Bugün gelişmiş ülkelerde olan ama henüz hiçbir İslam ülkesinde olmayan, Abdulhamid döneminde varolduğu bilinen 'Hastane Gemileri'nin fotoğrafları ortaya çıktı.
Sultan 2. Abdulhamid döneminde bilinmeyen ve henüz ortaya çıkarılmamış önemli bilgiler tek tek gün yüzüne çıkıyor. Timetürk yazarlarından Tarihçi yazar Sebahattin Arslan kaleme aldığı son yazısında Sultan Abdulhamid dönemine ait kimsenin sözünü etmediği "Hastane Gemisi" nin varlığını ortaya çıkardı ve fotoğraflarını ilk kez sizin için yayınladı.
Henüz bugün bile ne ülkemizde ne de İslam ülkelerinde olan "Hastane Gemileri" adeta tarihe tanıklık ediyor. Sultan Abdulhamid'in hemen her yere sivil ve askeri hastaneler inşa ettiğini vurgulayan Arslan, bununla kalmayarak Deniz Hastaneleri inşa ettiğini ancak tek bir gemiyi belgeyebildiğini belirtiyor.
Peki bugün gelişmiş ülkelerin hemen hemen hepsinde birer ikişer hastane gemileri varken, neden hiç bir İslam ülkesinde yok? Hastane gemileri yapmak neden gerek? Yapımı maliyetli mi? Tüm bu soruların cevabını tarihçi yazarı Sebahattin Arslan yazısında cevap arıyor...
"Tarihimizde bilinmeyen veya henüz ortaya çıkartılmamış önemli bilgiler, günümüz için yol gösterici ve çesaret aşılayıcı olabilir. Bazen geçmişte yapılan birçok işten haberimizin olamaması geçmişin bugüne göre anlayış bakımından daha geri olduğunu düşündürüyor. Oysa gerçek öğrenildiğinde, geçmişte yapılan birçok işin, geriye bırakılan tarihi eserlerin kendi çağı ve imkanlarına rağmen olağan üstü olduğunu söyleyebiliriz.
Aşağıda vereceğim resimlerden biri buna adeta şahitlik ediyor. Bugün bile İslam ülkelerinde olmayan bir “Hastahane Gemisi” görülüyor. Sultan Abdulhamid döneminden kalma bu geminin üzerindeki insanlardan geminin büyüklüğü anlaşılır. Yüz yıl önce bile böyle büyük bir hastahane gemisi varken bugünlerde Hastahane Gemimizin olmaması ne hazin. Ne üzüntü verici bir durum. Bu resim bize buruk bir sevinci yaşattı. O beğenmediğimiz yüz yıl önceki devletin ne kadar büyük oynadığı, hayallerinin ne kadar büyük olduğunu araştırdıkça her gün biraz daha farkıl şeyler öğreniyoruz. Bu öğrendiğimiz yeni bilgilerle önümüzü daha iyi görme imkanı elde ediyoruz.
Bildiğimiz kadarıyla Sultan Abdulhamid hemen her yere sivil ve askeri hastahaneler inşa etmiş, bununla da kalmayarak Deniz Hastahaneleri de inşa etmiştir. Hastahane Gemilerinin sayısının birden fazla olduğunu öğrenmekle beraber, şimdiye kadar belgeleyebildiğim bir Hastahane Gemisi'dir.
Bugün İslam dünyasının içinde bulunduğu bu kadar imkanlara rağmen günümüzün kriz ortamlarında acil müdahale edecek bir büyük Hastahane gemileri maalesef yok. Oysa başımızdan felaketlerin, savaşların, depremlerin, doğal afetlerin eksik olmadığı bir coğrafyada bu gibi gemiler ne kadar büyük bir ihtiyaç olduğu ortada. Bunu İslam Konferansına üye ülkeler olarak da yaptırmak mümkün. Büyük bir geminin maliyeti yapılan beş yıldızlı büyük bir otelin maliyetini geçmez. Bu öneri olarak ele alınmalıdır. Acil Hastahane Gemileri, Seyyar Hastahane Gemiler, büyük yemek fabrikaları taşıyan yemek dağıtacak büyük gemileri hazır bulundurmak biz Müslümanlara maliyet açısından ağır gelmez. Bunların et ihtiyacı Kurban Bayramında arta kalan kurban etleri toplayarak giderebilir. Afrika'da ve açlık çeken yerlerde acil yerdımda bulunabilir.
Bu Gemiler felaket yaşamış ülkelerin limanlarına İslam'ın rahmetini ve merhametini taşıyacaktır. Türk Kızılayı Ağustos 2008'de afet durumlar için bir Yüzer Hastane satın almaya karar verdiğini duyduğumda çok sevinmiştim. Bu gemi iyi bir başlangıçtır. Ancak, unutmamak gerekir ki bu gemi, römorkla çekilen bir gemi olmamalıdır. Dünyanın her yerine gidebilecek güçte ve büyüklükte gemiler olmalıdır. İslam Ülkeleri kendi tanıtım fonlarından bile böyle gemiler yaptırabilirler.
Bu iş için halka baş vurulsa, halktan yardım istense, halk bile bir gemi satın alabilir. Yüz yıl önceki hatıra yüzümüzü ağartacak bir işe teşvik etmelidir bizleri.
Aşağıda gördüğümüz resimde:
Donanmamızın maiyetine memur “Reşit Paşa” Hastahane Sefinesi (Gemisi)


Aşağıdaki resimde: Reşit Paşa Vapuru'ndaki Heyet-i Sıhhiye (Sağlık Heyeti) görülüyor. Heyetin arasında Göz Hastalığı, Burun Hastalığı, Cilt Hastalığı, Dahiliye ve Operatörlerden oluşan doktorlar görülüyor.

2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.
Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.
Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.
Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.
Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı
Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.
Yorum Yap
Yorumlar