Türk Eczacıları Birliği Genel Başkanı Erdoğan Çolak, Türkiye'de akılcı ilaç kullanımına dikkat edilmediğini belirtti.
Türk Eczacıları Birliği Genel Başkanı Erdoğan Çolak, Türkiye'de akılcı ilaç kullanımına dikkat edilmediğini belirterek, ''2007 verilerine göre, ülkemizde antibiyotikler yüzde 16,5, romatizma ilaçları yüzde 13, ağrı kesici ve analjezikler yüzde 8,7, soğuk algınlığı ve öksürük ilaçları da yüzde 7,9 oranında kullanım sıklığına sahip'' dedi.
AA muhabirine açıklama yapan Çolak, Türkiye'de ilaç kullanımında hekim tavsiyesinden çok kulaktan dolma önerilerin etkili olduğunu ifade etti. Başkasının tedavisinde kulanılan ilacın tavsiye edilmesi üzerine eczacıya başvuranların sayısının çok fazla olduğuna işaret eden Çolak, ''Oysa her ilaç her hastayı tedavi edecek diye bir durum söz konusu değildir. Aksine, birine çok iyi etki eden ilaç, bir başka kişide tam tersi etki yaratabilir. Hatta hastayı geri dönüşü olmayan bir sonuca götürebilir'' uyarısında bulundu.
İlacın, kişiye özel uygulanan tedavinin önemli bir ayağını oluşturduğuna işaret eden Çolak, hekim kontrolü olmadan kesinlikle kullanılmaması gerektiğini ifade etti. Çolak, şunları kaydetti:
''Bu çok risklidir. Hekim tarafından verilmeyen ancak başkası tarafından tavsiye edilen ilaç türlerini en çok antibiyotik, romatizma ve ağrı kesici gruplarında görüyoruz.
Geçtiğimiz yıl yapılan araştırmalar göstermiştir ki, toplam ilaç kullanımı içerisinde antibiyotikler yüzde 16,5, romatizma ilaçları yüzde 13, ağrı kesici ve analjezikler yüzde 8,7, soğuk algınlığı ve öksürük ilaçları da yüzde 7,9 oranında kullanım sıklığına sahiptir.''
AKILCI İLAÇ KULLANIMI
İlaçların akılcı kullanılmaması konusunun Türkiye'de olduğu gibi diğer ülkelerde de önemli bir sağlık sorunu ve büyük bir ekonomik yükümlülük olduğunu anlatan Çolak, bilinçsiz ilaç kullanımı sıklığının ülkemizde Avrupa ülkelerinden daha fazla görüldüğünü söyledi.
Çolak, yanlış ilaç kullanımının, hasta sağlığı açısından risk taşımasının yanı sıra vücut direncinin zayıflamasına da yol açabildiğini belirterek, ''Akılcı olmayan ve gereksiz kullanılan ilaçlar, kişilerde o ilaca karşı direnç gelişmesine neden olur. Bu da ilerde oluşabilecek yeni bir hastalık durumunda aynı ilaçların etkisini düşürerek, daha yüksek dozda ilaç kullanılmasına neden olacaktır'' diye konuştu.
Bilinçsiz ilaç kullanımının, ülkelerin ekonomisine zarar verdiğine dikkati çeken Çolak, ''Gereksiz ilaç kullanımı Türkiye'ye yıllık 1 milyar dolar bir maliyet getirmektedir. Bu maliyetin aza indirilmesinin ülke ekonomisine getireceği yararın yanında, ilaç geri ödeme kurumlarını da olumlu anlamda etkileyecektir'' dedi.
2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.
Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.
Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.
Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.
Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı
Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.
Yorum Yap
Yorumlar