Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin Kahta'nın içme suyu ile ilgili açıklaması Ankarayı karıştırdı. Milletvekilleri ve Sağlık Bakanlığı'nı harekete geçiren açıklamanın yankıları sürüyor.
Kahta içme suyuyla ilgili Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Başkanı Kemal Özer ve Adıyaman Temsilcisi Mehmet Öztürk'ün açıklamaları Ankara'yı hareketlendirdi. Sağlık Bakanlığı yerinde incelemek için bir heyet görevlendirdi. Heyet Pazartesi Kahta'ya gidecek.
Adıyaman Halk Sağlığı Laboratuarı tarafından yapılan analizlerde Kahta içme suyunda yüksek oranda Kadmiyum ve Bromat maddelerine rastlandığı raporlara yasımıştı.
İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik hükümleri gereğince periyodik olarak yapılan ve bir süreden beri Adıyaman Sağlık Müdürlüğü'nün internet sitesinde yayınlanan denetim izlemesi analiz raporları sonuçlarına göre Kahta İçme Suyundan alınan örneklerde yüksek oranda Kadmiyum ve Bromat maddesi tespit edilmişti. İnsan sağlığı açısından orta ve uzun vadede yüksek risk taşıyan bu durum Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi tarafından kamuoyuna açıklanmıştı.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Adıyaman temsilcisi Mehmet Öztürk ve Dernek Başkanı Kemal Özer'in basın açıklamasından sonra yerel basın organları da konuyu işledi. Ulusal ve yerel basında işlenen rapor sonuçlarının vehameti üzerine olaydan haberdar olan TBMM Çevre Komisyonu Başkanvekili Ak Parti Hatay Milletvekili Prof. Dr. Mustafa Öztürk konu hakkında açıklamalarda bulundu. Prof Öztürk konuyu Sağlık Bakanlığı'na gündemine taşıdı. Sağlık Bakanlığı ise Adıyaman İl Sağlık Müdürlüğü'nden konunun ciddiyetle takibini istedi.
İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri ile yaptığımız görüşmeler neticesinde edindiğimiz yeni bilgiler şöyle.
![]() |
|
|
KADMİYUM KÖY SULARINDA DA VAR
- Rutin kontroller sırasında Kadmiyum oranları yalnızca şehir merkezinde değil Kahta'nın bazı köylerinden alınan örneklerde de yüksek çıktı. Ancak Kahta Çayı ve Değirmenbaşı su kaynaklarından alınan numunelerde kadmiyum olmadığı görüldü. Sanayi tesislerinin bulunmadığı bu bölgede Kadmiyum'un bu kadar yüksek çıkmasının normal bir durum olmadığını belirten yetkililer, su analizi sürecinden şüphelendiklerini ve kullanılan kitlerden kaynaklanan bir sorun olabileceğini belirtiyorlar.
- Analiz sonuçlarının sağlıklı olup olmadığını belirlemek üzere aynı numnelerin ağzı mühürlenerek Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanlığına bağlı Adana Hıfzıssıha Enstitüsü'ne gönderildi. Şimdi oradan gelecek analiz sonuçları bekleniyor.
- İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri Kadmiyum'un su kaynağında görülmemesinin, şebekeden alınan numunelerde çıkmasının normal bir durum olmadığını, şebekede suya kadmiyum karışmasının çok düşük bir ihtmal olduğunu belirtiyor.
- Olayın Sağlık Bakanlığı'na da intikal ettiğini belirten Adıyaman Sağlık İl Müdürlüğü yetkilileri Bakanlıktan iki görevlinin Pazartesi günü Kahta'ya geleceğini ve burada incelemeler yapacağını, hem Sağlık Bakanlığı'nın hem de kendilerinin olayın takipçisi olduklarını açıkladırlar.
