İsrail ve ABD şimdi de sadece Türkiye'de yetişen bu balığın peşinde...
Harran Üniversitesi (HRÜ) Bozova Meslek Yüksek Okulu (MYO) Müdürü Yrd. Doç. Dr. Erdinç Şahinöz, yalnızca Fırat ve Dicle Nehri'nde yetişen şabut balığı ile ilgili yaptıkları araştırma çalışmalarının, bilimsel dergilerde yayınlanmasının ardından, ABD ve İsraillerin bu balıkla ilgilenmeye başladığını söyledi.
Şahinöz, Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odası meclis toplantısında, Atatürk Barajı'ndaki su ürünleri konusunda iş adamlarını bilgilendirdi.
Su ürünleri bölümünde, şabut balığının üretimiyle ilgili yaptıkları bir çalışmanın bilimsel dergilerde yayınlanmasının ardından, İsrail ve ABD'lilerin de yalnızca Fırat Nehri'nde endemik olarak yetişen bu balıkla ilgilenmeye başladıklarını, buranın yanı sıra kısmen de Fırat Nehri'nin Suriye ayağında bulunan şabut balığının İsraililer tarafından kutsal da sayıldığını ifade eden Şahin, şöyle konuştu:
'Şabut balığı İsraililer tarafından kutsal kabul ediliyor. Çünkü İsrailler'e domuz etinin haram kılınmasıyla bir arayışa geçmişler ve şabut balığını kendilerine kutsal görerek bu balığı tüketmeye başlamışlar. Bugün ise İsraillerin elinde şabut balığı yok. Bu balık çok kıymetli onlar için. Dünya tüketiminde hatırı sayılır bir balık.
Üniversitemizin yürüttüğü çalışmalardan haberdar olan İsrailler ve Amerikalılar bizimle irtibata geçtiler. Bir kaç balık alıp gittiler. Bu balığın üretilip satılması yatırımcı için önemlidir. Bu konuda yatırım yapacak iş adamı kazançlı çıkacaktır. İsrail ve ABD'nin haricindeki ülkelere de rahatlıkla bu balık satılabilir.'
Balık tüketiminin uzak doğuda yıllık 50 kilogram olduğunu, Avrupa'da ise 30 ile 40 kilo arasında değiştiğini aktaran Şahin, Türkiye'de bu oranın 7 ile 6 kilogram, Güneydoğu'da ise 2 ile 3 kilogram olduğunu bildirdi.
Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sabri Ertekin ise devletin yatırımcıya önemli desteklerinin bulunduğunu hatırlatarak, Atatürk Barajı'ndaki su ürünleri zenginliğinin hibelerle değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
'Şanlıurfa'nın üzerindeki ölü toprağını' atması gerektiğini ifade eden Ertekin, Atatürk Barajı üzerinde su ürünleri konusunda yatırım yapılmasının önemli olacağını kaydetti. (timeturk)
2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.
Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.
Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.
Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.
Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı
Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.
Yorum Yap
Yorumlar