İngiliz The Independent gazetesi, gazlı içeceklerde ve bisküvi gibi hazır gıdalarda koruyucu madde olarak kullanılan sodyum benzoat (E211) adlı kimyasal maddenin çocuk sağlığına zarar verdiğine yönelik ciddi uyarılar içeren bir araştırma yayınladı.
İngiltere'deki Sheffield Üniversitesi'nin 1999'dan bu yana yürüttüğü araştırmaya göre, E211 insan hücresinin 'makine dairesi' olarak bilinen mitokondria bölümünde kalıcı DNA hasarlarına yol açıyor.
Hücrelerde meydana gelen bozukluklar, çocukların yetişkin olduklarında siroza ve Parkinson hastalığına yakalanması riskini artırıyor.
"Araştırmayı yapan moleküler biyoloji uzmanı Profesör Peter Piper, “Sodyum benzoat, içeceklerdeki C Vitanimi ile birleştiğinde kimi zaman ortaya benzene adlı kimyasal enzim ortaya çıkıyor. Benzene kansere yakalanma riskini tetikliyor” uyarısını yaptı. "
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 2000 yılında yayınladığı raporda E211 için “güvenli” ifadesini kullandı. Ancak DSÖ, “Bu görüşü destekleyen bilimsel veriler sınırlıdır” notunu raporun altına düşmeyi imhal etmedi. İngiliz Parlamentosu, başta E211 olmak üzere gazlı içeceklerdeki koruyucular konusunda geniş kapsamlı araştırma yapılması için karar aldı."
Pepsi'nin ürettiği içeceklerde yüksek oranda böcek zehiri maddeleri bulundu.
Bilim ve Çevre Merkezi (CSE), Hindistan'da satılan Coca-Cola ve Pepsi'den alınan 57 örnek üzerinde yapılan tahlillerde, tüm örneklerde standardın çok üzerinde böcek zehiri maddesi tespit edildiğini bildirdi. Merkez, 3 sene önce de aynı şirketlerin ürünlerinde yüksek oranda böcek zehiri maddesi bulmuş ve bunun kansere yol açabilecek boyutta olduğunu bildirmişti.
CSE yöneticisi Sunita Narain, yayımladıkları rapor sonrasında NDTV haber kanalına yaptığı açıklamada, 3 seneden bu yana değişen hiçbir şey olmadığını ifade etti. Narain, "3 sene önce konulan standartlara uyulmadı" diye konuştu.
Hindistan Standartlar Bürosu, CSE'nin 2003 senesindeki raporundan sonra böcek zehiri maddeleri konusunda kabul edilebilir standartları belirlemişti. CSE'nin son yapılan tahlillerinde bu standartların 24'le 200 katı fazla miktarda zehirli madde tespit edildi. Narain, "Bu insan sağlığının hiçe sayıldığı büyük bir skandaldır" dedi. Narain, tek bir istekleri olduğunu, onun da standartlara uyulması olduğunu kaydetti.
CSE'nin dün raporunu açıklamasından sonra Hindistanlı milletvekilleri de ülkede piyasayı ellerinde bulunduran Coca-Cola ve Pepsi şirketlerinin ürünlerinin yasaklanması için harekete geçti. Ana muhalefet partisi BJP'den Vijay Kumar Malhotra, "Bu şirketler milyonlarca kişinin hayatlarıyla oynuyor. Bunu görmezden gelmeye devam edemeyiz. Pepsi ve Coca-Cola'nın yasaklanmasının zamanı geldi" dedi. Koalisyon hükümetinin ortağı RJD'den Devendra Singh Yadav da "Bu içecekler zehirli maddeler ihtiva etmelerinin yanı sıra milli mirasımıza da zarar veriyor. Bunları yasaklamalıyız" dedi ve ayran, süt gibi sağlık için faydalı içeceklere yönelinmesini istedi. Hükümetteki Komünist Parti milletvekilleri de dünya devi bu şirketlerin ürünlerinin "insanları yavaş yavaş zehirlediğini" ifade ettiler. Milletvekillerinden Muhammed Salim, "Hükümet ne tür bir sponsorluk anlaşması yaptı ki bu konuda hiçbir adım atmıyor?" diye sordu.
CSE'nin raporu, Hindistan'da 1993 senesinde üretime geçmelerinden bu yana Pepsi ve Coca-Cola aleyhindeki 3. rapor oldu. Bağımsız milletvekili A. Krishnaswamy de "Bu sefer onlardan kurtulmalıyız" şeklinde konuştu. (AFP)
2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.
Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.
Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.
Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.
Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı
Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.
Yorum Yap
Yorumlar