Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK), sezaryen için ödediği ücreti düşürüp normal doğuma yakın seviyeye getirmesi ile takipten kaçmak isteyen kuruluşların bu kez sezaryen doğuma normal doğum faturası kesmeye başladığı tespit edildi.
SGK Adana İl Müdürü Muhammed Gerçek, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sosyal güvenlik kuruluşları SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı'nı tek çatı altında birleştiren Sosyal Güvenlik Kurumu Yasası'nın ardından vatandaş odaklı hizmet için çaba harcarken, astronomik rakamlara ulaşan sağlık harcamalarında kötü niyeti önlemek için de sıkı takip yaptıklarını belirtti.
Teknolojinin tüm imkanlarını kullanarak yaptıkları takipte daha önce sezaryenle doğumları mercek altına aldıklarını söyleyen Gerçek, 'Çünkü, Türkiye genelinde sezaryenle doğumda, dünya ortalamasını 5 katı geçmişiz. Hatta, sezaryenle ameliyatlar o kadar artış göstermiş ki sanki hiçbir kadın normal doğum yapamıyor' dedi.
Burç tercihi, tatil günü gibi komik gerekçelerle de sezaryen ameliyatı istendiğini tespit ettiklerini ifade eden Gerçek, bunu dikkate alarak yaptıkları takipte, sigortalılara mektup ve telefonla ulaşarak 'teyit' aldıklarını, bu çalışmada hastanelerin gerçek tedavi şekliyle ilgisi olmayan faturalarıyla karşılaştıklarını ifade etti.
Gerçek, adına sezaryen ya da normal doğum faturası gönderilen hastaları telefonla arayıp, '(A hastanesinde doğum yapmışsınız. Bu doğum sezaryenle mi, yoksa normal doğum mu oldu?) şeklinde soru yönelttiklerini belirterek, şunları kaydetti:
'Çeşitli sağlık kuruluşlarında doğum yaptığına dair elimize faturası ulaşan 723 hak sahibine mektup gönderdik. Bu mektuplardan 420'si bize dönüş yaptı. Hastalardan teyit alma yöntemiyle yaptığımız tespitte adlarına normal doğum faturası kesilen 285 hastaya sezaryen uygulandığını belirledik. Bu durumda bu faturaları 'sahte' muamelesine tabi tutuyoruz. Bu şekilde yaptığımız tespitte Adana'da hastalarına sezaryen uyguladığı halde normal doğum yaptırdığı tespit edilen iki özel sağlık kuruluşu hakkında yasal işlem başlattık.'
DENETİMDEN KAÇIŞ
Gerçek, daha önce sezaryenle doğum faturaları incelemeye alınırken, şimdi normal doğum faturalarını da incelemeye aldıklarını, hastanelerin sezaryen yerine normal doğum faturası kesmelerinde ise SGK'nın her iki doğum arasındaki fiyat farkını kaldırmasının etken olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti:
'Kurumumuz, sezaryenle doğumlardaki fiyat cazibesini ortadan kaldırmak için ilk etapta geçen yıl 675 TL olan sezaryenle doğum başına hastanelere ödenen ücreti 450 TL'ye çekti. Buradaki amaç sezaryenin 400 TL olan normal doğuma oranla parasal yönden cazibesini ortadan kaldırmaktı. Ancak, hastanelerin, sezaryenle doğumlar takibe alındığından bu kez sezaryenle doğumlara da normal doğum faturası kestiklerini tespit ettik. Bir de her iki doğum arasındaki fiyat farkı 50 TL gibi sembolik düzeye düştüğünden hastanelerin, bu kez takipten kaçmak için sezaryen faturası yerine normal doğum faturası kestiklerini belirledik. Artık sadece sezaryen faturalarını değil, normal doğum faturalarını da takibe alarak hastanelerin suistimale başvurmalarını önlemeye çalışıyoruz.
Görevlilerimiz, aradıkları sigortalılara öncelikle kaçıncı çocuğunu dünyaya getirdiğini, ilk çocuğunun normal mi yoksa sezaryenle mi olduğunu soruyor. Sigortalı, ilk çocuğunu sezaryenle dünyaya getirdiğini söylemesi halinde ikinci çocuğa (normal doğum) derse ifadesi de gerçekçi kabul edilmiyor. Çünkü, ilk çocuk sezaryen olduğunda ikincisinin normal olma şansı bulunmuyor. Bu tür sorularla sigortalının da doğru beyanda bulunup bulunmadığını kontrol etmiş oluyoruz.'
FATURANIN 5 KATI ÖDETİLİYOR
Gerçek, suistimal amaçlı doğum faturası kestiği tespit edilen hastanelere fatura bedelinin 5 katı tutarında ceza uygulandığını, bu bedelin faiziyle birlikte istendiğini ayrıca 10 bin TL idari para cezası kesildiğini ifade ederek, şöyle devam etti:
'Bununla da kalmayıp, sağlık hizmeti satın alma sözleşmesini ihlal eden hastanelerle ilgili SGK Başkanlığı'na gerekli bilgi ve belgeleri gönderiyoruz. Bu durumda, SGK Başkanlığı, söz konusu hastanelerle yaptığı sağlık hizmeti satın alma sözleşmesini feshedebilir. Bu konudaki karar SGK Başkanlığı'na ait.'
Sezeryan: Geri dönüşü olmayan karar Özeller devlete dokuz doğurtturuyor İşte sezeryanla doğum video
Anne adayları bir kez daha düşünün! Tüccar doktorların "yalan" beyanlarını dikkate almayın
2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.
Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.
Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.
Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.
Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı
Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.
Yorum Yap
Yorumlar