Yapay hormonlar nedeniyle, kızlarda 10-11, erkeklerde ise 11-12 yaşlarında başlaması gereken ergenlik kızlarda 8, erkeklerde ise 9 yaşına kadar düştü.
Erken ergenlik patladı. On ya da on iki olması gereken ergenlik yaşı Türkiye'de yedisekize kadar düştü. Henüz çocukluğunu yaşamadan ergenliğe girenlere doktorlar tedavi uyguluyor. Tedavi edilemeyen çocukları ruhsal ve fiziki pek çok sorun bekliyor. Avrupa Birliği yaptığı uyarıda erken ergenliğe yapay hormonların neden olduğunu açıkladı. Turfanda sebze meyveler, hormonlu gıdaların yanı sıra ojelerden şampuanlara kadar pek çok yapay hormon çocukların ergenliğini hızlandırıyor. Erken ergenlik tedavisine alınan çocuklara şampuanlar dahil her türlü kozmetik, turfanda ve mikrodalga yasaklanıyor. Erken ergenlik özellikle kız çocuklarını tehdit ediyor. Yedi yaşından itibaren çocukların memelerinde büyüme ve sekiz yaşında regl görülebiliyor. Erken ergenliğe giren çocuklarda bir anda boy artışı oluyor. Kemik yaşı bununla birlikte büyüyor.
AB'DEN UYARI
Kızlarda 10-11, erkeklerde ise 11-12 yaşlarında başlaması gereken ergenlik kızlarda 8, erkeklerde ise 9 yaşına kadar düştü. Erken ergenliğe giren çocukları pek çok sağlık sorunu bekliyor. Küçük yaşta birden başlayan boy uzaması duruyor, yetişkin boyları yaşıtlarından çok daha kısa kalıyor. Henüz yedi yaşındayken bir genç gibi göründükleri için seksüel gelişimleri ciddi şekilde etkileniyor, psikolojileri bozuluyor. Avrupa Birliği çocukların erken ergenliğe girmesine neden olan endokrin bozucularla ilgili bir liste yayınladı. Listede hormonlu yiyecekler, belirli plastik türleri, boyaların içindeki maddeler, deterjan ve kozmetiklerin içinde yer alan hormonlu maddeler yer alıyor. Bu şekilde çevreden alınan ostrojenler çocuklarda ergenliğin zamanından önce tetiklenmesinde etkili oluyor. Erken ergenliğe giren çocukların önce kemik ölçümlerine bakılıyor, ergenlik zamanından önce başladıysa ilaç tedavisi uygulanıyor. Çocuklar ergenlik dönemine gelene kadar ilaçla hormonları ayarlanıyor.
AİLELER ÖNLEM ALSIN
Ergenlik uygun yaşa kadar durduruluyor. Bu sırada ailelerden bir dizi yaşamsal önlem almaları isteniyor. Turfanda yemeleri yasaklanıyor, her türlü kozmetikten uzak tutuluyorlar, tamamen doğal ürünler tavsiye ediliyor. Tek yönlü beslenmeleri kesinlikle istenmiyor.
2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.
Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.
Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.
Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.
Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı
Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.
Yorum Yap
Yorumlar