'Hangi kansere hangi bitki'yi kullanmalı?

Hayykitap yine bir ilke imza attı. Alanında ülkemizdeki en kapsamlı, en özgün, en güncel ‘referans kitabını’ yayınlayarak önemli bir boşluğu doldurdu.

'Hangi kansere hangi bitki'yi kullanmalı?

Doç. Dr. Canfeza Sezgin'in yazdığı Hangi Kansere Hangi Bitki? kanser türlerine göre modern tıbbın onayladığı tüm tamamlayıcı tedavileri artılarıyla eksileriyle inceliyor. Etkinliği bilimsel araştırmalarla kanıtlanmış 79 bitki hakkında detaylı bilgi veriyor.

Kanser, bilim insanlarının üzerinde en çok araştırma yaptığı konuların başında geliyor. Bu hastalığın tedavisiyle ilgili “yeni bir yaklaşım” her zaman önemseniyor. Konvansiyonel yöntemlerin dışındaki bilimsel alternatiflere ilgi her geçen gün artıyor.

İşte modern tıbbın son yıllarda “dikkate almak” zorunda kaldığı gerçeklerden biri de “bitkilerin kanser tedavisindeki gücü”… Bitkisel tedaviyle birlikte akupunktur, biyorezonans gibi yaklaşımlar da artık “etkili alternatifler” olarak algılanıyor. Özetle günümüzde kanser hastaları, “ameliyat-kemoterapi-radyoterapi” üçlüsünün dışında da güvenebilecekleri ve fayda sağlayabilecekleri tamamlayıcı tedavi yöntemlerine sahip.

Ege Üniversitesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı - Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Canfeza Sezgin, uzun yıllardır kanser hastalarının tedavisi ile ilgileniyor. 10 yılı aşkın zamandır yaptığı araştırmalar ve gözlemler sonucunda vardığı sonuç şu: Bitkiler ve diğer tamamlayıcı yöntemler kanser tedavisinde etkili ve faydalı!

Hangi Kansere Hangi Bitki kitabı en güncel bilimsel literatürden elde edilmiş en yeni bilgileri içeren, ülkemizdeki en kapsamlı çalışma. Doç. Dr. Canfeza Sezgin bu titiz çalışmayla hepimizin aklındaki soruları tek tek yanıtlıyor:  Hangi bitki hangi kanserden koruyor, hangisini tedavi ediyor? Kanser hücrelerini öldüren 79 bitki hangileri? Bitkilerin içinde gizlenen kanser “düşmanı” etken maddeler neler? Kimler hangi bitkileri kullanmalı, hangilerini kesinlikle kullanmamalı? Vitamin, mineral ve hormon takviyeleri, akıl-vücut teknikleri, psikolojik destek ve elektromanyetik tedavi gibi tamamlayıcı yöntemler nasıl kullanılmalı? Duanın gücü niçin azımsanmamalı?

Hangi Kansere Hangi Bitki İçin Ne Dediler?

Doç. Dr. Canfeza Sezgin'in, bilimsel çalışmalara dayalı olarak kanser hastalarına doğru yol göstermek için hazırladığı bu kitap, aynı zamanda kanser ile uğraşan sağlık personelinin de başucu kitabı olmaya aday.

Prof. Dr. Erdem Göker
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Onkoloji Bilim Dalı Başkanı

Tamamlayıcı ve alternatif tedavi yöntemleri konusunda başvurulacak, konusunda büyük bir boşluğu dolduran, kapsamlı, okunmasını her zaman tavsiye edeceğim bir başucu kitabı. Herkesin anlayacağı tarzda yazılmış bu kitaptan hekimlerin, meslektaşlarımın, onkoloji hastalarının, hasta yakınlarının ve konu ile ilgili kişilerin yararlanacağı kanısındayım.

Prof. Dr. Banu Lebe
Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi

İçinde oldukça faydalı bilgiler olduğunu düşünüyorum. Kitap, bitkisel ve diğer doğal kaynaklı ilaç hammaddelerinin başta kanser olmak üzere sağlık üzerine etkilerinden bahsediyor. Bu alanda bilgi sahibi olmak isteyenler için harika bir kaynak. Tıp camiasının doğal ilaçların  tedavi edici gücüne inanmadığı ülkemizde, böyle bir kitabın özellikle bir uzman hekim tarafından yazılmış olması takdire şayandır.

