Soya, GDO uzmanlarının riskli gördüğü dört üründen (Mısır, Soya Fasulyesi, Kanola ve Pamuk) biridir. Eti, sütü derken artık soya endüstriyel her üründe yer alıyor. Peki, nedir bu soya? Soya’yı tüketmeli mi, tüketmemeli mi?
NERELERDE TÜKETİYORUZ
Soyayı, pek çok alternatif et ürünleri alternatif süt ve süt ürünleri, mamalar, kahvaltılıklar, reçeller, tatlılar, şekerleri çikolatalar, alkollü, alkolsüz, içecekler, sakızlar, yoğurtlar, soslar, tabletop tatlandırıcılar, vitamin ilaçları, şekersiz öksürük bonbonları gibi eczane ürünleri de dâhil olmak üzere 6,000den fazla gıda maddesi GDO'lu SOYA ürünü içerme ihtimali oldukça yüksektir. (daha fazla bilgi için bakınız)
Türkiye, GDO'lu ürünlerin yasak olmadığı ülkelerden biridir. Bu nedenle endüs
Peygamberimiz s.a.v. 'Ey Rabbimiz! Bu sütten bize bereket ver ve onu bize ziyâde eyle, çünkü yiyecek ve içeceklerden hiçbiri sütten daha doyurucu değildir" (Ebû Davud ve Tirmizi) buyururken ve bugün tıp sütün yararlarını saymakla bitiremiyor. Mesela inek sütü kalsiyum içeriğinden dolayı çok sağlıklıdır. Tabii ki sadece kalsiyum değil, farklı vitaminler ve potasyum için de çok iyi bir kaynaktır. İnsanlar ise daha çok kalsiyumun kemik gelişimindeki faydası için inek sütü içerler! Ve sütten elde edilen yayısız besinle insan oğlu sağlıklı bir yaşam sürer.
Bazı aklı evveller doğal inek sütüne karşısın GDO'lu bir tarım ürününe dönüştürülen soya sütünün alternatif olarak sunmaktadırlar.
Soya sütü sağlıklı mı?
İnsanlığın binlerce yıldır içtiği inek sütüne alternatif olarak soya fasulyesinin haşlama suyu, “soya sütü” ismiyle satılıyor. Sağlık içeceği olarak lanse edilen bu haşlama suyu sağlık verebilir mi?
Soya endüs
Soya sütü nedir?
Öncelikle, soya sütünün ne olduğuna bir bakalım. Biliyorsunuz, soya fasulyesi bir çeşit “fasulye”. Soya bitkisinin içinden akan doğal bir öz değil soya sütü.
Vikipedi'deki tarife göre bu fasulye önce suda bekletilip yumuşatılıyor. Üzerine su katılıp eziliyor. Elde edilen fasulye ezmeli su kaynatılıp süzülüyor. Oluyor size soya sütü…
Soya sütü nasıl bu kadar popüler hale geldi?
Soya sütünün piyasada neden bu kadar fazla olduğunu anlamak için, öncelikle soya yağını anlamak gerekiyor…
Çünkü, günümüzde gıda endüs
Soya fasulyesinin yağı bu kadar çok kullanılıyor, yağ çıktıktan sonra elde kalan soyayı ne yapacaklar? Soya sütü, soya peyniri (tofu), soya proteini gibi soya ürünleri yapıyorlar.
Soya yağı için soya üretimi arttıkça diğer soya ürünleri de çeşitli pazarlama taktikleri ile piyasaya sürülüyor. Gazetelerde gördüğünüz “soya sütü şuna buna iyi geliyor” türü müjdeler de soya sütü pazarlamasının parçaları…
Soyanın genleri
Bir de genetik müdahale konusu var tabii. Sağlık yiyeceği olarak pazarlanan soya, genetik mühendislerinin en fazla oynadığı üç gıdadan biri (diğerleri mısır ve pirinç). Yani, sağlığınız için soya sütü öneriyorlar ama hammadde olarak kullandıkları soyanın genleriyle oynanmış. Bu nasıl bir çelişki!
GDO (Genleri Değiştirilmiş Organizma) veya GMO (Genetically Modified Organism) ve soya (soy bean) kelimelerini beraber yazarak internette küçük bir araştırma yapın, bakalım neler çıkacak?
