Tarım Bakanlığı'nın bütçe tasarısında gıdadaki acıklı durumumuz itiraf edildi. Yılların ihmaliyle tarım ve hayvancılıkta yaşanan dışa bağımlılıkta İsrail etkisi kırılamıyor.
Yılların ihmaliyle tarım ve hayvancılıkta yaşanan dışa bağımlılıkta İsrail etkisi kırılamıyor. Gelişmiş teknolojisiyle tohumluk ve damızlıkta söz sahibi olan İsrail, tek kullanımlık tohumlarla, genetiğiyle oynanmış, Türkiye şartlarına uymayan damızlık hayvanlarla piyasanın hakimi durumunda. Tarım Bakanlığı, “gıdada dışa bağımlılığa hızla sürükleniyoruz” uyarısında bulunuyor.
İSRAİL SÜREKLİ TOHUM SATIYOR
Tarım Bakanlığı'nın bütçe tasarısında gıdadaki acıklı durumumuz itiraf edildi. Tohumluk çalışmaları ile ilgili bilgi verilen tasarıda, sebze üretiminde kullanılan tohumlların tamamına yakınının büyük ölçüde İsrai'den ithal edildiğini, bu ülkeyi Hollanda, ABD ve Fransa'nın takip ettiği belirtildi. Bu amaçla her yıl 60 milyon doların itahalata harcandığı vurgulanan tasarıda, tohumların her yıl yenilenme mecburiyetinin olduğu dile getirilerek, gelişmiş teknolji gerektiren bu alanın devletçe desteklenmesinin gerekliliği ifade edildi.
TAVUKÇULUK TAMAMEN DIŞA BAĞIMLI
Bakanlık, damızlık materyal tavuk konusunda da tam bir dışa bağımlılık olduğunu kaydetti. Tasarıda, “Türkiye, etçi ve yumurtacı konusunda tamamen dışa bağımlı bulunmakta ve yurt dışından parent stock materyal getirilerek yurt içinde hibrid sürüler oluşturularak et ve yumurta ihityacı karşılanmaya çalışılmaktadır” denildi.
HAYVANCILIK SEKTÖRÜ GİDEREK KÜÇÜLÜYOR
Türkiye'nin 1970'li yıllardan itibaren yurtdışından damızlık hayvan, et ve süt mamulleri ithal edildiği kaydedilen tasrıda, bu durumun beraberinde pek çok sorun getirdiği vurgulandı. Tasarıda şöyle denildi: “Örneğin, ithal edilen hayvanlar ülke şartlarına uymamış, her yıl yüklü ithalat yapılması zorunlu hale gelmiş ve hayvancılığımız dışa bağımlılığa doğru hızla sürüklenmektedir. Böyle bir ithalat, üreticilerimizi çok zor durumlara düşürmekte her geçen yıl hayvancılıkla uğraşan üretici azalmaktadır. Bu sektörde çalışan insanlar işsiz kalmakta, ekonomik sıkıntılara sürüklenmektdir. Diğer taraftan iç piyasada fiyatlar devamlı dalgalanmakta, tüketici de zor duruma düşmektedir. Zaten alım gücü düşük olan insanımızın yeterince et, süt tüketimi engellenmektedir.”
(habervaktim)
2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.
Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.
Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.
Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.
Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı
Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.
Yorum Yap
Yorumlar