File ve torbalara geri dönelim!

İki ürünün yaşam döngüsü analizini karşılaştırdığımızda, kese kâğıdının göründüğü kadar masum olmadığı ortaya çıkıyor. Bir dönemin vazgeçilmezi bez torbalara dönme vakti.

File ve torbalara geri dönelim!

Üretim, doğal kaynaklar, kirlilik karşılaştırması

Naylon torbaların çoğunluğu polietilen denen plastikten üretiliyor, polietilen ise bir petrol türevi. Dünyada her yıl 4-5 trilyon naylon torba üretiliyor, her dakika bir milyon naylon torba çöpe atılıyor. Denize atılan naylon torbaların her yıl bir milyar deniz kuşu ve memelisinin ölümüne yol açtığı sanılıyor.

Kesekâğıtlarının hammaddesi ise ağaç. Bir kesekâğıdının yapımı için bir gallon su harcanıyor (naylon torbanın 50 katı).  Ağaçların bulunması, kesimi, bunun yapılması için yola açımı ormanın faunasına zarar veriyor. Ağacın kâğıda dönüşebilmesi için 3 yıl bekletilmesi gerekiyor. Sonra talaşa dönüşecek şekilde doğranıyor ve muazzam ısı ve basınçta eziliyor. Elde edilen madde kireçtaşı ve sulfuric asit içinde 8 saat bekletiliyor ve kâğıt hamuru haline geliyor.

Bir ton kâğıt hamuru elde etmek için üç ton ağaç kesiliyor.  Ağaç hamuru daha sonra yıkanıyor, bunun için binlerce ton su gerekiyor (1 ölçek kâğıt hamuruna 400 ölçek su). Hamur kurutulduktan sonra kâğıda dönüştürülüyor. Bunun dışında ağaçların genellikle fabrikalardan uzak yerlerde bulunan ormanlardan getirilmesi, üretilmesi ve son noktaya gönderilmesinin de hesaba katılması gerekiyor. 1999'da sadece Amerika'da kullanılan 100 milyar kesekâğıdının üretilmesi için 14 milyon ağaç kesildiği belirtiliyor.

Kâğıt üretilme aşamasında naylon torbadan %40 daha fazla enerji harcıyor. Kâğıt endüstrisi, çevreye en zararlı 10 endüstri kolundan biri. Plastiğe oranla %70 daha fazla hava, %50 daha fazla su kirliliği yaratılıyor. (Kâğıt ve polietilen naylon torbalarının çevre üzerinde karşılaştırılması, Amerikan Çevre Bakanlığı, Ağustos 1988)

Geri dönüşüm

Araştırmalara göre dünyada naylon torbaların %5,2'si geri dönüştürülüyor geri kalan %94,8 ise çöplükleri dolduruyor. Naylon torbaların doğada çözünmesi en bulunduğu duruma göre 100-10000 yıl alıyor. Naylon torbaların 1970'lerde yaygınlaşmaya başladığını hesaba katarsak, şimdiye kadar üretilen tüm naylon torbalar hala aramızda! Kâğıt atıklar %10-15 oranında geri dönüşüme giriyor ancak bu geri dönüşüm sürecinde  plastikten daha fazla enerji harcıyor.

Bir paketin bir defa dönüştürülmesi için harcanan enerji: 
Naylon torba:  17 BTU
Kâğıt torba:  1444 BTU (Wall Street Journal Gazetesi, 1989 Plastik Dönüşüm Rehberi)

Atık ve Doğada Çözünme

Kesekâğıtlarının geri dönüştürülme oranı daha fazla, Mürekkepsiz olanları bahçenizde veya kompostunuzda kullanabilirsiniz. Ancak kâğıt, çöpe gittiğinde sanıldığı gibi kolaylıkla çözünmüyor. Bozunmayı sağlayacak oksijen, ışık, su gibi materyaller alt katmanlara ulaşmadığından kesekâğıdı da çok uzun zaman (belki de asla) çözünmüyor. (Bill Rathje, Stanford Ünversitesi, “Çöp Projesi” Başkanı)

Sonuç

Her zaman olduğu gibi tüketmemek, tüketirsek de bir defadan fazla kullanmak en iyi çözüm. Yıkanabilen ve defalarca kullanılabilen bez torbalar, fileler ya da sepetler tabii ki en iyi seçenek.