Uzakdoğuluların sağlık sırrı mı?
“Doğru Beslenmeyle İlgili Yanlış Bildiklerimiz” kitabının yazarı Serkan Yimsel'e göre, soyanın Uzakdoğuluların sağlık sırrı olduğu iddiası da yanlış. Yimsel, Uzakdoğuluların soyaya çok değer verdiğini, ama yemediklerini ifade ediyor:
“Gerçekten de Uzakdoğu'da, özellikle eski Çin uygarlıklarında soyaya çok değer veriliyordu. Hatta Çin'de Chou hanedanlığı döneminde soya fasulyesi; çavdar, buğday, darı ve pirinç ile birlikte 5 kutsal tahıldan biri olarak anılıyordu (3,4). Evet, Çinliler soyayı kutsadılar, ancak yemediler! Çinli çiftçiler soya fasulyelerini genellikle topraklarını nadasa bıraktıkları dönemlerde ekerek kaybolan bazı bileşikleri toprağa kazandırmak için kullandılar (3,4).
Araştırmaların gösterdiği kadarıyla rizobyum denilen bir bakteri türü soya fasulyeleriyle ortak yaşamayı seviyordu ve bu bakteri havadaki azotu toprağa biriktiriyordu. Bir önceki mahsul topraktaki azotu tükettiği için Çinli çiftçiler soya fasulyeleri ekerek tarlalarının yeniden azot tutabilmesini sağlıyorlardı (3,4).
Soya fasulyelerinin bir azot toplayıcı görevinden, bir besin haline geçişi, sadece son 2,000 yıl içerisinde bazı fermantasyon tekniklerinin gelişmesinden sonra gerçekleşmiştir (3,4). Yani soyanın beş bin yıldan fazla bir süredir tüketildiği iddiası doğru değildir. Avcılık toplayıcılıktan tarıma ilk geçiş yapan ülkeler olarak bilinen Uzakdoğu ülkelerinin yaklaşık on bin yıllık tarım geçmişlerinin büyük bir bölümünde soya fasulyesini besin olarak tüketmemelerinin nedeni, kişisel tecrübelerine dayanıyordu. Yenildiğinde çok fazla sindirim problemlerine, gaz oluşumuna ve rahatsız edici göbek şişkinliğine yol açan bu tecrübeleri daha sonra modern bilim,
Son iki bin sene içerisinde ise soya Uzakdoğu'da ancak fermente edildikten sonra tüketildi. Fermantasyon uygulanan soyalı gıdalar da (zaten etin bol olduğu dönemlerde bu gıdalar soya fasulyesi yerine et kullanılarak yapılıyordu) mizo, soya sosu, tofu ve tempeh gibi birkaç çeşit gıdadan ibaretti. Yani Çinliler, Koreliler, Vietnamlılar ve Japonlar bizlerin sandığı gibi hiçbir zaman soyadan yapılan peynirler, soyalı tatlılar, soya sütleri ya da taklit soya şarküteri etleri tüketmediler.
Tükettikleri fermente soya gıdaları da iddia edildiği gibi diyetlerinin çok büyük bir oranını oluşturmuyordu. Öyle ki 1977'de yapılan bir araştırmaya göre Çin'de halkın yediği soya, toplam diyetlerinin ancak yüzde 1,5'ine tekabül etmekteydi. Hâlbuki domuz etinin toplam diyetlerindeki oranı yüzde 65'ler seviyesindeydi (3,4). Yine Çin ve Japonya'da yapılan diğer araştırmalarda görüldüğü üzere erişkin bir bireyin bir günde tükettiği soya miktarı 1 çorba kaşığını geçmemektedir. Hâlbuki Amerikan hükümetinin kalp-damar hastalıklarından korunmak için halka tavsiye ettiği günlük en az yenilmesi gereken soya miktarı bunun neredeyse 3 mislidir (3,4).
Referanslar:
1- The Hole Soy Story, Kabayla T. Daniel, PhD, CCN
2- Soyanın Karanlık yüzü, slâyt gösterisi, Prof. Dr. Ahmet Aydın,
3- Center for Food Safety and Institute for Responsible Technology'ın GDO'suz alışveriş klavuzu
4- Siret Ansiklopedisi
5- iyibilgi.com
2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.
Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.
Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.
Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.
Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı
Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.
Yorum Yap
Yorumlar