Eski Bakan Durmuş, umudu tükenen kanser hastalarını ABD’deki merkezin kabul ettiğini açıkladı. İÜ’den Prof.Dr. Erkan TOPUZ ise, bunun bir cinayet olacağını söyledi.
Türk kanser hastaları KOBAY MI OLACAK?
Eski Sağlık Bakanı Osman Durmuş'un, TBMM Kanser Araştırma Komisyonu olarak ABD'ye yaptıkları gezide ziyaret ettikleri International Institutes of Health isimli enstitünün, umudu tükenen kanser hastalarını, gönüllü olmaları halinde kabul ettikleri açıklaması ‘Türk kanser hastaları kobay mı olacak?' tartışmasına sebep oldu.
Komisyon üyeleriyle Washington'daki Kanser Araştırma Merkezi'ni ziyaret ettiklerini anlatan Durmuş, şunları söyledi:
Ruhsatsız ilaçlar
“Burada bize gösterdikleri şey şu. Her türlü kanser tedavisini denemiş ama sonuç alamamış, terminal safhaya gelmiş hastaları oraya yatırıyorlar, tümör örneğinden genetik materyali alıyorlar ve inceliyorlar. Genetim mutasyon varsa o şahısta, o genetim mutasyona uğramış dokuya özgü ya bir ilaç üretiyorlar ya da monoklonol antikor dediğimiz protein parçacıkları üretiyorlar. Tedavide ya bu proteinleri ya da genetik materyalle ürettikleri, henüz ruhsat almamış numaralı ilaçları kullanıyorlar.”
İÜ Onkoloji Enstitüsü Müdürü Prof.Dr. Erkan TOPUZ ise bu seviyedeki hastada zaten ilaçların denendiğini belirterek, Amerika'ya yollamanın cinayet olacağını kaydetti.
‘Macera olur'
Hastaya ülke içinde yapılacak destek tedavisinin umulmayacak kadar etkili olabileceğini kaydeden Topuz, yatalak hastayı uçağa bindirip Amerika'ya yollamanın yanlış olacağını belirterek, “Çünkü orada yeni baştan tetkikler yapılacak. Büyük bir zaman kaybı olacak. Bence bu hastaya zarar getirecektir. Türkiye'de çok önemli merkezler var. Buraya macera aramak isteyenler gidebilir” dedi.
Prof. Dr. Cumali Aktolun da hekimlerin çok dikkatli olması gerektiğini belirterek, formlarla uyarılması gereken hastalara, tedavinin faydalı olmayacağının söylenmesi gerektiğini vurguladı.
2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.
Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.
Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.
Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.
Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı
Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.
Yorum Yap
Yorumlar