Yarın TBMM Genel Kurulu'nda görüşülmeye başlanacak olan Ulusal Biyogüvenlik Yasa Tasarına çeşitli çevrelerden tepkiler devam ediyor. Tüketiciler Birliği Konya Şubesi'de yasanın geri çekilmesini ve GDO'nun yasaklanmasını talep etti.
17 Mart 2010 Çarşamba günü TBMM genel kuruluna gelecek olan GDO yasasını değerlendiren Tüketiciler Birliği Genel Başkan Yardımcısı ve Konya Şube Başkanı
Bu yasa adından da anlaşılacağı gibi bir Türkiye'nin çıkarlarını savunan bir “bio güvenlik yasası” değildir. Tarım Bakanı Mehdi Eker'in yasaya karşı oluşan kamuoyunu dindirmek için bu yasa ile GDO'lu ürünler yasaklanmaktadır sözü yine aynı hükümetin sözcüsü Sayın Cemil Çiçek tarafından yalanlanmıştır. Sayın Cemil Çiçek geçen yıl yapmış olduğu bilgilendirme toplantısında “Bio Güvenlik Kanunun yürürlüğe girmesiyle, genetiği değiştirilmiş bitkilerin üretimine izin verilmesinin önü açılmış olacak”tır demişti. Hangisi doğru söylüyor, Mehdi Eker'mi, Cemil Çiçek mi?
Yasa ile yasaklanan bir şey yok, bir şeyi yasaklamak için bu kadar kapsamlı bir kanun hazırlanmaz, tek bir madde ile GDO'lu ürünlerin ithalatı ve üretimi yasaktır dersiniz ve ülke rahat bir nefes alır. Ancak niyet farklı; bu tasarının özü itibariyle şimdiye kadar kanunsuz ancak serbestçe giren GDO'lu ürünlerin bundan sonra da kanunlara uygun şekilde yine serbestçe girmeye devam edeceklerinin teminat altına alınmasıdır. Daha da özü Rockefeller Grubu, Monsanto gibi şirketlerinin geleceğinin teminat altına alınmasıdır.
Eli ayağı birbirine dolaşan Tarım Bakanlığı yasadan önce yönetmeliğini çıkarmış ancak yönetmelik Danıştay tarafından durdurulmuştu, yapılan itiraz üzerine halen Danıştay da görüşülmektedir. Anayasa mahkemesi GDO konusunda daha önceden aksi yönde görüş belirtmiştir. Amerikan Menkul Kıymetler Kıymetler Komisyonu Delta & Pine şirketinin hesaplarında yaptığı incelemede Türk Tarım Bakanlığı yetkililerine dağıtılan rüşvetleri tesadüfen ortaya çıkarmış ve Türkiye de konu ile ilgili yapılan suç duyurusu Ağır Ceza Mahkemesi incelemesi devam ederken bu yasanın yangından mal kaçırır gibi görüşülmesi en basit ifade ile art niyetdir.
2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.
Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.
Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.
Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.
Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı
Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.
Yorum Yap
Yorumlar