Danıştay 'GDO Yönetmeliği'nin yürürlüğünü durdurdu. Ancak bir ajansın eksik haberi kamuoyunda doğruların gizlenmesine neden oldu. Peki doğrular neydi? İşte Gıda Hareketi Başkanı Kemal Özer'in konu ile ilgili yaptığı açıklama:
Gecekondu yönetmeliği olarak tanımladığımız demokratik ülkeler geleneği ve hukuk devleti ilkesi ile bağdaşmayan ve de hiç kimse ile istişare edilmeden bir gece yarısı operasyonu ile 26 Ekim 2009 tarihinde GDO yönetmeliği Resmi Gazete'de yayınlanmıştı.
YÖNETMELİK 26 EKİM'DE YAYINLANMIŞTI
GDO yönetmeliği, Resmi Gazete'de de yayınlanır yayınlanmaz Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi 26 Ekim 2009 gecesi 01:30 itibari ile görüşlerini kamuoyuna duyurmuştu.
YÖNETMELİĞİ, GIDA HAREKETİ DAVA ETTİ
Avukatlarımız Fettullah Gündüz ve Adnan Zengin'in yönetiminde oluşturulan bir ekip tarafından, yönetmeliğin iptaline yönelik hazırlık çalışması başlatılmıştı. Çalışmalarını tamamlayan hukuk heyetimiz, GDO yönetmeliğinin iptali için 04 Kasım 2009 tarihinde Danıştay'a iptal davasını açmıştı.
Danıştay, beklentilerimiz doğrultusunda 3 Aralık 2009 tarihinde yönetmeliğin tümünün yürürlüğünü durdurmuştu. Ancak bir haber ajansımız ilk olarak Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nce dava edilen Danıştay kararında davacı Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Derneği, yazdığı halde hiçte hak edilmeyen bir şekilde kamuoyuna sunmuştur.
YÜRÜRLÜĞÜ ‘BİR VATANDAŞ' DURDURMADI
Danıştay'ın iptal davasına yönelik kararı, aynı konuda açılmış davaların birleştirilmesi sonucunda verilmiş müşterek bir karar olmasına rağmen; başta Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi' olmak üzere sivil toplum örgütlerinin çabalarını yok sayarak “bir vatandaşın açtığı dava” şeklinde sunulması, en basit anlamda bir hak ihlalidir ve çalışmamıza saygı duyulmaması sonucunu doğurmuştur.
KISMEN DEĞİL TÜMÜNÜN YÜRÜRLÜĞÜ DURDU
Yönetmeliğin iptali için emek sarf eden ve konuyu gündemde tutan tüm basın camiasını ayakta alkışlamakla birlikte, haberciliğin özellikle toplumun tümünün çıkarları açısından önemli haberlerin tam ve eksiksiz sunulması daha şık olacağı muhakkaktır. Danıştay kararı, aynı haberde 'Danıştay GDO yönetmeliği'nin bazı maddelerinin yürürlüğünü kısmen durdurdu' şeklinde sunulmuştu. Hâlbuki haberde belirtilenin aksine Danıştay, mezkûr yönetmeliğin yürürlüğünü kısmen değil yönetmeliğinin tümünün yürülüğünü durdurmuştur. Haberin ‘kısmen' şeklinde sunulması da kamuoyunda çok ciddi karışıklıklara neden olmuştur.
Netice itibariyle belirtmeliyiz ki; söz konusu yönetmeliğin yürürlüğünün tümüyle durdurulması iddia edildiği gibi bir vatandaş tarafından sağlanmamış, içinde Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin de bulunduğu 4 davacının davaları ve basınımızın önemli bir kısmının nitelikli yayınları sayesinde olmuştur.
Yanlışlığın düzeltilmesi ve bir hakkın teslimi için kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Genel Başkanı
İŞTE DANIŞTAY'IN GEREKÇELİ KARARI
http://www.danistay.gov.tr/e2009_14646.htm
GDO Yönetmeliği İptal Davası Dilekçesi
GDO Basın Toplantısı Fotograf Galerisi için tıklayınız GDO Yönetmeliği Danıştay yolunda
2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.
Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.
Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.
Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.
Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı
Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.
Yorum Yap
Yorumlar