Yapılan bilimsel araştırmalar, çocuk büyümesinde sevgisizlik, sigara, alkol, fast food, kozmetik gibi ürün ve alışkanlıklar çocukların ruh ve beden sağlığını tehdit ediyor ve erken ergenliğe neden oluyor.
Dengeli beslenmeyen, spor yapmayan, sterse eğilimli çocukların hastalıklara daha yatkın olması, çevresel faktörlerin büyümede genetik faktörlerin bile önüne geçtiğine işaret ediyor. Ankara Dr. Sami Ulus Hastanesi Çocuk Endokrinoloji Uzmanı Doç. Dr. Zehra Aycan, büyümeyi etkileyen en önemli faktörlerden bir tanesi de “sevgi yoksunluğu sendromu”dur diyor.
Anne adaylarının dikkat etmesi gerek
Çocuklarda büyüme, döllenmeden itibaren başlayan, her yaşta seyreden, bu nedenle de tüm yaş gruplarını etkileyen dinamik bir süreç olarak görülüyor. Bu süreçte, çevresel faktörlerin etkisi çocuk gelişimi için büyük önem taşıyor. Doç. Dr. Zehra Aycan'a göre, çevresel faktörler, “içinde bulunduğumuz, havasını soluduğumuz ve psikolojik gelişimi de etkileyen bir ortam” anlamına geliyor. Anne adayının iyi beslenmesi, sigara ve alkol kullanmaması, kronik bir hastalığının olmaması ve stresten uzak bir gebelik dönemi geçirmesi, bebeğin anne karnındaki gelişimi için şart görülüyor. Çevresel faktörlerden etkilenen anne karnındaki bebek gelişemiyor. Gelişemeyen bebeklerin, doğum ağırlıkları ve boyları diğer bebeklerden geride seyrediyor. Bu şartlarda doğan çocukların yüzde 10-15'i yaşıtlarını yakalayamıyor ve gelişimlerine boyları kısa olarak devam ediyor.
Sevgisizlik, sadece ruhta değil, büyümede de etkili
Doç. Dr. Zehra Aycan, “Sevgi ortamı, çocukların büyümesini olumlu etkileyen faktörlerden bir tanesidir” diyor. Anne babadan ayrı olarak, yaşamının büyük kısmını yuvada geçiren ya da psikolojik sorunların yaşadığı ev ortamlarında büyüyen çocuklarda “sevgi yoksulluğu sendromu” denilen durumun ortaya çıktığını söyleyen Doç. Aycan'a göre, bu durum çocukların büyümelerini negatif etkiliyor. Günümüzde çevresel faktör kategorisine giren bu gerçekle, yaşanan ekonomik sıkıntılar nedeniyle artık daha sık karşılaşılıyor.
Kozmetik içerikli ürünler erken ergenlik nedeni
Fast food beslenme tarzı, büyüme ve zihinsel gelişimi olumsuz etkilemekte. Anne babalar, seviyorlar diye bu yiyecekleri çocuk beslenmesinde tercih etmemeli, çocuklarını özellikle sebze yemeklerine alıştırmalı.
Gazlı içecekler çocuk gelişimine engel olan zararlı maddelerin başında gelir. Çocuklar bu içeceklerden mümkün olduğunca uzak tutulmalıdır. Bebek ve çocukların kozmetik içerikli ürünlerle temas etmemesi gerekir. (Saç spreyi, saç boyası, oje, ruj vb.) Çocuklar bu ürünlere alıştırılmamalı ve içeriklerindeki etken maddelerin, erken ergenliğe neden olduğu unutulmamalıdır. (Haberturk)
2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.
Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.
Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.
Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.
Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı
Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.
Yorum Yap
Yorumlar