Kızartması, dolması tatlısı gibi birçok şekilde tüketilen kabağın yararları, zararları nelerdir? Kimler yemeli kimler yememeli? Zayıflamak isteyenler için yararları.
Her ne kadar yaktıyn adı yaygınsa da, kabağa Dübbâ ve Kara da denilir. Kabak kelimesi sözlükte: Karpuz, acur ve hıyar gibi, bir kök üzerinde dikilmeyen her ağaca verilen isimdir.
Allah-ü Teâlâ da Kur'an'da: “Onun için geniş yapraklı bir bitki bitirdik” (Saffat 146) Ayet-i Kerim'inde sözü edilen bitkinin kabak olduğu belirtilir.
Kök üzerine dikilmeyen bitkiye necm denir, ağaç denmez. Ağaç, kökü olana denir. Dil bilginlerinin görüşleri bu yoldadır. O halde Cenâb-ı Hak, nasıl olur da: "Geniş yapraklı bir ağaç" der denilirse; Cevap şu olur: Şecer kelimesi başlı başına kökü olup da kökünün üzerinde dikilen her bitki için kullanılır, ancak bir başka kelimeyle birlikte kullanıldığı zaman anlamı değişir. İsimlerin başlı başına ve bir kelimeyle birlikte kullanılması konusu, anlayışa olan büyük katkısı ve dildeki derecelendirme açısından önemli bir konudur.
Kur'an'da adı geçen yaktıyn kabağın kökenidir, meyvesine de dubbâ, e'l-Kara' ve şecerete'l-Yaktıyn denir.
Buhârî ve Müslim'in Sahîh'lerinde Enes İbn-i Mâlik r.a.'in rivayet ettiği hadislerdendir. Sabit olduğuna göre Enes r.a. şöyle anlatır: “Bir terzi, hazırladığı yemeğe Peygamber Efendimiz s.a.v.'i davet etti. Enes İbn-i Mâlik r.a. der ki: Ben de Peygamber Efendimizle birlikte gittim. Terzi Peygamber Efendimize bir miktar arpa ekmeği, bir miktar da
Ebû Tâlût r.a. diyor ki: Ben Enes İbn-i Mâlik r.a.'in yanına girdim, bir yandan kabak yiyor, diğer yandan da: "Ey bir bitkinin meyvesi olan kabak, seni bana sevdiren şey nedir? Allah'ın elçisinin seni sevmesidir" diyordu.
Gaylâniyât'da İbn-i Hişâm'ın Ürve'den Onun da babasından, onun da Âişe r.a.'den rivayet ettiği hadislerdendir. Âişe r.a. şöyle der: “Peygamber efendimiz buyurdular ki: "Ey Âişe, tencereyi kaynattığınız zaman, tencereye çokça kabak koyunuz. Zira kabak, üzgün insanın kalbini kuvvetlendirir" buyurdular.
Kabak, serin ve nemlidir.
Vücûda az bir besin verir.
Mîdeden aşağı hızla kayar.
Sindirim öncesi niteliğini kaybetmezse mîdede iyi bir kimüs oluşturur.
Kendisinden, birlikte bulunduğu besinlere uyum gösteren iyi bir kimüsün doğması, kabağın özelliğindendir.
Hardalla birlikte yenirse, yakıcı bir karışım, tuzla birlikte yenirse tuzlu bir karışım meydana gelir, kabız yapan besinle birlikte de kabız yapar.
Ayvayla birlikte pişirilirse vücuda iyi gelen bir besin olur.
Kabak, sıvıya yakın bir inceliktedir. Nemli ve balgamımsı bir besin oluşturur. Sıcakkanlı insanlara fayda sağlar, soğukkanlı ve fazla balgamlı insanlara uygun değildir. Kabağın suyu susuzluğu keser, içildiği veya kendisiyle baş yıkandığı zaman, ateşli baş ağrısını giderir.
Nasıl kullanılırsa kullanılsın mutlaka karnı yumuşatır. Ateşli insanlar kabağın benzeriyle tedavi edilemezler. Kabaktan daha erken fayda veren bir besin maddesi de yoktur.
Kabağın yararlarından biri de; hamurla sıvanarak fırın veya tandırda kızartılıp, suyu çıkarılarak bâzı hoşa giden içeceklerle birlikte içildiğinde yüksek ateşli sıtmanın ateşini düşürmesi, susuzluğu kesmesi ve güzel bir besin maddesi olmasıdır. Turunç ve terbiyeli ayvayla birlikte içildiğinde, sırf safra ishali yapar.
Kabak pişirilir de biraz bal ve biraz da karbonatla birlikte suyu içilirse balgamı ve beraberinde acılığı söker atar. Dövülerek sargı yapılır ve bıngıldağa sarılırsa, beyindeki ateşli şişliklere faydalı olur. Kabuğu sıkılarak suyu gülyağıyla karıştırılır da bu karışımdan kulağa damlatılırsa ateşli şişliklere faydalı olur. Kabağın kabuğu, gözdeki ateşli şişliklere ve ateşli nigrîs hastalığına faydalıdır.
Kabak, sıcak karakterli insanlara ve sıtmalılara son derece faydalıdır. Mîdede bayağı bir kimüse rastladığında onun yapısına dönüşür ve niteliğini kaybeder, vücutta bayağı bir karışım meydana getirir. Zararını gidermek, sirke ve mürrü safî ile mümkündür.
Özet olarak kabak; besinlerin en yumuşaklarından ve en kısa zamanda etkilenenlerindendir. Enes r.a.'den zikredildiğine göre; Peygamber efendimiz kabağı sık yerlerdi.
İbn-i Kayyim El Cevziyye'nin Tıbbu'n Nebevi adlı eserinden alınmıştır.
2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.
Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.
Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.
Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.
Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı
Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.
Yorum Yap
Yorumlar