Satın aldıkları bütün gıda ürünlerinin etiketini okuyan ve içinde neler olduğunu esnafa soran gıda mühendisleri, alışveriş süresini uzatsa da sağlıklı ürünleri seçebilmek için herkesi aynı duyarlılığı göstermeye çağırıyor.
Özellikle et ve et ürünlerine, bazı katkı maddelerine, son kullanma tarihine ve hijyenik kurallara uygun olmasına dikkat etmek gerekiyor.
Bir market alışverişi düşünün ki saatlerinizi alıyor. Ama sebebi kararsızlık değil, ince eleyip sık dokumak... Hiçbir gıda ürününü etiketini okumadan almayan gıda mühendisleri Kenan ve Zeliha Altunkaynak çifti, alışveriş yaparken zamanın nasıl geçtiğini anlamıyor. Bütün gıda mühendislerinin alışverişe uzun vakit ayırdığını ifade eden Altunkaynak çiftine göre mühendisler bundan şikayetçi değil ancak onlarla alışverişe çıkanlar bu kadar rahat olamıyor. Bu yüzden aile ve arkadaşları gıda mühendisleri ile alışverişe çıkmak istemiyor. Eşinin mesleği farklı olan gıda mühendisi Ali Kaygısız da evliliklerinin ilk yıllarında onun bile kendisiyle alışverişe çıkmak istemediğini söylüyor. Kaygısız "Sakız dahi alsam ürünün hangi maddelerden yapıldığına, son kullanma tarihine ve hijyenine dikkat ederim. 'İçindekiler' kısmını incelerim. Bu nedenle az şey alsam da alışveriş biraz uzun sürüyor. Eşim ilk zamanlar beklemekten sıkılır, sürekli 'çabuk ol' derdi. Ancak o da artık alıştı." diyor.
Ürünlerin içeriğini sorgulamak gıda mühendislerini bazen zor durumda bırakıyor. Bu tür sorulara hiç de alışkın olmayan bazı işletme sahiplerinden tepki görüyorlar. Fırından ekmek alırken hangi un ve mayadan yapıldığını mutlaka sorduğunu belirten Ali Kaygısız "Fırıncı ekmekle ilgili birkaç soru daha sorunca 'sen de mi fırın işleteceksin?' diye tepki gösterdi. Esnaf bu sorulara pek alışık değil. Ancak herkes ne alırsa alsın mutlaka içeriğini sorgulamalı. Son kullanma tarihi ve hijyenine dikkat etmeli." şeklinde konuşuyor.
Bir evde iki gıda mühendisi olunca durum daha da farklı yaşanıyor. Kenan-Zeliha Altunkaynak çifti sadece esnafı uyarmakla kalmıyor, aile ve akrabalarına da ürünler hakkında bilgi veriyor, hatta bazen birbirlerini de ikaz ediyorlar. Açıkta satılan bir şeyi almaması konusunda eşini sürekli ikaz eden Zeliha Altunkaynak, "Eşim de her türlü çikolata ve şekeri yememem konusunda beni uyarır. Ayrıca dışarıda yemek zorunda kaldığımız zaman güvenilir yerlere gitmeye dikkat ediyoruz.'' diyor.
ürünün Sadece fiyatına bakmayın
Kenan Altunkaynak, içeriğinde kanserojen maddeler bulunduğu için kesinlikle hazır sucuk ve benzeri et ürünleri almadıklarını ifade ediyor. Altunkaynak "Alışveriş yaparken ürünlerin içine katıldığını bildiğim maddeler ve yapılış şekilleri aklıma geliyor. Özellikle et ve et ürünleri satın almıyoruz. Kendimiz özel yaptırıyoruz. İçeriğinde 'E120' yazan ürünleri kesinlikle almıyoruz. Çünkü E120, böcekten yapılan bir renklendiricidir.'' diyor. Gıda mühendisi Merve Bostan da içeriğinde 'aspartam, MSG' yazan bir ürünü kesinlikle almadığını dile getiriyor. Bu katkı maddelerinin zekâ geriliğine yol açtığını vurgulayan Bostan şöyle konuşuyor: "Bir yiyecek sadece fiyatına bakılarak alınmamalı. Neden yapıldığı sorgulanmalı. Hazır tereyağı, hazır et ve et ürünlerini kesinlikle evimde bulundurmam. Et ve et ürünlerinin nasıl yapıldığını gördüm, et ürünü deniliyor ama bazı ürünlerin içinde yüzde 5 dahi et yok. Bunlar tamamen katkı maddeleriyle yapılıyor ve sağlığa çok zararlı.'' Bostan, alışveriş yapmanın kendisi için büyük bir zevk olmasına rağmen uzun sürmesi nedeniyle ailesi için tam bir işkenceye dönüştüğünü vurguluyor.
Gıda mühendisleri sadece alışverişte değil, yiyeceklerin hijyeni, muhafazası gibi konularda evlerinde de aynı özeni gösteriyor. Sebze ve meyveleri tüketmeden önce mutlaka sirkeli suda bekletiyor. Pişmiş yiyecekleri buzdolabının üst raflarına, pişmemişleri ise en alta yerleştiriyor.
Gıda mühendislerinden beslenme tavsiyeleri
Sucuk, sosis, salam gibi hazır et ürünlerini tüketmeyin. İçerisindeki katkı maddeleri ileride mide kanserine neden oluyor. Eğer tüketilecekse 'el yapımı' olmalı.
İçeriğindeki katkı maddelerinden dolayı hazır tereyağlarını tercih etmeyin. Bunun yerine zeytinyağı kullanın.
Etiketinde aspartam, MSG, E120 yazan ürünleri tercih etmeyin. Bu katkı maddeleri, zekâ geriliği, kanser, alzheimer gibi ciddi hastalıklara yol açabiliyor.
Herhangi bir ürünü sadece fiyatına bakarak almayın. Son kullanma tarihi ve içindekiler kısmını mutlaka okuyun.
Güvendiğiniz yerlerden alışveriş yapın.
Teflon ve alüminyum kaplar yerine cam olanları tercih edin. Teflon ve alüminyum kaplar, ileride kanser gibi hastalıklara neden olabiliyor. (Zaman)
2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.
Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.
Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.
Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.
Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı
Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.
Yorum Yap
Yorumlar