Gıda değil cehalet zehirliyor. Tahminlere göre Türkiye'de her yıl 15 milyon kişi gıda zehirlenmelerine maruz kalıyor. Nedeni bilinsizlik, ihmal, denetim yetersizliği.
Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Gıda Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Gıda Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Arzu Çağrı Mehmetoğlu, zıda zehirlenmesine neden olan en önemli üç sebep bulunduğunu belirterek, bunların hijyen, yeterince pişirilmeyen etler ve zamanında tüketilmeyen yiyecekler olduğunu belirtti. Mehmetoğlu "Gıda değil, cehalet zehirliyor" dedi.
Bireysel zehirlenmelerle birlikte, sünnet, düğün gibi cemiyetlerde yenen yemeklerden toplu zehirlenmeler sıklıkla yaşanıyor. Zehirlenme sebebi, insan hatasından kaynaklanıyor. Hijyen, pişirme ve saklama, usulüne göre yapılmadığı taktirde gıdalar zehre dönüşüyor. Uzmanlar, işgücü ve sağlık harcamaları sebebiyle ekonomik kayba da yol açan gıda zehirlenmelerinin önüne geçebilmek için basit kurallara riayet etmenin yeterli olduğunu vurguluyor. Uygun koşullarda saklanmayan açıkta bırakılan et ve süt ürünlerinin içinde bulunduğu gıdalar daha çabuk bozuluyor.
Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Gıda Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Gıda Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Arzu Çağrı Mehmetoğlu, zehirlenmelerin insan hatasından kaynaklandığını kaydetti. Mehmetoğlu zıda zehirlenmesine neden olan en önemli üç sebep bulunduğunu belirterek, bunların hijyen, yeterince pişirilmeyen etler ve zamanında tüketilmeyen yiyecekler olduğunu vurguladı.
ETLER PİŞİRİLİRKEN TERMOMETRE KULLANILMALI
Yeterince ısıl işlem görmeyen etteki bakterilerin rahatlıkla insanlara bulaştığını ve zehirlenmeye neden olduğunu ifade eden Mehmetoğlu şu bilgileri verdi: "Pişirilen yemekler uygun koşullarında saklanmıyorsa bakteriler büyük bir hızla üreyebiliyor. Bu nedenle pişirilen yemek eğer soğutucalara koyulmayacaksa 3 -4 saat içerisinde tüketilmesi gerekiyor. Bu arada ülkemizde etler pişirilirken termometre kullanılmıyor. Et pişirirken merkezi sıcaklığın yeterli olması için ısıyı ölçmemiz gerkiyor. İnsanlar genelde etin kahve rengini alıp almadığına bakıyor. Birçok bilimsel çalışma bunun yeterli olmadığını gösteriyor. Etin kahverengiye dönmesi patojenlerin öldüğünü göstermiyor. Bir çok dünya ülkesinde termometre kullanılıyor. Büyük et parçaları pişirdiğimiz zaman termometre ile ölçülmesi gerekiyor. Sıcaklığın 60 santigırat dereceyi geçmesi lazım. Patojenin bir özelliği gıdaların özelliğini değiştirmiyor, rengini bozmuyor ve koku yapmıyor. Yerken fark edilmiyorlar. Gıda zehirlenmelerinin belirtileri 4- 8 saat içinde ortaya çıkıyorsa bu bir bakterinin neden olduğu zehirlenmedir."
15 MİLYON KİŞİ ZEHİRLENMEYE MARUZ KALIYOR
Sakarya Vatan Hastanesi Başhekemi Dursun Bostancı, gıda güvenliği bakımından sıkı kuralların uygulandığı İngiltere'de yılda 4.5 milyon insan gıda zehirlenmesine maruz kalırken, hastaneye başvuranların sayısının ise 750 bin civarında olduğu bilgisini verdi. Bostancı, Türkiye'de bu konuda sağlıklı bir istatistiki bilgi olmadığını, ancak çeşitli kurumların tahminlerine göre yılda 15 milyon kişinin gıda zehirlenmesine maruz kaldığını kaydetti. Zehirlenenlerin hepsinin hastaneye müracaat etmediğini ifade eden Bostancı, "Genelde şiddetli mide bulantısı, kusma, karın ağrısı, ateş şikayetleri artınca hastaneye geliniyor. Çoğu zaman kişi zehirlendiğinin farkında bile değil. Üşüttüğünü falan zannediyor. Zehirlenmeyi hafif geçirenler ise hastaneye gelmiyor." diye konuştu.
GIDA ZEHİRLENMELERİN ÖNÜNE NASIL GEÇİLİR?
Bereket Yemek Fabrikası yetkililerinden Ayşe Çinemre, gıdaların saklanması, pişirilmesi, dağıtımı ve tüketimi usulüne göre yapılması halinde zehirlenmenin önüne geçilebileceğini dile getirdi. Tavuk eti, kırmızı et, süt ve süt ürünleri ve deniz ürünlerinin çok çabuk bozulan gıdalar arasında başı çektiğini kaydeden Çinemre, "Bu ürünlerin diğer gıdalardan ayrı tutulması gerekiyor. Öyle ki, bu ürünler pişirilmiş olsalar bile, diğer gıdalarla karıştırılmamalı, ayrı kaplara konulmalı. Bunları kesmede kullanılan, kesme tahtası ve bıçak ile sebze ve meyve için kullananlardan farklı olmalı." uyarısında bulundu.
Zehirlenmeden korunmak için alınması gereken tedbirler şöyle sıralanıyor:
- Yiyecekleri dışarıda, açıkta bırakmayın, olabildiğince buzdolabında saklayın.
- Sebze ve meyveleri çok iyi yıkayın.
- Besinleri mümkün olduğunca çabuk ve taze tüketin, evde uzun süre bekletmeyin.
- Yemekleri çok miktarda değil azar azar pişirip saklayın.
- Buzdolabı ısısını 2 -4 derece arasında ayarlayın.
- Özellikle deniz ürünleri ve etler kolay bozulmaya yatkın olduğundan bu besinlerde daha dikkatli olun.
- Açık ve beklemiş yiyecekleri almamaya gayret edin.
- Konserve gıdaları dikkatli alın. Eğer konservelerin kapağı dışarıya doğru bombe yapmışsa dikkat. Bu, bakterilerin üreyip gaz yaptığını gösterir.
- Son kullanma süresi geçmiş gıdalar kesinlikle alınmamalı. Son kullanma tarihi yaklaşan yiyeceklerde dikkatli olunmalı.
2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.
Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.
Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.
Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.
Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı
Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.
Yorum Yap
Yorumlar