Ne iş yapsam ne iş yapsam diye düşünenler... Ne yesem ne yesem diye plan yapanlar... Doğal ürün kaldı mı ki diye soranlar... Bu haberi siz okumayınız...
Uşak'ta yaz aylarında yetiştirdiği kavunu depoda saklayarak kışın tanesi 5 liradan satan Celal Yılmaz, geliştirdiği "Alo Kavun" projesiyle hayatının değiştiğini ve para kazanmaya başladığını söyledi. Uşak'ın Ulubey ilçesi Külçen Köyü'nde yaşayan evli ve 1 çocuk babası Celal Yılmaz (33), 3 yıl önce başladığı kavun üreticiliği sayesinde yüzünün güldüğünü anlattı.
3 yıl önce evde tüketmek için yetiştirdiği kavunları satıp para kazanınca, bu işi yapmaya karar verdiğini söyleyen Yılmaz, "Babamdan kalan iki dekarlık araziye kavun ektim. Bir gün tesadüfen kavunlarımdan birkaç tanesini sattım. Baktım kavun satmak bana para kazandırıyor, kavun üreticiliğine başlamaya karar verdim. Köydeki arazileri, 1 yıl sonra bedelini ödemek şartıyla kiraladım ve 2007 yılında 15 dekar kavun ekerek bu işe girdim" diye konuştu.
Kavunları kışın satması halinde iki kat para kazanabileceğini düşündüğünü ve evinin bir bölümünü depo haline getirdiğini ifade eden Yılmaz şöyle konuştu:
"Yazın tanesi 2,5 lira olan kavunu, kış aylarında 5 liraya satmaya başladım. 2008 yılında bin 500 kavun depoladım ve Alo Kavun diye bir proje aklıma geldi. Matbaacı arkadaşıma broşür ve afiş bastırarak Uşak ve ilçelerine dağıttım. Lokantalar, eğlence mekanları kışın benim kavunumu almak için adeta sıraya girdi. 2009 yılında 6 bin kavun depoladım ve neredeyse tükendi, 400 kavunum kaldı. Tanesini 5 liradan sattığım düşünülürse kazancım ortada. İhtiyacımdan çok para kazanıyorum. Hipermarketler de kışın benden kavun istiyor, çünkü bizim kurak toprakta yetişen organik kavunlarımız Mart ayına kadar bozulmadan dayanabiliyor."
2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.
Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.
Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.
Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.
Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı
Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.
Yorum Yap
Yorumlar