Prof. Dr Necla Aran, 'Kimyasal gıdalar cinsine, sayısına ve kişinin bağışıklık sistemine bağlı olarak ölümcül sonuçlar ortaya çıkarır' dedi. Prof. Dr. Ali Esat Karakaya ise 'üretiminden tüketime kadar olan süreçte bini aşkın kimyasalın gıdalara bulaşma riski var' dedi.
Prof. Dr Necla Aran, gerekli önlemler alınmadığı takdirde belli gıda grupları üzerindeki mikroorganizmaların kısa sürede yüksek sayılara ulaşarak gıda zehirlenmelerine neden olabilecek duruma gelebildiklerini söyledi.
Mikroorganizmaların neden oldukları gıda zehirlenmelerinin, etken gıda maddesinin tüketimini takiben belli bir süre sonra bulantı, ishal, kusma ve ateş gibi belirtilerle ortaya çıktığını ifade eden Aran, bu durumun mikroorganizmanın cinsine, sayısına ve kişinin bağışıklık sistemine bağlı olarak ölümcül sonuçlar ortaya çıkarabileceğine dikkat çekti.
Hayvansal kaynaklı gıda gruplarının çok iyi pişirildikten sonra tüketilmesini öneren Aran, gıda güvenliği açısından özellikle çiğ tüketilen sebze ve meyvelerin üretiminde tabiî tarım uygulamaların büyük önem kazandığını vurguladı.
Aran, ayrıca gıdalara dokunmadan önce çiğ gıdalara ellendikten sonra, tuvalet kullanımı sonrası ellerin en az 20 saniye süreyle sabunlu su ile iyice yıkanması gerektiğini hatırlattı.
KİMYASAL MADDELER KANSER RİSKİNİ ARTIRIYOR
Prof. Dr. Ali Esat Karakaya da üretiminden tüketime kadar olan süreçte bini aşkın kimyasalın gıdalara bulaşma riski bulunduğunu, bununda kanser riskini artırdığını belirtti.
''Bugün dünyanın herhangi bir yöresinde sıfır kimyasal kirlilik taşıyan bir gıda bulmak mümkün değildir'' diyen Karakaya, buna anne sütünün de dahil olduğunu söyledi.
Gıdalara bulaşan kimyasal maddelerin bir bölümüne belirli miktarları aşan şekilde devamlı maruz kalınması durumunda başta kanser olmak üzere kronik hastalıkların oluşma riskinin arttığına dikkati çeken Karakaya, gıda ve sağlık otoritelerinin görevi bu riskleri kabul edilebilir risk sınırları içinde tutmak olduğunu ifade etti.
2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.
Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.
Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.
Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.
Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı
Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.
Yorum Yap
Yorumlar