiliği, 26 Şubat 2010'da, Orman Bakanlığı'na bağlı Batı Karadeniz Ormancılık Araştırma Müdürlüğü'nden Abant'ta arazi incelemesi yapmasını istemiş. Hazırlanan zehir zemberek raporda şu uyarılar yer almış:

Göl ayağına yapılan 1.5 metre yüksekliğindeki menfezden dolayı, su kotu yükseldi.

Göl kıyısındaki sarıçam, göknar, söğüt ve yabani eriklerin kök boğazı su altında kaldı. Bu ağaçlar kısa sürede canlılıklarını yitirecek.

Bölgemizin ve ülkemizin endemik bitkisi olan kar çiçeği ve Abant çiğdeminin yaşam alanı ciddi tehdit altında.

Yol zaten vardı

Valiliğin uygulamaları sivil toplum kuruluşlarının yanısıra bölgedeki orman köylüsünü de oldukça rahatsız etmiş. Gözü gibi baktıkları ormana ve göle yapılanların kıyım olduğunu belirten Örencik Köyü Muhtarı Tevfik Türe, şunları söylüyor:


“Yol açmak için yüzlerce ağaç kestiler. Çoğu elle dikilmiş sarıçamdı, çocuklarımıza miras bırakmak için yıllardır tek dal bile kırmamıştık. Abant Milli Parkı'nı yok etmek istiyorlar. Orman kesip yerine yol yapılır mı, zaten yol var.”

Vali TEM gibi otoyol yaptı
Salih Sönmezışık (Orman Mühendisleri Odası eski Genel Başkanı)

Bolu Valiliği gölün kıyısına TEM gibi otoyol yaptı, kıyı kenar çizgisi değişti. Doğal hayat tahrip edildi. Bu durum 3621 sayılı Kıyı Yasası'na aykırı. Sazlıklar sular altında kaldı. Kanatlı hayvanların üreme alanları yok oldu. Bu, Sulak Alanlar Sözleşmesi'ne (RAMSAR), 4342 sayılı Mera ve 2872 sayılı Çevre Yasası'na aykırı. Ayrıca Avrupa Peysaj Sözleşmesi, Biolojik Çeşitlilik Sözleşmesi, Avrupa'nın Yaban Hayatı ve Yaşam Ortamlarının Koruma Sözleşmesi'nin (BERN) ilgili maddeleri ihlal edildi.

Tahribatı dehşetle izliyoruz
Murat Ataman (Makine Mühendisleri Odası Bolu İl Temsilcisi)

Abant'taki tahribatı dehşetle izliyoruz. Göl çevresindeki yolu yükselttiler. Böyle bir uygulama dünyada yok. Ağaçlar suların içinde kaldı. İğne yapraklıların suda yaşayamadığını herkes biliyor. Hiç ağaç kesmedik, dediler ama kökünden sökülmüş ağaçları gördüm. TMMOB Genel Merkezi bu konuda çalışma yapıyor, suç duyurusunda bulunacağız.

 


 Endemik bitkiler 3 günde yok olmaz

Abant Gölü'nü neden yavrulattınız?
Halil İbrahim Akpınar (Bolu Valisi) Bir ay önce aşırı yağışlardan göl yükselince kapakları kapattık ve yavru göl oluştu. Milli Parklar durumu inceliyor. Kararı onlar verecek. Tahliye kanalları dolmuş. Günde 5 santim yükseliyordu. Kanalları açtık. 3 günde 15 santim düştü. Gölün seviyesi 20-25 yıl önce yükseltilmiş. Sonra su seviyesini düşürmüşler etrafı bataklık olmuş. Su samurları buralarda yaşıyormuş. Çalışanlar son günlerde 15 su samurunu bir arada görmüş. Yuvalara zarar vermedik. Ayrıca üç günde endemik bitkiler yok olmaz.

Bitince muhteşem olacak
Abant'ın çevresinde 6,5 kilometrelik yol var. Bu yol asfalttı. Biz asfaltı kazıdık. Yolu bazı yerlerde genişlettik. 4,5 kilometrelik bir alanda çalışma yürütüyoruz. Göl kenarında asfalt yok artık. Yeni yollar yapıyoruz. Bu yollarda atların çektiği araçlarla çekek yolu olacak. Zemini kesinlikle doğal taşlardan olacak. 5 metre yol, 3 metre topraklı yaya yolu, 3 metre genişliğinde bisiklet yolu olacak. Toplam genişlik 8-11 metre arasında. İnşaat sırasında alan pis gözüküyor. Bitince muhteşem olacak.

 

 


 

Meramız göl oldu ne gereği vardı ki

Örencik Yaylası'ndaki Çepni Köyü'nde yaşıyorum. 52 yıldır koyun, keçi otlattığım mera şimdi göl oldu. Hayvanlarım boğulur diye suyun yanına bile yaklaştırmıyorum. Bize iyilik olsun diye yaptıklarını söylüyorlar ama bunlar bizler için iyi şeyler değil. Orada dünyalar güzeli bir göl var. Buna ne gerek vardı? O merada insanlar hayvanlarını otlatıyor, geçimini sağlıyordu. Bu sular şimdi kime ne yarar sağlayacak. (Hürriyet)

Yorum Yap

Yorumlar

Henüz yorum yapılmadı!
CHP'den eksik ama doğru tohum hamlesi

CHP'den eksik ama doğru tohum hamlesi

2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.

Bayer insanlığı kanser yaptığını kabul etti

Bayer insanlığı kanser yaptığını kabul etti

Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.

GDO'lu tohum yok cümleleri yalanmış, işte gerçekler

GDO'lu tohum yok cümleleri yalanmış, işte gerçekler

Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.

Meyve ve sebzelerdeki büyüme hormonuna dikkat

Meyve ve sebzelerdeki büyüme hormonuna dikkat

Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.

Şeker ve şekerli içecekler kanser riskini artırıyor

Şeker ve şekerli içecekler kanser riskini artırıyor

Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.

Gerçekler er geç ortaya çıkar: İşte ilginç bir araştırma

Gerçekler er geç ortaya çıkar: İşte ilginç bir araştırma

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı

'Aflatoksin içermeyen süt bulamadım'

'Aflatoksin içermeyen süt bulamadım'

Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.

Yerli sığır ırklarımız ve sağlıklı süt

Yerli sığır ırklarımız ve sağlıklı süt

Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.

Gıda Hareketi bir kez daha haklı çıktı

Gıda Hareketi bir kez daha haklı çıktı

Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.