SU ANALİZİ 1400 TL
- Şüpheye yer bırakmadan olayın üzerine gittiklerini belirten yetkililer, vatandaşların da emin olmak için su analizi yaptırabileceğini söyledi. Denetim izlemesi analizlerinin kapsamlı olduğunu ve maliyetinin yüksek olduğunu (1.400 TL civarı) söyleyen Sağlık Müdürlüğü yetkilileri, ancak isteyen vatandaşların yalnızca kadmiyum ve bromat yönünden sularını analiz ettirebileceklerini, bunun maliyetini 100-150 TL civarında olduğunu ifade etti.
Analiz sonuçlarının sağlıklı olup olmadığını belirlemek üzere aynı numnelerin ağzı mühürlenerek Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanlığına bağlı Adana Hıfzıssıha Enstitüsü'ne gönderildi. Şimdi oradan gelecek analiz sonuçları bekleniyor.
- İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri Kadmiyum'un su kaynağında görülmemesinin, şebekeden alınan numunelerde çıkmasının normal bir durum olmadığını, şebekede suya kadmiyum karışmasının çok düşük bir ihtmal olduğunu belirtiyor.
- Olayın Sağlık Bakanlığı'na da intikal ettiğini belirten Adıyaman Sağlık İl Müdürlüğü yetkilileri Bakanlıktan iki görevlinin Pazartesi günü Kahta'ya geleceğini ve burada incelemeler yapacağını, hem Sağlık Bakanlığı'nın hem de kendilerinin olayın takipçisi olduklarını açıkladırlar.
ÖZTÜRK SİTESİNE AÇIKLAMA KOYDU
Adıyaman Milletvekilleri sessizliğini korurken Ak Parti Hatay Milletvekili ve TBMM Çevre Komisyonu Başkanvekili Mustafa Öztürk Kahta içme suyundaki kadmiyum ile ilgili kişisel sitesine şunları yazdı.
İnsanların en temel haklarından biri de temiz, sağlıklı ve hijyen suya ulaşmaktır. Belediyelerinde en temel görevi halka temiz ve sağlıklı içme suyu sunmaktır.
İçme suyu kaynağında ve şebeke sisteminde su kalitesini ve hijyenikliğini bozması muhtemel kirleticilerin konsantrasyonlarını sürekli olarak izlenmek zorundadır. İnsanların temiz ve hijyen su içmeleri için bu yapılmalıdır.
Kamuoyunda dolaşan Adıyaman Kahta ilçesi Adıyaman Halk Sağlığı Laboratuar Müdürlüğü antetli raporlarda dört bölgedeki içme suyu şebeke sisteminde kadmiyum kirleticisi ile ilgili ciddi problemler görülüyor (analiz raporları aşağıda verilmiştir). Bu raporlarda kadmiyum kirleticisi İnsani Tüketim Amaçlı Sular hakkında Yönetmelikteki sınır değerlerin ( 5 mikrogram/lt, Dünya Sağlık Teşkilatı (WHO) 5 mikrogram/lt)) kat kat üzerinde görülüyor.
İl Sağlık Müdürü Kahta İlçesi içme suyu kaynağında kadmiyum yok diyor. O zaman içme suyu şebeke sisteminde kadmiyum nasıl bulunuyor? İçme suyu kaynağında olmayan kadmiyumun içme suyu şebeke sisteminde olması çok zor, hatta mümkün değildir. Eğer içme suyu şebeke sistemine kuyu suları doğrudan bağlı ve kuyu suyunda kadmiyum konsantrasyonu yüksekse bu başka. Araştırılması gereklidir.
Bu yüzden bu üç analiz raporu doğru mu? Analizler doğru yapıldı mı? Analizler doğru yapılmadı ise Adıyaman Halk Sağlığı Laboratuar Müdürlüğü antetli raporlar neden kamuoyunda dolaşıyor? İçme suyu kaynağında kadmiyum sınır değerlerin altında ise, ki tekrar araştırılmalı, içme suyu şebeke sisteminde kadmiyum neden yüksek, kadmiyumun yüksek çıkma sebebi nedir? Tüm bunlar insan sağlığı açısından araştırılmalı ve gerçek ortaya çıkarılmalıdır. Çünkü;
Kadmiyum bileşikleri suda kolay çözünen toksik ve kanserojen bir ağır metaldir. İçme suyunda kadmiyum olması istenmez veya sınır değerlerinin altında olması istenir.
