Deterjan ürünlerinin insan ve çevre sağlığına olumsuz etkileri yapılan araştırmalarla ortaya konuluyor. Tüketici bunu biliyor ama hangi boyutlarda olduğu biliniyor mu?
Emrullah Öztürk / TIMETURK
Tüketicilerin ürün seçiminde belirleyici faktörler rol oynuyor. Özellikle de temizlik ürünlerinde... Bunlar arasında ucuzluk, sağlık, kalite gibi etkenleri sayabiliriz. Ancak Türkiye gibi Müslüman toplumlarda “Temizlik imandan gelir” anlayışı dolayısıyla ürün ve marka seçiminde din faktörünün de önemli bir yer teşkil ettiğini de belirtmek de fayda var.
Toplumu sürekli tüketime zorlayan mevcut ekonomik sistem de, varlığının devam ettirmek için pazara, sektörün hakimi dev firmalar aracılığıyla hep yeni ürünler sunmak zorunda... Ancak firmalar bunu yaparken tüketici için önemli olan noktalarda ödünler veriliyor. Bununla ilgili Türkiye'deki temizlik sektöründe önemli yere sahip bazı firmalara ait deterjan ürünlerinin insan ve çevre sağlığına olumsuz etkilerine dair bir çok araştırma yer alıyor. Peki bu olumsuz etkileri hangi boyutlarda? Deterjan ürünlerinin bu olumsuz etkilerinin boyutlarını gösteren araştırmalar zaman zaman basına da yansıyor.
DETERJANLARIN KANSEROJEN ETKİSİ
Örneğin Aksiyon Dergisi'nin 773'üncü sayısında yer alan "Bu deterjanlar kadını kanser eder" başlıklı haberde çamaşır deterjanlarında insan vücuduna zararlı amonyak ve petrol türevi birçok kimyasal bulunduğu öne sürülüyor. Haberde bu maddelerin suda çözülmediğine dikkat çekilirken bu nedenle fosfat ve formaldehit içeren deterjanların çok zararlı olduğu belirtiliyor.
KISIRLIK ORANLARINDA ARTIŞ
20 Mart 2005 tarihli Sabah gazetesinde yer alan “Deterjan kısırlık yapabiliyor!” başlıklı bir başka haberde de kadın ve erkekte kısırlık olgularının artış gösterdiği, Almanya'da her 5 çiftten birinin çocuğu olmadığı ve bunun 30 yıl öncesine göre kısır çiftlerin sayısının iki kattan fazla arttığını gösterdiği belirtiliyor. Bu haber örneklerini çoğaltmak mümkün. İşte bazı basın organlarına yansımış çamaşır deterajnlarının olumsuz etkileriyle ilgili haberler:
-30.11.1999 tarihli Hürriyet gazetesinde “Temiz ev astımı tetikliyor!” başlıklı haber:
"ÇOCUKLARDA ASTIM RİSKİNİ ARTTIRIYOR"
Avustralya Cutrin Teknik Üniversitesi'nde yapılan araştırmalara göre, evde kullanılan deterjanlar, çocukların astıma yakalanma riskini 4 kat artırıyor.
DERİ HASTALIKLARINDAKİ ARTIŞ
-13.05.2002 tarihli Hürriyet gazetesinde "Sabun ve deterjan deri hastalıklarını artırıyor!” başlıklı haber:
…İngiltere'de yapılan araştırmalar, ülkede her beş çocuktan birinin egzama ve benzeri deri hastalıklarına yakalandığını, buna da giderek artan sabun ve deterjan kullanımıyla evlerin daha sıcak ve havasız hale gelmesinin yol açtığını ortaya koydu.
DETERJAN ÜRETİCİLERİ ÜRÜN İÇERİKLERİNİ NEDEN GİZLİYOR?
16,09,2009 tarihli New York Times gazetesinde “Fight Grows Over Labels on Household Cleaners” başlıklı haber:
….Deterjanlarda kullanılan pek çok maddenin astım, düşük, kısırlık, kanser, cilt irritasyonları ve benzeri pek çok ciddi hastalıkla ilişkili olduğu biliniyor. Deterjan üreticileri ise ürün içeriklerinin yalnızca yüzde 1-2'lik bir kısmı açıklayarak ürün içeriğinin büyük bir kısmını gizliyor. Tüketici dernekleri, Procter & Gamble, Colgate-Palmolive ve diğer deterjan üreticilerine karşı dava açarak deterjan içeriklerinin ve bu kimyasallara ömür boyu maruz kalmanın etkilerinin kamuya açıklanmasını talep ediyor.
Peki deterjansız bir hayat mümkün mü? Bir dahaki konumuz deterjana alternatif, insan ve çevre sağlığına zarar vermeyen ürünlerle ilgili olacak…
2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.
Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.
Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.
Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.
Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı
Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.
Yorum Yap
Yorumlar