Her yıl dünya çapında 10 milyon insan kansere yakalanıyor. Dünya Sağlık Örgütü, 2020 yılında bu sayının 15 milyon olacağını tahmin ediyor. Birçok kanser bir gecede oluşmuyor.
Kanser büyük ölçüde önceden kestirilebiliyor ve yıllar boyunca devam eden bir süreçtir. Günlük yaşantınızdaki birkaç basit değişiklik ile kanser riskini azaltmak için öneriler:
1. Lahana turşusunu masanızdan eksik etmeyin: Lahana turşusu yapılırken fermantasyon süreci kanserle savaşan enzimleri harekete geçiren 'sulforaphane' isimli kimyasal ve indol gibi bileşenler üretiyor. Yemeden önce turşudaki tuzu azaltmak için turşuyu durulayın.
2. Bol bol brokoli yiyin: Brokoliyi mikrodalgada pişirmek yerine buharda pişirin. Brokoli de kanseri önleyen süper bir gıdadır. Ancak, brokoliyi mikrodalgaya koyduğunuzda sebzenin kanser önleyici etkisini yüzde 97 yok edersiniz. Bu nedenle buharda pişirin, çiğ olarak tüketin ya da çorbalara ve salatalarınıza ekleyin.
3. Brezilya fıstığını kızartın ya da salatanızın üzerine serpin: Selenyum açısından zengin olan Brezilya fıstığı kanser hücrelerini öldürür ve hücrelerin DNA'yı tamir etmesine yardımcı olur.
4. D vitaminiyle birlikte kalsiyum ilavesi alın: Bu ilaveler kolon poliplerini (kolon kanseri için risk faktörü) azaltıyor.
5. Yediğiniz her şeye sarımsak ekleyin: Sarımsak kansere karşı bağışıklık sisteminin doğal savunmasını harekete geçiren sülfür bileşeni içerir. Aynı zamanda tümörün ilerlemesini yavaşlatma potansiyeline sahiptir.
6. Domates ve zeytinyağını bol tüketin: Domatesteki likopen kolon, prostat ve mesane kanserine karşı vücudu koruyor. Zeytinyağı ise likopenin emilmesi için vücuda yardım ediyor.
7. Her hafta bir tane kantalup kavunu tüketin: Bu kavun akciğer kanseri gelişimini büyük ölçüde azaltan carotenoids isimli bitki kimyasalı içeriyor.
8. Sabah kahvaltısında yarım fincan yaban mersini yemelisini: Antioksidan ve anti kanserojen olan yaban mersini, kansere neden olan serbest radikalleri yeniyor.
9. Enginar yemeyi unutmayın: Enginar, kanseri önlemede bir antioksidan olan ve karaciğer hücrelerini koruyucu, onarıcı bir flavonoid olan silymarin içeriyor.
10. Etinizi koyu bir sosla kaplayın: Izgarada pişirmek kansere yol açan kimyasallara neden olabiliyor. Sosla kaplayarak bu kimyasalların oluşumunu büyük ölçüde önlersiniz. Izgarada pişirmeden önce fırında etinizi biraz pişirin sonra ızgarada kısa süre kızartın.
11. Bol bol su için: Günde 8 bardaktan fazla su içmek özellikle kolon kanserine yakalanma riskinin yüzde 65 oranında düşürdüğü bulundu. Uzmanlar, sıvı tüketiminin yetersiz olması durumunda insan vücudundaki hücrelerde suyun azaldığını, bunun da çeşitli kanser hastalıklarına davetiye çıkardığını kaydediyorlar.
12. Çay içme alışkanlığı kazanın: Yeşil çayın iyileştirme gücü Asya'da binlerce yıldır biliniyordu. Uzmanlar, yeşil çayda bulunan EGCG olarak isimlendirilen kimyasalın çok güçlü bir antikanser bileşeni olduğunu söylüyorlar.
13. Balık tüketmelisiniz: Araştırmacılar, haftada 4 ya da daha fazla balık yemenin kan kanserlerine yakalanma riskini üçte bir oranında azalttığını belirtiyorlar. Somon, sardalye, tuna, uskumru, karides ve midye gibi yağlı balıkların da kadınlarda endometriyal kanseri gelişme riskini azaltıyor.