Sınır değerlerinin üzerinde kadmiyum içeren içme suları, insan sağlığı için çok tehlikelidir. İçtiğimiz suda kadmiyum sınır değerlerinin (5 mikrogram/lt) altında olmalıdır.
Kadmiyumun atom yarıçapı kalsiyuma yakın olduğu için bağırsaklardaki kalsiyum pompalarında emilip kana karışır. İçme suyu yolu ile vücuda alınan kadmiyumun insan vücudunda biyolojik yarılanma süresi 15 ila 30 yıl arasında değişir. Kısaca insan vücuduna giren kadmiyum vücutta çok uzun süre kalır.
Yüksek konsantrasyonda kadmiyum kirliliğine maruz kalınması halinde aşırı kalsiyum kaybından dolayı insanlar itai-itai hastası (Türkçesi anam anam) olur. Dünya ilk defa ciddi kadmiyum kirliliği etkisi Japonya'da görülmüştür. Japonya'da Jingzu nehrinin kadmiyum konsantrasyonu yüksek atık su ile kirlenmesiyle bölgedeki insanlar, böbrek hastası başta olmak üzere itia itia hastası olmuşlardır.
Kadmiyum, böbreklerde üretilen ve kemikler için elzem D vitamini sentez proteinlerinden birini inhibe ederek kemik dokularında yenilenme süresini yavaşlatır.
Sınır değerlerin üzerinde düşük düzeyde (5 mikrogram/lt üzerinde) içme suyu yoluyla kadmiyuma uzun süre maruz kalma sonucunda kadmiyum böbreklerde birikir ve böbrek hastalıklarına neden olabilir.
Vücutta kalsiyum eksilmesinden dolayı kemikler yavaş yavaş zayıflamaya başlar. Ayakta durmak hatta öksürmek bile kemiklerin kırılmasına neden olur.
Kadmiyum esas olarak böbreklerde birikir. Kadmiyum kirliliğine maruz kalma süresi ve dozajı azaltıldığı zaman böbreklerdeki reaksiyon reversible olduğu için kadmiyumun olumsuz etkisi azalır.
Kadmiyuma en duyarlı organ böbrekler olmakla beraber karaciğer ve akciğerlerde de toksik etkiler görülür. Kadmiyum, üreme organları üzerinde olumsuz etki meydana getirir.
Yeni doğmuş bebeklerde hiç kadmiyum bulunmaz ve kadmiyum, kurşun ve cıvanın aksine plasenta ya da kan yoluyla anne karnındaki bebeğe geçmez.
Tüm bu nedenlerden dolayı halk sağlığı için Kahta ilçesi içme suyundaki kadmiyumla ilgili bilimsel çalışmalar hemen yapılıp kamuoyu aydınlatılmasında yarar vardır. Ayrıca bilimsel çalışma sonucu daha önce yapılan analizler yanlışsa gerekli ön değerlendirmeler ve araştırmalar yapmadan yanlış ve yanıltıcı işler yapanlar hakkında gerekli yasal işlemler yapılmalıdır. Eğer içme suyu şebeke sistemine yüksek konsantrasyonda kadmiyum içeren herhangi kuyu suyu doğrudan içme suyu şebeke sistemine bağlı ise analiz sonucu doğru olabilir. Bu durumda analiz sonuçları doğru olabilir ve buna göre gerekli tedbirlerin derhal alınması gereklidir. Halk sağlığı açısından bu fevkalade önemlidir.
GIDA HAREKETİ NE DEMİŞTİ: İçme suyu: Kâhta'nın ölüm içeceği
2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.
Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.
Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.
Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.
Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı
Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.
Yorum Yap
Yorumlar