Çantanızda veya arabanızın bagajında bulunduracağınız bez torbalar, sizi bu ikilemden kurtaracak ve dünyada bıraktığınız ayak izinizi azaltacak. Siz mutlu, ağaçlar, su, deniz kaplumbağaları mutlu… (Derleyen: Gizem Altın Nance)

Alışverişin efsanesi 'file' geri dönüyor

Çevre Yönetimi Genel Müdürü Lütfi Akça, alışverişte plastik poşet yerine file ve kese kağıdı kullanılacağını, bu konudaki eylem planının son aşamaya geldiğini söyledi. Akça, plastik poşetlerin başlı başına bir çevre sorunu olduğunu, 100-150 yıl boyunca doğada kaldığını ifade etti. Plastik poşetlerin çöplerde, depolamada ve ayırmada sorun çıkaran bir atık olduğuna işaret eden Akça, çöp depolama alanlarının çabuk dolmasına da neden olduğunu, yakma ve benzeri şekilde bertarafı yaygın olmadığından bu durumun büyük problem teşkil ettiğini anlattı.

Lütfi Akça, konuyla ilgili çok sayıda şikâyetle karşılaştıklarını belirterek, ''Vahşi depolama alanlarında bunlar rüzgârla sağa sola uçarak arazilere, otlaklara gidiyorlar. Hatta bize zaman zaman samana veya ota karışıp hayvanların ölümüne yol açtığı yönünde şikâyetler geliyor'' dedi.

Türkiye'de son yıllarda gereksiz bir poşet kullanma alışkanlığı geliştiğini ifade eden Akça, diğer toplumlarda poşet kullanımının bir şekilde sınırlandırılmaya çalışıldığını söyledi.

Tek kullanımlık ürünler çevre düşmanı

Çevre Yönetimi Genel Müdürü Akça, sadece poşetler değil, bir kere kullanılıp atılan bütün ürünlerin çevre düşmanı olduğuna dikkati çekerek, ''Mesela kalemlerde kullanılan kaynağa, emeğe yazık. Ben dolma kalem kullanıyorum. Tek kullanımlık tükenmez kalem, traş bıçağı gibi ürünler kullanmak kesinlikle çevreci yaklaşım değil. Bunların artık terk edilmesi gerektiğini düşünüyoruz'' diye konuştu.

Plastik poşetlerin dışında pikniklerde kullanılan çatal, bıçak gibi eşyaların da denetim altına alınması gerektiğini ifade eden Akça, bazı ülkelerde bunun için ilave vergiler uygulandığını ya da tamamen yasaklandığını bildirdi. Çevre ve Orman Bakanlığı'nın bu konuda bir çalışma hazırladığını kaydeden Akça, şunları söyledi: 'Bu konudaki çalışma tam sonuçlanmadı. Tamamen yasaklanması, marketlerde parayla satılması, ilave çevre vergisi konması gibi bir takım alternatifler var. Bunları değerlendiriyoruz. İlgili kurumlarla görüşerek plastik poşet kullanımını sınırlandıracağız. Bunun yerine file kullanımını yaygınlaştırma, kese kağıdını geri getirme gibi düşüncelerimiz var.

Yaygınlaştırmak için marketlere file dağıtmayı düşünebiliriz. Konuyla ilgili eylem planı son aşamaya geldi.''

 

Yorum Yap

Yorumlar

Henüz yorum yapılmadı!
CHP'den eksik ama doğru tohum hamlesi

CHP'den eksik ama doğru tohum hamlesi

2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.

Bayer insanlığı kanser yaptığını kabul etti

Bayer insanlığı kanser yaptığını kabul etti

Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.

GDO'lu tohum yok cümleleri yalanmış, işte gerçekler

GDO'lu tohum yok cümleleri yalanmış, işte gerçekler

Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.

Meyve ve sebzelerdeki büyüme hormonuna dikkat

Meyve ve sebzelerdeki büyüme hormonuna dikkat

Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.

Şeker ve şekerli içecekler kanser riskini artırıyor

Şeker ve şekerli içecekler kanser riskini artırıyor

Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.

Gerçekler er geç ortaya çıkar: İşte ilginç bir araştırma

Gerçekler er geç ortaya çıkar: İşte ilginç bir araştırma

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı

'Aflatoksin içermeyen süt bulamadım'

'Aflatoksin içermeyen süt bulamadım'

Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.

Yerli sığır ırklarımız ve sağlıklı süt

Yerli sığır ırklarımız ve sağlıklı süt

Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.

Gıda Hareketi bir kez daha haklı çıktı

Gıda Hareketi bir kez daha haklı çıktı

Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.