Dünya bu tarım ilacını mercek altına aldı

Böbrek ve mesane kanserine yakalanma riskini arttıran endosüflan adlı maddenin zirai üretimde kullanıp kullanılmayacağı tartışılıyor. Dünya tartışıyor ama Türkiye'nin tartışması için 30 yıl lazım.

Dünya bu tarım ilacını mercek altına aldı

Gezegen'in Geleceği adlı radyo programında Dr. Uygar Özesmi bu konuda şunları söyledi:

Kalıcı Organik Kirleticileri Gözden Geçirme Komitesi'nden 31 bilim adamı, İsviçre'nin Cenevre kentinde yapılan panelde, endosülfanlı tarım ilaçlarını ele aldı.

Panele ev sahipliği yapan BM Çevre Programı'nın sözcüsü Michael Stanley-Jones da zehirli kimyasallarla ilgili Stockholm Sözleşmesine imza atan ülkelerin, 2011 yılının Nisan ayında yapılacak toplantıda sözleşmenin tavsiyelerine uyup uymayacaklarına karar vereceklerini ifade etti.

Stanley-Jones, şimdiye kadar 60 kadar ülkenin endosülfanı yasakladığını, bu ülkeler arasında Stockholm Sözleşmesi'nin tarafı olmamasına rağmen ABD'nin de bulunduğunu vurguladı. Zirai üretimde kullanılması son derece zararlı olmasına rağmen bağcılıkta, salamura yapraklarda bu ilacın bileşenlerine yoğun olarak rastlanılıyor. Tarımda endosülfan kullanımı, böbrek ve mesane kanserine yakalanma riski artırıyor. Kaybolmayan ve toprakta biriken endosülfanın doğadan arınması uzun yıllar alıyor. Endosülfan sulama suyuna karıştırıldığı için bitkilerin köklerine, damarlarına, yapraklarına işliyor ve yıkamakla temizlenmiyor.

 

Yorum Yap

Yorumlar

Henüz yorum yapılmadı!
CHP'den eksik ama doğru tohum hamlesi

CHP'den eksik ama doğru tohum hamlesi

2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.

Bayer insanlığı kanser yaptığını kabul etti

Bayer insanlığı kanser yaptığını kabul etti

Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.

GDO'lu tohum yok cümleleri yalanmış, işte gerçekler

GDO'lu tohum yok cümleleri yalanmış, işte gerçekler

Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.

Meyve ve sebzelerdeki büyüme hormonuna dikkat

Meyve ve sebzelerdeki büyüme hormonuna dikkat

Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.

Şeker ve şekerli içecekler kanser riskini artırıyor

Şeker ve şekerli içecekler kanser riskini artırıyor

Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.

Gerçekler er geç ortaya çıkar: İşte ilginç bir araştırma

Gerçekler er geç ortaya çıkar: İşte ilginç bir araştırma

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı

'Aflatoksin içermeyen süt bulamadım'

'Aflatoksin içermeyen süt bulamadım'

Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.

Yerli sığır ırklarımız ve sağlıklı süt

Yerli sığır ırklarımız ve sağlıklı süt

Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.

Gıda Hareketi bir kez daha haklı çıktı

Gıda Hareketi bir kez daha haklı çıktı

Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.