Kapitalizm'in seçkin ürünlerinden biri daha ortaya çıktı. Bursa'da toprak altından çıkardıkları ölü ve hastalıklı hayvanlar ile at ve eşek etlerini piyasa süren bir çete ortaya çıktı.
Bursa'da, hastalık sonucu ölen hayvanları gömüldükleri yerden çıkartıp etlerini kasaplara ve yemek fabrikalarına sattıkları, at ve eşek etleri ile çaldıkları hayvan etlerini de piyasaya sürdükleri öne sürülen suç örgütünün 14 üyesi yakalandı.
AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, toprak altından çıkardıkları ölü ve hastalıklı hayvanların etlerinin kasaplara ve yemek fabrikalarına satıldığı ihbarı üzerine, Bursa İl Jandarma Komutanlığı ekipleri harekete geçti.
Aralık ayından beri yaptıkları istihbari faaliyetler sonucunda ihbarın doğru olduğunu belirleyen jandarma, liderliğini Ö.K'nin yaptığı iddia edilen suç örgütüne ulaştı.
Soruşturmayı derinleştiren güvenlik güçleri, suç örgütünün veteriner raporları ile hastalıktan veya başka bir nedenle öldüğü için gömülmüş olan hayvanları çıkartarak etlerini "normal kesilmiş hayvan" gibi kasap ve yemek fabrikalarına sattıklarını tespit etti.
Güvenlik güçleri, örgütün, at ve eşek gibi besi hayvanı olmayan hayvanların etlerini dana ve koyun etiymiş gibi piyasaya sürdüklerini, ayrıca hayvan hırsızlığı yaptıklarını, çaldıkları hayvanların etlerini de aynı şekilde sattıklarını belirledi.
Jandarma ekipleri, bu tespitler üzerine, Tarım İl Müdürlüğünden bir ekibin de desteğiyle üç ilçede suç örgütüne üye oldukları öne sürülen 14 kişiye yönelik 16 adrese operasyon düzenledi.
Operasyonda, "bol miktarda" at eti, ölü hayvan eti ve bu etlerden imal edildiği tespit edilen çok miktarda sucuk ele geçirildiği, Ö.K'nin de aralarında bulunduğu 14 kişinin gözaltına alındığı öğrenildi.
Olayla ilgili soruşturmanın sürdürüldüğü bildirildi.
2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.
Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.
Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.
Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.
Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı
Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.
Yorum Yap
Yorumlar