Doğru ekmek seçimi hakkında bilgi veren Prof. Dr. Boyacıoğlu, TÜBİTAK araştırma sonuçlarına göre, Türkiye’de daha çok 'beyaze kmek' tüketildiğini söyledi.
İstanbul Teknik Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hikmet Boyacıoğlu, "doğru ekmeği" seçmenin çok önemli olduğunu belirterek, "Ekmek, sadece karın tokluğu için yenmemelidir. Ekmek, gerek vitamin gerek mineral gerekse de protein ve karbonhidrat anlamında beslenme gereksinimi de eksiksiz karşılamalıdır" dedi.
Doğru ekmek seçimi hakkında bilgi veren Prof. Dr. Boyacıoğlu, TÜBİTAK araştırma sonuçlarına göre, Türkiye'de daha çok "beyaze kmek" tüketildiğini söyledi.
Boyacıoğlu, ancak beyaz un üretimi sırasında buğday tanesinin, vitaminler ve minerallerce zengin en dış kepek tabakasının bir kısmının unun kalitesini iyileştirmek için öğütme işlemi sırasında uzaklaştırıldığını, aynı zamanda unun acılaşmaya başlamasına neden olabilen yağ içerdiğinden E vitamini içeren kısmın da uzaklaştırıldığını vurgulayarak, böylece beyaz ekmeğin bazı vitaminlerini kaybettiğini ifade etti.
Ekmeğin, besin ögesi yoğun bir gıda olarak hem vitaminleri hem de mineralleri içermesi gerektiğini anlatan Boyacıoğlu, "Ekmek, sadece karın tokluğu için yenmemelidir. Ekmek, gerek vitamin gerek mineral gerekse de protein ve karbonhidrat anlamında beslenme gereksinimi de eksiksiz karşılamalıdır" dedi.
Boyacıoğlu, doğru ekmeğin, ham maddesinden üretimine, dağıtımından satışına kadar her türlü şart yerine getirilerek hazırlanan ekmek olduğunu ifade ederek, ekmeğin ayrıca tüm doğal zenginliği korunmuş buğdaydan yapılması gerektiğini vurguladı.
Doğru ekmek seçilmediği takdirde, buğdayda yer alan çinko ve demir gibi minerallerin, B6, folik asit ve B12 gibi vitaminlerin yeterince alınamadığını belirten Boyacıoğlu, böylece bireylerin kan değerlerinin düştüğünü ve yaşam kalitesinde azalma olduğunu anlattı.
Boyacıoğlu, Türkiye'de kişi başına tüketilen enerjinin yüzde 66'sının hububattan, bunun da yüzde 56'lık kısmının yalnızca ekmekten karşılandığını anlattı.
"EKMEK ŞİŞMANLATMAZ"
Ekmek ile ilgili bilinen en yanlış kanının ise ekmeğin şişmanlattığı düşüncesi olduğunu söyleyen Boyacıoğlu, "İnsanlar herhangi bir bilimsel temele dayanmadan, diyete başlamadan önce hemen ekmeği sofralarından uzaklaştırıyor. Tamamen yanlış bir olay, çünkü burada diyetteki olay herhangi bir gıda maddesi değil, alınan toplam enerji miktarıdır. Toplam aldığınız enerji, günlük harcadığınız enerjiden fazlaysa bu kilo almaya yol açar. Dolayısıyla diyetten ekmeği çıkarmanın hiç bir anlamı yok" dedi.
Boyacıoğlu, diğer yandan yağlı gıdalara kıyasla ekmeğin daha düşük bir enerji içerdiğini ifade ederek, "Çünkü gıdalardaki enerji kaynakları besin ögesi olarak proteinler, yağlar ve karbonhidratlardır. Protein ve karbonhidratın bir gramı 4 kalori iken yağın bir gramı 9 kaloridir. Dolayısıyla yağ tükettiğiniz zaman gelen kalori çok daha fazladır. Ekmeğin içeriğinde yağ olmadığı için şişmanlatması söz konusu değildir" diye konuştu.
Ekmeğin üzerine tereyağ, margarin, reçel, marmelat veya çikolata sürerek yendiğinde şişmanlattığını aktaran Boyacıoğlu, tek başına ekmek tüketildiğinde, şişmanlatmasının söz konusu olmadığını söyledi.
Boyacıoğlu, üniversitelerde öğrenciler üzerinde yapılan araştırmalarda, ekmeğin tek başına ve kontrollü tüketildiğinde kilo aldırmak değil, kilo bile verdirdiğinin saptandığını ifade etti.
Özellikle tam tahıl ekmeklerin lif miktarı fazla olduğu için doygunluk hissi verdiğini belirten Boyacıoğlu, "Dolayısıyla daha az gıda maddesi tüketerek toplam alınan kalori miktarı da azalmış oluyor. İki yönlü bir yarar söz konusu" şeklinde konuştu. (aa)
2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.
Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.
Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.
Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.
Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı
Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.
Yorum Yap
Yorumlar