Bugün bir haber okuduk. Haber “kimyasal madde kullanılmadan yetiştirilen meyvelerin alerji yapma riskinin diğerlerine göre fazla olabilir” gibi akıllara durgunluk verecek bir iddiayla servis edildi.
“Organik meyve diye güvenmeyin”
“Paris'te düzenlenen alerji kongresinde yayımlanan bildiride, kimyasal madde kullanılmadan yetiştirilen meyvelerin alerji yapma riskinin diğerlerine göre fazla olabileceği belirtildi.
Fransız "Le Point" dergisinde yayımlanan makalede, araştırmacılar, yüzde yanma ve kızarıklığa yol açtığı için halk arasında gülleme ya da gül hastalığı olarak bilinen rozaseye neden olan meyve alerjilerinin meyvelerin "saldırganlara" karşı savunmaya geçmesiyle bağlantılı olabileceğini ifade etti.
Şeftali, elma, kayısı, çilek, erik ve armutta, alerjiye yol açan lipid
Sarı elmada LTP oranının daha fazla olduğu örneğini veren bilim adamları, şeftalide LTP'nin tüylerde toplandığını, kayısı ve erikte ise LTP oranının kabuk ve ette eşit oranda bulunduğunu belirtti.
Bu sonucu doğrulamak amacıyla başka araştırmaların da yapılması gerektiğini söyleyen araştırmacılar, ayrıca, LTP oranının meyvenin olgunlaşma derecesine, meyve ağaçlarına yapılan bakıma ya da toplandıktan sonra meyvelerin nasıl saklandığına göre farklılık gösterdiğini de vurguladı.”
Değerli tüketici!
Haberde geçen bilim, bilim adamı ve içeriğini bilmediğiniz kavramlara itibar ederek insanlık üzerinde oynan oyunu görmezlikten gelmeyiniz.
Bu nasıl bir bilim ki doğala ve fı
Biz bu tür vicdanlarını dünyalığa satmış bilimi yakından tanıyoruz.
“Yeryüzünde birbiriyle komşu kıtalar ve onlarda üzüm bağları, ekinler, çatallı ve çatalsız hurmalıklar vardır ki bunların hepsi bir tek su ile sulanır. Hâlbuki meyvesindeki tat bakımından onların bir kısmını diğerlerinden üstün tutuyoruz. Doğrusu bunda aklını kullanacak bir toplum için elbette birçok âyetler (delil ve ibretler) vardır.” (Ra'd Suresi 4)
Hz Peygamber s.a.v., "Keşke hurma ağaçlarını aşılamayı terk etseniz" buyurmuştur.
Sağlık ve gıda konuların gelen bir çok habere itibar etmeyiniz. Çünkü bu açıklamaların bir kısmı gıda emperyalizminin bilim adamı diye nitelendirilen kimseleri kullanarak yaptığı eylemlerdendir. Bir kısmı şöhret düşkünü medya maymunlarının yalan yanlış açıklamaları diğer bir kısmı ise ticari kaygılarla sansasyonel reklâm amaçlı açıklamalardır.
2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.
Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.
Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.
Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.
Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı
Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.
Yorum Yap
Yorumlar