Prof. Dr. İlkay Erdoğan
Orhan
Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmakognozi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi

Bireylerin daha fazla seçenek aramaları ve yaşam kalitelerine katkı sağlayabilecek alternatif yöntemleri sorgulamaları beklenen bir durumdur. Bu kitapta olduğu gibi, hastaların bu beklentilerini anlamak ve onlara bilimsel kanıtlara dayalı bir yaklaşım sunmak; hem bireylerin suiistimal edilmesini önleyecek hem de tedavi şanslarını yitirmelerinin önüne geçecektir.

 

Doç. Dr. Mustafa Özdoğan
Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi

Sayın Canfeza Sezgin hocamı, 10 yıllık emek, özveri, sabır ve pozitif enerjisini de katarak kanser hastalarının yararına sunduğu bu eserinden dolayı kutluyorum.

 

Ayşen Kırlı, Doç. Dr. Canfeza Sezgin'in hastalarından biri


Doç. Dr. Canfeza Sezgin

1970 tarihinde Bursa'da doğdu. 1987-1993 yılları arasında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde okudu. 1993-1999 yılları arasında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı'nda ihtisas yaparak İç Hastalıkları, 2001 yılında da aynı hastanede üst ihtisasını tamamlayarak Tıbbi Onkoloji Uzmanı, 13 Mart 2006 tarihinde Tıbbi Onkoloji Doçenti oldu. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı'nda akademik hayatına halen devam etmektedir.

Yüzü aşkın bilimsel yayın ve tebliği bulunmaktadır. Ayrıca Avrupa ve ABD'de çeşitli bilimsel toplantı ve kurslara katılmıştır. Kanser tedavisinde tamamlayıcı tıp tedavilerinin önemine inanması nedeni ile hipnoz ve fitoterapi eğitimi almıştır. Çok sayıda onkoloji derneği yanı sıra tamamlayıcı tıp dernekleri olan Enerji Tıbbı ve Uygulamaları Derneği ile Klinik ve Uygulamalı Hipnoz Derneği'nin üyesidir. Ülkemizin en önemli fitoterapi dergilerinden olan Fitomed Türkiye'nin yayın danışma kurulunda görev almaktadır.

Araştırmalarının önemli bir bölümünü meme kanseri üzerinde yapmış olup, bu konuda uluslararası ve ulusal bilimsel dergilerde çok sayıda yayımlanmış makalesi bulunmaktadır. Akciğer kanseri, baş-boyun kanseri, beyin kanseri, böbrek kanseri, jinekolojik kanserler, meme kanseri, mide-bağırsak kanseri ve pankreas kanseri uzmanlık alanlarıdır. Özellikle doğal destekleyici ürünlerin ve tıbbi bitkilerin kanser tedavisinde etkinliği önem verdiği bir konudur.

Fitoterapi olarak isimlendirilen ve tıbbi bitkilerin hastalıkların tedavisinde kullanılmasını kapsayan bir eğitim sürecinden geçmiştir. Ülkemizde bu konuda eğitim almış az sayıdaki tıbbi onkoloji uzmanlarından birisidir. Kanser tedavisinde, tamamlayıcı tedavi olarak bitkisel ve doğal ürünlerin kullanılması ile ilgili çok sayıda olumlu hasta deneyimi bulunmaktadır.

Temin için

Yorum Yap

Yorumlar

Henüz yorum yapılmadı!
CHP'den eksik ama doğru tohum hamlesi

CHP'den eksik ama doğru tohum hamlesi

2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.

Bayer insanlığı kanser yaptığını kabul etti

Bayer insanlığı kanser yaptığını kabul etti

Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.

GDO'lu tohum yok cümleleri yalanmış, işte gerçekler

GDO'lu tohum yok cümleleri yalanmış, işte gerçekler

Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.

Meyve ve sebzelerdeki büyüme hormonuna dikkat

Meyve ve sebzelerdeki büyüme hormonuna dikkat

Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.

Şeker ve şekerli içecekler kanser riskini artırıyor

Şeker ve şekerli içecekler kanser riskini artırıyor

Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.

Gerçekler er geç ortaya çıkar: İşte ilginç bir araştırma

Gerçekler er geç ortaya çıkar: İşte ilginç bir araştırma

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı

'Aflatoksin içermeyen süt bulamadım'

'Aflatoksin içermeyen süt bulamadım'

Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.

Yerli sığır ırklarımız ve sağlıklı süt

Yerli sığır ırklarımız ve sağlıklı süt

Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.

Gıda Hareketi bir kez daha haklı çıktı

Gıda Hareketi bir kez daha haklı çıktı

Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.