Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi olarak Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'na yönelttiğimiz sorulara cevap bekliyoruz. İşte çarpıcı sorular:
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'na
Aşağıdaki sorularımıza maddeler halinde 4982 sayılı Bilgi Edinme Yasası hükümlerince yasal süresi içerisinde her numaralı soruya numaralı şekilde cevap verilmesini talep ederiz.
Bakanlığınıza yapılan bilgi edinme müracaatlarımıza verilen cevaplarda -genellikle uzun uzun cevap vermiş izlenimi uyandırmak için- yasal düzenlemelerin detayları yazılmıştır. Buna mukabil neredeyse hiçbir sorunun cevabı verilmemiş veya yuvarlak ifadelerle geçiştirilmiştir.
Söz konusu bu Bilgi Edinme müracaatlarımıza açık ve net olarak cevap alamadığımız takdirde, Bakanlık, Bilgi Edinme Birim sorumluları ve diğer görevliler hakkında Kamu Mali Yönetimi Kanunu hükümleri gibi çok sayıda yasadan doğan hukuki hakların tarafımızca aranacağının bilinmesini dileriz.
1- Biyogüvenlik Kanunu yürürlüğe girdiği tarihten buyana piyasada GDO'lu ürün olup olmadığına dair denetim, inceleme, araştırma ve analiz yapılmış mıdır?
2- Biyogüvenlik Kanunu yürürlüğe girdiği tarihten bugüne piyasa denetimlerinde GDO'lu gıda ürününe rastlanmış mıdır?
3- GDO'lu yarı-mamul, mamul ve katkı maddesine rastlanmış mıdır?
4- Bakanlığınıza kamu veya özel kuruluşlarca yapılan denetim veya kişisel alımlar sırasında GDO'lu ürün tespit edildiğine dair bir ihbar veya şikâyet yapılmış mıdır? Yapılmışsa sayısı kaçtır?
5- GDO içeren bir gıda maddesi bulunmuş ise ilgili firmalar hakkında hangi yasal işlem yapılmıştır?
6- GDO içeren bir gıda maddesi bulunmuş ise bu ürün ve markalar hangileridir?
7- Bakanlığınız Gıda Kontrol Genel Müdürlüğü'nün sitesinde 2008 ve 2009 yıllarına ait Gıda Denetim Sonuçları ilan edilmektedir. 2010 tamamlanmak üzere olmasına karşın 2010 yılına ait sonuçlar halen yayınlanmamıştır. Ne zaman yayınlanacaktır? Bu kapsamda 2010 sonuçlarının bir suretinin tarafıma gönderilmesini;
8- 2008, 2009 ve 2010 yılı denetimlerinde 5179 sayılı kanuna aykırı ürün üreten firmaların adlarının tarafımıza gönderilmesini;
9- Bugüne kadar Biyogüvenlik Kurulu'ndan kaç firma ve dernek/vakıf GDO'lu ürün ithal etmek üzere müracaatta bulunmuştur? Bu dernek, vakıf ve firmaların adları nelerdir?
10- GDO'lu ürün/yem ithal etmek için müracaat eden firmaların kaçına ithalat izni verilmiştir?
11- GDO'lu olarak ithal edilen ürünlerin marka ve ülkeleri hangileridir?
12- GDO'lu ürünler hangi amaçla kullanılmıştır? İthalatın amacına uygun olarak kullanıldığı denetlenmiş midir? Kamuoyundaki yemlik olarak yetirilen soya, mısır gibi GDO'lu bitkilerin iç piyasada ekimlerde kullanıldığı iddiaları doğrumudur? Olumlu veya olumsuz anlamda bir denetim veya tespit yapılmış mıdır?
13- Alo Gıda hattına 2010 veya 2011 yılında toplam kaç adet şikâyet gelmiştir?
14- Alo Gıda hattına gelen şikâyetlerin tamamı değerlendirilmiş midir ve kaçında sorun tespit edilmiş ve ne tür bir cezai müeyyide uygulanmıştır?
15- Ülkemizde tavuk çiftlikleri ve kümeslerde hangi tür ve marka civcivler/tavuklar üretilmektedir?
16- Kamuoyunda üç beyaz olarak da ifade edilen beyaz un, rafine beyaz tuz, rafine beyaz şeker'in obeziteyi artırdığı ve dolayısıyla toplum sağlığının bozulduğu yönündeki uzman görüşleri doğru mudur?
17- Toplum sağlığını açısından beyaz un ve beyaz ekmek sorun mudur? Şayet sorun ise toplum sağlığını korumaya yönelik bakanlığınız hangi müeyyideli ve kalıcı adımları atmıştır?
18- Tam buğday unundan mamul ekmekleri tüken kimselerde, kalp damar, bağırsak, şişmanlık, obezite gibi hastalıkların daha görüldüğü yönündeki araştırma sonuçları doğru mudur?
19- Bakanlığınız sitesindeki dokümanlarda “AB ülkelerine ve Rusya Federasyonu'na ihraç edilen ürünlerde çok sayıda pestisitlerin renkli olarak işaretlenerek (şu şu pestisitlerin) kullanımı yasaktır” denilmektedir. Bu ifadelerden AB ve Rusya gibi ülkelerin kabul etmediği bu pestisitlerin Türkiye'de kullanımının serbest olduğu ve AB ve Rusya gibi ülkelerin zararlı gördüğü halde bu pestisitlerin iç pazara verilen ürünlerde kullanılabileceği dolayısıyla Türkiye halkına sunulan ürünlerde bu pestisitlerin kullanılması nedeniyle AB ve Rusya gibi ülkelere nazaran daha sağlıksız olduğu iddiaları doğru mudur?
20- Çaykur'un çayları başta olmak üzere birçok üründe “doğal” ifadeleri yer almaktadır. Yine Bakanlığınıza bağlı Çaykur “organik” çay üretmektedir. Çaykur'un çaylarının üzerinde “kimyasal ilaç” kullanılmadan ifadeleri de yer almaktadır. Karadeniz'de yetişen hiçbir çayda sürekli yağmur ve kar yağması nedeniyle hiçbir üretici tarafından çaya zaten tarım ilacı kullanılmadığı ve buna karşın kimyasal gübre kullanıldığı bilgisi doğru mudur? Kimyasal gübre türleri çaylarda da kullanılmakta ise Çaykur gibi veya diğer özel sektör gıda üreticileri ürünlerine “doğal”, “natürel”, “tabii” gibi ifadeleri kullanmaları doğru mudur?
21- Coca Cola firmasının Cappy markası ile Bakanlığınız izni alınarak “Geleneksel Ramazan Şerbeti” adıyla piyasaya sürdüğü ve içeriğinde “Su, şeker, glikoz şurubu, vişne ve kırmızı üzüm suyu konsantreleri, sitrik asit ve doğala özdeş aromalar” yer almaktadır. Geleneksel Türk veya Ramazan Şerbeti Cappy adlı ürünün içeriğinde yer alan ürünlerden oluşan bir ürün müdür?
2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.
Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.
Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.
Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.
Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı
Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.
Yorum Yap
Yorumlar