Diyabette ürküten artış

20 yıl içinde şeker hastası olacaksınız. Peki neden? Bu hastalıktan korunmak için ne yapmalı? Beslenmemişz ve alışkanlıklarımız bizi şeker hastası mı yapıyor.

Diyabette ürküten artış

Dünya Diyabet Vakfı verilerine göre küresel diyabet hızla artıyor. 2030 yılında dünyada 400 milyondan fazla diyabet hastası olacağı öngörülüyor.

Dünyada yılda yaklaşık 4 milyon insanın yaşamını yitirmesine neden olan diyabetteki artış ürkütüyor. Dünya Diyabet Vakfı tarafından hazırlanan Dünya Diyabet Atlası'nın verilerine göre, 2030 yılında dünyadaki diyabet hastası sayısının 438 milyona ulaşması bekleniyor.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) de hastalığın özellikle gelişmekte olan ülkelerde artacağı ve diyabet vakalarının yüzde 90'ını oluşturan tip 2 diyabetin daha genç yaşlarda etkili olacağı tahmininde bulunuyor.

Diyabetle mücadele amacıyla yaşam ve beslenme tarzına ilişkin bilinçlendirme çalışmalarına önem verilirken, araştırmacı ilaç sektörünün de diyabet hastalarının yaşam kalitesini yükseltecek yeni ilaç adayları üzerinde çalıştığı belirtiliyor.

YAŞLANMA VE YAŞAM TARZI YAYGINLAŞTIRIYOR
Diyabet hastalığının hızlı artış göstermesinin altında yaşlanan nüfus, beslenme, yaşam tarzı, fazla hareket etmemek ve aşırı kilolu olmak gibi nedenler yer alıyor. Hastalığın önümüzdeki yıllarda gelişmekte olan ülkelerde daha hızlı yaygınlaşacağı tahmin ediliyor.

DSÖ kaynaklarına göre, gelişmiş ülkelerdeki diyabet vakalarının çoğu emeklilik yaşını geçmiş bireylerde görülüyor. Buna karşılık, gelişmekte olan ülkelerde diyabet hastalarının çoğunluğunu 35-64 yaş arasında, henüz yaşamlarının üretken dönemlerinde bulunan bireyler oluşturuyor.

Hastalığın ekonomik faturası da hayli yüksek. Amerikan Diyabet Derneği'nin (American Diabetes Association-ADA) yaptığı bir araştırmaya göre, ABD'de 2007 yılında diyabet nedeni ile 15 milyon işgünü devamsızlık, 120 milyon işgünü düşük performans görülürken, diyabetin yol açtığı sağlık nedenleri ile 107 milyon işgünü de kaybedildi. Hastalığın ABD'ye 2007 yılındaki faturası, 174 milyar dolar oldu. Bunun 116 milyar doları diyabetin ve neden olduğu sağlık sorunlarının tedavisi için harcandı.

TÜRKİYE'DE DİYABET SIKLIĞI YÜZDE 13,7
Konuyu değerlendiren Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği (AİFD) Başkan Yardımcısı Engin Güner, hastalığın Türkiye'yi de önemli ölçüde etkilediğini vurgulayarak şunları söyledi:

"Türkiye Diyabet Epidemiyoloji Araştırma Projesi verilerine göre Türk erişkin toplumunda diyabet sıklığı yüzde 13,7'ye ulaşmıştır. Ulusal Hastalık Yükü çalışmasının verilerine göre diyabet, Türkiye'de ulusal düzeyde ölüme neden olan ilk 10 hastalık arasında yüzde 2,2 ile 8. sırada yer almaktadır. Cinsiyetlere göre bakıldığında erkeklerde 11. kadınlarda ise 7. sırada ölüm nedenidir. Bugün tüm dünyada diyabetle iki yönlü bir mücadele sürdüğünü söyleyebiliriz. Bir yandan insanlar yaşam ve beslenme tarzlarını değiştirmeleri konusunda bilinçlendiriliyorlar, bir yandan da hastalığa yakalanmış olanların yaşam kalitesini yükseltmek ve etkin tedaviler geliştirmek için araştırmacı ilaç endüstrisinin çalışmaları hızla sürmektedir. Genler ve proteinlerle ilgili tıp alanındaki olağanüstü gelişmeler ve biyoteknoloji alanındaki ilerleme sayesinde daha önce yapılamayan pek çok şeyi yapmak artık mümkündür. Türkiye de bu dengeyi kurmak zorundadır. Hem insanlarımızı diyabetin nedenleri konusunda bilinçlendirmeli, hem de hastalarımızın en yeni ve en etkin ilaç ve tedavilere gecikmeden erişimini sağlamalıyız. AİFD bu hedefe yönelik çalışmalarını sürdürecektir." (ntvmsnbc)

Yorum Yap

Yorumlar

Henüz yorum yapılmadı!
CHP'den eksik ama doğru tohum hamlesi

CHP'den eksik ama doğru tohum hamlesi

2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.

Bayer insanlığı kanser yaptığını kabul etti

Bayer insanlığı kanser yaptığını kabul etti

Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.

GDO'lu tohum yok cümleleri yalanmış, işte gerçekler

GDO'lu tohum yok cümleleri yalanmış, işte gerçekler

Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.

Meyve ve sebzelerdeki büyüme hormonuna dikkat

Meyve ve sebzelerdeki büyüme hormonuna dikkat

Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.

Şeker ve şekerli içecekler kanser riskini artırıyor

Şeker ve şekerli içecekler kanser riskini artırıyor

Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.

Gerçekler er geç ortaya çıkar: İşte ilginç bir araştırma

Gerçekler er geç ortaya çıkar: İşte ilginç bir araştırma

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı

'Aflatoksin içermeyen süt bulamadım'

'Aflatoksin içermeyen süt bulamadım'

Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.

Yerli sığır ırklarımız ve sağlıklı süt

Yerli sığır ırklarımız ve sağlıklı süt

Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.

Gıda Hareketi bir kez daha haklı çıktı

Gıda Hareketi bir kez daha haklı çıktı

Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.