Sağlık ve gıda güvenliği hareketi derneği genel başkanı Kemal Özer ve beraberindeki heyet Çumra Belediyesi'nin başlattığı GEN BANKASI çalışmaları nedeniyle Çumra belediyesini ziyaret etti.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Genel Başkanı Kemal Özer ve yönetim kurulu üyeleri Çumra Belediyesi'ni ziyaret etti. Gelen misafirleri toplantı dolayısı ile şehir dışında bulunan Çumra Belediye Başkan Yusuf Erdem adına, başkan vekili Faruk Manisa, Belediye Meclis Üyesi Eyüp Ünal, Gen Bankası oluşturma çalışmalarının öncü isimlerinden Ziraat Mühendisi Mustafa Eser kabul etti.Fethiye köyü muhtarı Adnan Bakan'ında yer aldığı görüşmede konuşan Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Başkanı Kemal Özer, "Tohumlarımızı korumaya yönelik başlattığı 'Gen Bankası' çalışmalarından dolayı Çumra Belediyesi'ni ve emeği geçenleri kutlarız" dedi.
Başkan Kemal Özer, toplum sağlığı ve gelecek nesiller için hayati önem taşıyan bu konuda göstermiş oldukları hassasiyetlerinden dolayı belediye başkanı Yusuf Erdem, başkanvekili Faruk Manisa, belediye meclis üyesi Eyüp Ünal, ziraat mühendisi Mustafa Eser ve Fethiye köyü muhtarı Adnan Bakan'a dernekleri adına teşekkür etti.
Genetiği değiştirilmiş tohumların, toplum sağlığını ve gelecek nesillerin sağlıklı oluşmasını tehdit ettiğini belirten Özer şu açıklamalarda bulundu: “Genetiği değiştirilmiş tohumlar kısırlık, böbrek, karaciğer yetmezliği, kalp rahatsızlığı, mide kanseri, beyinde ve vücutta ur oluşması, kanser, kemik erimesi gibi ve daha birçok bilmediğimiz hastalığa sebep olmaktadır. Dünyada genetiği değiştirilmiş tohum sektörüne hakim dört adet şirket bulunmaktadır ve bu şirketler dünyadaki tohum sektörü pazarının yüzde seksenini ellerinde tutmaktadır. Yıllık iki yüz milyar dolar gelir getiren bu sektöre hakim şirketler maalesef, pazar paylarını ve gelirlerini artırmak için tohumların genleri ile oynayarak tek kullanımlık tohumlar üretmekte, bu üretilen tohumlar ile de insan hayatı hiçe sayılmaktadır. Günümüzde artan, dünyadaki savaş ve terör de ğil, gıda savaşıdır. Özellikle Avrupa birliği ülkeleri başta olmak üzere dünya ülkeleri bu konuda organik tohumu saklama ve çoğaltma adına yasaklar getirip, tarımı organik tarıma yönlendirir iken maalesef ülkemizde yeterli denetimler yapılmamakta ve bu konu da (tohumların korunması ve organik tarım) teşvik edilmemektedir.
Çumra Belediye başkanı ve beraberindeki öncüler, bu konuda insan merkezli düşünerek, insan hayatını, insan sağlığını ne kadar önemsediklerini göstermişlerdir. Bu düşüncenin Çumra gibi insanlık tarihinin merkezi ve en büyük tarım memleketi olan bir yerden çıkması, bu davranışa ayrı bir anlam yüklemektedir. Çumra belediyesine bu uygulamalarından dolayı tekrar teşekkür ediyor, bu konuda kendilerine her türlü desteği sağlayacağımızı ifade etmek istiyorum” dedi.
Gen bankası oluşturma çalışmalarının devam ettiğini ve genetiği değiştirilmemiş, organik beş ayrı cins karpuzun şu anda üretildiğini söyleyen başkanvekili Faruk Manisa, belediye başkanı Yusuf Erdem in görev başına geldiği andan itibaren tarım kenti ilçemizde özellikle organik tarımın gelişmesi noktasında çalışmalar başlattığını belirtti. Bu çalışmaların artarak devam edeceğini belirten Manisa:
.jpg)
2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.
Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.
Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.
Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.
Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı
Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.
Yorum Yap
Yorumlar