Danıştay 10. Dairesi, Sağlık Bakanlığı’nca çıkartılan Klinik Araştırmalar Yönetmeliği’nin bazı maddelerinin yürütmesini durdurdu. Bu maddelerden en önemlisi de kobaylık!
Kararda, yönetmelikte, farmakokinetik ve biyoeşdeğerlik araştırmalarında gönüllü olanlara ücret ödenebileceğinin öngörüldüğüne işaret edilerek, bu tip araştırmalarda gönüllü olanlara hiçbir biçimde ücret ödenemeyeceği vurgulandı. Kararda, bu araştırmalarda gönüllü olacaklara, gönüllü olduktan sonra değil, önce bilgi verilmesi gerektiği belirtildi.
Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi Başkanlığı, 23 Aralık 2008 tarihli yönetmeliğin bazı hükümlerinin iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle Danıştay'da dava açtı. İlk incelemesini tamamlayan Danıştay 10. Daire, yönetmeliğin araştırmaya katılmak isteyen gönüllünün araştırma ekibinden yetkili birisi tarafından bilgilendirileceği, farmakokinetik ve biyoeşdeğerlik çalışmalarında gönüllülere ücret ödeneceği, araştırmanın başlamasından sonra protokolde değişiklik yapılacağı, gönüllüye ödül verilebileceği ve Etik Kurullar ve Klinik Araştırmalar Danışma Kurulu oluşturulması hükmünü içeren düzenlemenin yürütmesini durdurdu.
Kararda, yönetmeliğin 5. maddesinde, araştırmaya iştirak etmek üzere gönüllü olan kişinin araştırmacı tarafından bilgilendirileceğinin düzenlendiği kaydedildi. İnsan sağlığı üzerinde kalıcı etki bırakabilecek araştırmalar konusunda, kişilere gönüllü olmadan önceden bilgi verilmesi ve gerçek iradelerinin ortaya çıkmasının sağlanması gerektiği kaydedildi. Bilgilendirmenin nesnel olabilmesi için araştırma ekibinde görevli olmayan bir kişi tarafından yapılması gerektiği vurgulandı. Bu nedenle düzenlemelerin hukuka uygun olmadığı belirtildi.
Ücretli gönüllülük
Yönetmelikteki gönüllülere ücret ödenebileceği hükmünün de TCK'ya aykırı olduğu kaydedildi. TCK'ya göre; insan üzerinde yapılan deneylerin menfaat teminine bağlı olmaması gerektiğine işaret edilen kararda, gönüllülerin araştırmaya katılımını sağlamak için ücret ödenmesi uygulamasının hukuka uygun olmadığı ifade edildi. Kararda, yasaya göre, önce Etik Kurul'a, sonra bakanlığa başvuru yapılması gerektiği, eşzamanlı başvurunun yasaya uygun olmadığı vurgulandı. (Milliyet)
2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.
Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.
Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.
Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.
Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı
Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.
Yorum Yap
Yorumlar