Hükümetin yılda 3 milyar lira tasarruf amacıyla ilaçlara yönelik getirdiği fiyatlandırma sistemine, dev ilaç firmaları 'yatırım yapmayız' diyerek tehdit etti.
Ankara'ya bir mektup gönderen Avrupa ilaç Sanayi ve Dernekleri Federasyonu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a yeni fiyatlandırma sisteminden duydukları endişeleri aktardı, Türkiye'de yatırım yapmaktan vazgeçebileceklerini dile getirdiler. Hükümetin ise geri adım atmayacağı ifade ediliyor.
Avrupa İlaç Sanayi ve Dernekleri Federasyonu (EFPIA), hükümetin ilaç harcamalarının 14,6 milyar liraya çıkması üzerine aldığı tedbirlerden rahatsız oldu. Rahatsızlıklarını Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a bir mektup yazarak ileten federasyon, fiyatlandırma konusunda yeni bir toplantı talebinde bulundu.
Beşeri İlaçların Fiyatlandırılması kararındaki değişiklik, Resmi Gazete'de 18 Eylül 2009 tarihinde yayımlandı. EFPIA'nın karşı çıktığı düzenlemeler, sağlık harcamalarının 7 yılda 22,5 milyar lira artması üzerine alınan tedbirleri içeriyor. Bu önlemler içinde vatandaşın ilaca ulaşımına bir engel konulmazken, ilaç firmalarına devletin ödediği para azaltılıyor. Buna göre yüzde 100 ödeme yapılan orijinal ilaçlara yüzde 60 ödeme yapılmaya başlandı. Yüzde 80'i ödenen jeneriklere de yüzde 60 veriliyor. Ayrıca orijinal ilaçlar üzerinden yapılan iskonto oranı da yüzde 11'den yüzde 24'e çıkarıldı. Bütün bu önlemler sayesinde yılda 3 milyar liranın devletin kasasında kalmasını amaçlanıyor.
Avrupa İlaç Sanayi ve Dernekleri Federasyonu tarafından Başbakan Erdoğan'ın ismine Başbakanlık Merkez Bina'ya gönderilen 23 Eylül 2009 tarihli mektup, "Beşeri İlaçların Fiyatlandırmasıyla ilgili en derin endişeleri ifade etmek için yazıyoruz." ifadeleriyle başlıyor. EFPIA üyelerinin Türkiye'de 20 bin insanı istihdam ettiğine dikkat çekilirken, yayınlanan tedbirlerin 'ani ve radikal' olduğu savunuluyor. Mektupta, geri ödemede getirilen önlemlerin Türkiye'de yatırım ortamının öngörülebilirliğini etkileyeceği uyarısı yapılıyor.
EKONOMİK KRİZİN BİLİNCİNDEYİZ
İlaç endüstrisinin ekonomik kriz nedeniyle ortaya çıkan maliyetlerin farkında olduğu yazılan mektupta, sağlık sisteminin önümüzdeki yıllarda sürdürülebilirlik için kamu ve özel olarak gerekli katkı verileceği kaydedildi. Mektubun sonunda, "Bu yüzden fiyatlandırma ve geri ödeme önlemleri tartışmalarını yenilemek için Türk hükümetini çağırıyorum. Biz, yenilenmiş bir diyalog için sağlık sisteminin çıkarına bir çözüm sunmak için yardımcı olacağız." ifadeleri yer alıyor. (Cihan)
2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.
Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.
Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.
Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.
Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı
Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.
Yorum Yap
Yorumlar