Avrupa Komisyonu ilaç firmalarını, ucuz ilaçların Avrupa Birliği'ne girişini engellemek ya da geciktirmekle suçladı. Peki bu ne anlama geliyor? İşte komisyon raporu...
BBCTurkish'te yer alan habere göre, komisyonun hazırladığı raporda, büyük firmaların bu tutumlarının 2000-2007 yılları arasında birliğin sağlık hizmetlerinde yapılabilecek tasarruflarda 3 milyar Euro'luk bir kayba neden olduğu ifade edildi.
Komisyon ilaç firmalarının rakiplerinin pazara girişini engellemek için hukuki girişimde bulunduklarını da ekledi.
İlaç firmaları ise aldıkları önlemlerin hukuka tamamen uygun olduğunu vurguluyor ve amaçlarının araştırma-geliştirme alanındaki yatırımları korumak olduğunu söylüyor.
Patent süresi dolduktan sonra ilaçların ucuz versiyonlarını üreten ilaç şirketleri, ürünlerini Avrupa pazarına sokmakta sorun yaşadıklarını uzun süredir dile getiriyordu.
Avrupa Komisyonu, ilaç üreticilerinin bazen ucuz ilaçların Avrupa pazarına girmesini engellemek amacıyla üst üste çok sayıda başvuruda bulunduğunu kaydetti.
Komisyon bir seferinde tek bir ilaç için, tam 1300 patent başvurusu yapılmasını bu duruma örnek gösterdi.
700 dava
Avrupa Komisyonu'nun raporu, benzer sorunların ulusal düzeyde de yaşandığını belirtiyor.
Raporda yaklaşık 700 patente ilişkin dava açıldığı, 200'den fazla marka adı konusunda ana ilaç firmasıyla ucuz ilaç üreten şirket arasında anlaşmaya varıldığı bildirildi.
Bu anlaşmalardan yüzde 10'dan fazlasında, ucuz ilacın pazara girişi engellenmiş.
Avrupa Komisyonu'nun adil olmayan uygulamalar tespit edildiği takdirde ilaç şirketlerine büyük cezalar verebileceği kaydediliyor.
Komisyonun raporu, küresel ilaç sektörü üzerindeki baskıyı artırdı.
ABD'nin 20 Ocak'ta görevi devralmaya hazırlanan yeni başkanı Barack Obama'nın da, ülkesinde ilaç maliyetlerini azaltmaya çalışması bekleniyor.
Timeturk.com
2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.
Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.
Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.
Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.
Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı
Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.
Yorum Yap
Yorumlar