'Sizleri, birlikte 17 Mart Çarşamba günü mecliste görüşülmeye başlanacak olan Biyogüvenlik Yasa Taslağı'na karşı mücadele etmeye çağırıyoruz.'
AKP hükümetinin, Genetiği Değiştirilmiş Organizmalarla (GDO)ile ilgili politikaları uluslararası gıda şirketlerinin ve tarım endüstrisinin taleplerine uygun ilerliyor.
Hükümetin önerisi ile düzenlenen ve bu hafta TBMM gündeminde görüşülecek olan Biyogüvenlik Yasa Taslağı, Türkiye halklarının geleceği ve insan sağlığı açısından tehdit içeriyor.
Yasa taslağı, GDO veya ürünlerinin, ithalatı, ihracatı, deneysel amaçlı serbest bırakılması, piyasaya sürülmesi ile genetiği değiştirilmiş mikroorganizmaların kapalı alanda kullanımına izin veriyor.
GDO, yeni bir köleliğin yaratılmasıdır.
GDO, insanlık tarihinde bugüne kadar yaşanan sömürü biçimlerinin çok ilerisinde büyük bir tehdittir. Tüm canlıların (bitki, hayvan, insan) mülkiyet altına alınması, canlıya egemen olma operasyonudur.
İnsan sağlığını, biyolojik çeşitliliği, ekolojik yaşamı, çitfçilerin üretimini riske soktuğu için GDO'ya karşıyız.
Mecliste 17 Mart 2010 Çarşamba günü görüşülmesi başlanacak olan Biyogüvenlik Yasa Taslağında GDO veya ürünlerinin ithalatı, üretimi, ihracatı, tüketimi, dağıtımı ve depolanması yasaklanmalı ve durdurulmalıdır.
Türkiye halklarına sesleniyoruz;
Gelin bulunduğumuz her evde, işte, tarlada, okulda, sokakta GDO'ya karşı olduğumuzu duyuralım.
GDO, geleneksel tohumlarımızın yok edilmesidir.
Bu yokedişe ülkemizde ithalat yoluyla başlamasına izin vermeyelim.
Sizleri, birlikte 17 Mart Çarşamba günü mecliste görüşülmeye başlanacak olan Biyogüvenlik Yasa Taslağı'na karşı mücadele etmeye çağırıyoruz.
Biz GDO istemiyoruz.
Gelin birlikte gıda diktatöryasına karşı gıda demokrasisini kuralım.
Demokratik Sosyalistler
2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.
Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.
Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.
Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.
Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı
Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.
Yorum Yap
Yorumlar