14. Her gün multivitamin alın: Her gün vitamin ve minarelerin ideal oranlarda tüketilmesi bağışıklık sistemi fonksiyonunu geliştiriyor ve kansere yakalanmayı önlüyor.
15. Her gün 15 dakika güneşte kalın: D vitamini eksikliği göğüs, kolon, prostat, rahim ve mide gibi değişik kanserlere ve bunun yanında kemik erimesine, MS hastalığına ve yüksek kan basıncına neden oluyor. Günde 15 dakika dışarı çıkın, ancak aşırı güneşlenmeyin. Aynı zamanda kalsiyum da içeren D vitamini hapları kullanabilirsiniz.
16. Kivi yemelisiniz: Kivi içerdiği C ve E vitaminleri, lütein ve bakır sayesinde kanserle savaşan antioksidanlardandır. Aynı zamanda az yağlı ete yarım kiviyi sürerek eti yumuşatabilirsiniz.
17. Fazla yağlı hayvansal proteinlerden uzak durun: Hayvansal proteinli gıdaları fazla tüketen kadınlarda non-Hodgkin's lenfoma gelişme riski fazla oluyor. Bu nedenle az yağlı ya da yağsız süt ürünleri tüketin, biftek yerine balık, tereyağı yerine de zeytinyağını tercih edin.
18. Salatanıza taze soğan ekleyin: Fazla miktarda kuru soğan prostat kanseri riskini yüzde 50 azaltabiliyor. Ancak, çiğ olarak ya da çok az pişirildiği zaman etkisi güçlü oluyor. Bu nedenle taze soğan, dünyanın en tatlı soğanı olarak bilinen Vidalia soğanı, arpacık soğanı ya da Çin sarımsağını deneyin.
19. Taze limonlardan hazırlanmış limonata için: Narenciyeler ağız, boğaz ve mide kanseri riskini yarı yarıya azaltıyor.
20. Her akşam yemekten sonra yarım saat yürüyün: Yürüyüş göğüs kanseri riskini azaltıyor. Ölçülü egzersiz östrojen hormonu seviyesini düşürüyor. Ayrıca haftada 4 saat yürümek ya da gezmek pankreas kanseri riskini de yarı yarıya düşürüyor.
21. Organik gıdalar satın alın: Hormon ya da tarım ilacı eklenmeden yetiştirilen gıdalar kansere karşı vücudu koruyor.
22. Tarım ilaçlarına dikkat: Çayırlarınızda tarım ilacı kullanmak kanser riskinizi artırabilir, birçoğu 2,4-D (non-Hodgkin's lenfoma ile bağlantılı) ve MCPP (yumuşak doku kanseriyle bağlantılı) tarım ilaçları içeriyor. İlaçlanan bitkiler üzerinde kalan tarım ilaçları kansere neden olabiliyor.
23. Kuru temizleme gerektirmeyen giysiler alın: Birçok kuru temizlemeci halen hayvanlarda böbrek ya da karaciğer tahribatına neden olduğu tespit edilen perchloroethylene isimli bir kimyasal kullanıyorlar. Kuru temizleme gerektirmeyen giysiler alarak ya da onları elinizde kendiniz yıkayarak bu kimyasala maruz kalmazsınız. Eğer giysilerinizi kuru temizlemeye vermek zorundaysanız, onları plastik poşetinden çıkarın, giymeden önce dışarıda veya başka odada havalandırın.
24. Salatalık turşusu ve tütsülenmiş gıdalardan uzak durun: Turşu yerine taze salatalık, tütsülenmiş yerine de taze somon balığı tercih edin. Araştırmacılar, tütsülenmiş ve turşusu kurulmuş gıdaların çeşitli kanserojenler içerdiğini söylüyorlar.
25. Kızarmış patates ve patates cipslerine yaklaşmayın: Bunun yerine patates püresini tüketin. Yiyeceklerin ısıtılması sırasında ortaya çıkan akrilamit maddesi kansere yol açıyor.
26. Bronzlaşma spreyi almaya gidin. Birçok güzellik salonu bu günlerde bunu kullanıyor.
27. Stres seviyesi yüksek olan erkeklerin kanında prostat kanseri gelişiminin belirleyicisi olan PSA (prostata özgü antijen) bulundu. Bu nedenle herkesin stresten uzak durması gerekiyor.
2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.
Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.
Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.
Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.
Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı
Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.
Yorum Yap
Yorumlar