GDO tohumlu tohumlarların insan ve çevreye yaptığı olumsuz etkilerin araştırılması konusunda büyük engeller var. Bu araştırmaları kim, neden engelliyor?
Levent Kartal / iyibilgi
GDO tohum şirketleri sattıkları ürün hakkında araştırma yapılmasını engelliyorlar. İşte, Scientific American dergisinin çarpıcı açıklamaları…
Scientific American dergisinin 2009 Ağustos sayısının 28. sayfasında editörler tarafından yayınlanan makale hakkında bir özet:
Bu makaleye göre dev tohum şirketleri GDO'lu tohumlarını satmadan önce alıcıya bir anlaşma imzalatarak alınan tohumlarla bilimsel araştırma YAPILMAMASINI garanti altına alıyorlar ve eğer alınan GD tohumla izinsiz bir bilimsel araştırma yaparsanız bunun kanuni yaptırımı oluyor.
Ancak bir istisna var…
Eğer araştırmanız GDO hakkında olumlu bir bulgu içeriyorsa şirket sizi dava etmiyor ve araştırmanızın yayınlanmasına izin veriyor.
Makaleye göre işte bu nedenledir ki şu anda GDO'ların insan ve çevre üzerinde olumsuz etkilerini gösteren bir araştırmaya pek rastlayamıyoruz.
Makale daha önceden tohum şirketlerinden araştırma için izin alan ancak daha sonra sonuçlar olumsuz yönde olunca engellenen araştırmalar olduğunu vurguluyor. GDO teknolojisine karşı “olumlu” ya da “olumsuz” tavrınız şirketlerin size izin verip vermemesi konusunda belirleyici oluyor… Eğer şirketten izin almadan bir araştırma yapar da olumsuz bir bulguya rastlar, bunu yayınlarsanız bu sefer kanuni yaptırımı göze almanız gerekiyor. Bilim adamları bu yaptırımı göze almak istemiyorlar.
Scientific American makalesine göre GDO, tohum şirketleri bağımsız bilimsel araştırmalarda seçici davranmakta ve yalnızca olumlu bilimsel araştırmaların yayınlanmasına izin vermekte.
Tohum şirketleri tohum verdiği kişilere bağımsız bilimsel araştırma yapılması konusunda getirdiği yasağı kaldırmadığı sürece GDO'lar hakkında sadece olumlu bulgulara rastlamak kaçınılmazdır.
Bağımsız araştırmaların önü açılmadığı sürece GDO'lar hakkında doğru ve tarafsız verilere ulaşmak mümkün değildir. Şirketler tohumlar üzerindeki bilimsel araştırma yasağını kaldırmalıdır ve satışına izin verilen GDO'lar için bilim adamlarına sınırsız erişim hakkı tanınmalıdır.
Sadece şirketlerin izin verdiği araştırmalardan yola çıkarak GDO'lar hakkında tarafsız bir görüş elde etmek mümkün olamaz.
2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.
Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.
Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.
Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.
Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı
Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.
Yorum Yap
Yorumlar