Kazım Sağlam'dan modern çağa çağrı

Medeniyet Derneği Başkanı, yazar Kazım Sağlam'dan modernizmin krizine yönelik önemli bir tahlil ve çağrı...

Kazım Sağlam'dan modern çağa çağrı

Modern insana, bu çağa hükmedenlere çağrıdır. ABD'ye çağrıdır, AB'ye çağrıdır, Çin'e çağrıdır, Rusya'ya çağrıdır, çok uluslu şirketlere çağrıdır, iletişim devlerine çağrıdır.

Demokratlara çağrıdır, sosyalistlere çağrıdır, cumhuriyetçilere çağrıdır, liberallere çağrıdır, çevrecilere çağrıdır…

Önce bu çağı, bu asrı nasıl bir hale getirdiniz veya nasıl getirdiler, bir ayna tutmak istiyorum, kendi eserinizi bir görün istiyorum.

Siz yeryüzünü bozdunuz, tahrip ettiniz. Ormanı yok ettiniz, börtü böceği, kurdu kuşu, yok ettiniz. Denizleri kirlettiniz. Irmaklarının önünü keserek elektrik elde ettiniz sonra bu elektriği uzak mesafelere taşıdınız.

Tüm insanları bir yerlere yığdınız, buna kent dediniz, kentlerde yüksek yüksek binalar kurdunuz, insanları üst üstte istif ettiniz.

Sanayi icad ettiniz, insan yerine makine kullandınız, yetmedi robot icad ettiniz. Hizmetlerinizi robotlara gördürdünüz.

Ateşli silahlar türettiniz ve bu ateşli silahlarla ülkeler işgal ettiniz.

Bankalar kurdunuz herkesi faize bulaştırdınız. Kredi kartları çıkardınız herkesi tüketime zorladınız ve birçok insanı yok yere borçlandırdınız, ömür boyu taksit ve faiz ödemeye mahkum ettiniz.

Birleşmiş Milletler diye bir örgüt kurdunuz onun sayesinde dünya hakimiyetinizi pekiştirdiniz.

İletişim adı altında herkesi kendinize bağladınız. Kurduğunuz ulus devletler aracılığıyla insanların çocuklarını ellerinden aldınız, onları devlet malı yaptınız.

Kentlerde rahat yaşamak için suni gübreler imal ettiniz toprağa attırdınız ve çok kısa zamanda toprağın kimyasını bozdunuz, hızınızı alamadınız sebze ve meyvelerin genleriyle oynadınız.

Bağa bahçeye, fareye uyguladığınız gen bozuculuğunu insana da uyguladınız.

Siz cihadı kötü gösterip savaşı yücelttiniz.

Yeryüzünü fesada vermek size yetmedi göğe de yöneldiniz, gökyüzünde işler çevirmeye başladınız, parsellediniz, oradan yere hükmetmeye çalışıyorsunuz.

Siz evlerin içine girerek yatak odalarını da kontrol etmeye başladınız. Mahremiyet diye bir şey bırakmadınız, bilgi edinme hakkı diye gazetecilik ve sanal medya uydurdunuz ve herkesin evine girmeyi devlet hakkı veya basın özgürlüğü saydınız.

Siz kainata savaş açtınız onunla kavga ediyorsunuz, onu anlayıp ondan yararlanma aklınıza gelmez, çünkü sizin varlığınız başkasının yokluğuyla kaimdir.

Siz pahalı pahalı elbiseler giymeyi zenginlik saydınız, fakir fukarayla aynı yaşamayı gerilik kabul ettiniz. Adetler geliştirdiniz, örfler oluşturdunuz, günler, geceler, kutladınız siz çağdaş hurafeler uydurmayı ne çok seviyorsunuz.

Size sesleniyorum! Gelin, başkasına zulüm etmekten vazgeçin. Savaşları bırakın cihada koşun. Size savaş ile cihad arasındaki farkları anlatayım bir dinleyin, başkasına nizamat veren akıldâneler, biraz da nasihat dinleyin hep başkasına emir buyuran beyler.

Savaş bugünkü anlamda bir imha hareketidir, bir istila ve talan hareketidir. Başka ülkeleri işgal ediyor ve buna; o ülkenin demokratikleşmesini sağlaması temin etme diyorsunuz. Bu doğru değildir, gizli emellerinizi ketmedip alalamalı bir politika izliyorsunuz.

Kendi değer yargılarını tüm insanlığın malıymış gibi sunuyorsunuz, buna karşı çıkanların -kirli ve namert savaşlarınızla- ülkelerini istila ediyorsunuz.

Savaşınız başkalarının onurunu ve haysiyetini kırma esasına dayanır, götürdüğünüz hiçbir olumlu katkı yoktur. İşgal ettiğiniz hiçbir ülke bir daha kendine gelemiyor, aralarına kin ve nefret tohumlarını ekip bırakıyorsunuz.

Halbuki cihad öyle değildir, İslâm'ın güzelliklerini başka tarafa yaymak, tüm insanları başkasının boyunduruğundan kurtarmak gayesi vardır. Kalkış noktası insanları hür iradeleriyle baş başa bırakmak ve fıtratı muhafaza etmektir. İslâm'ın birinci düşmanı insanlığa zarar veren ne ise odur. Bu bazen insanın kendi egosu olur, bazen başındaki zalim olur, çoğu zaman da insanları ezen tağutlar olur.

İnsanlığın en mükemmelliği İslâm'la gerçekleşir, İslâm'ın gayesi, ülke talan etmek değil, işgal değil Allah'ın adaletini yeryüzüne hakim kılmaktır. Siz modern dünya hakimleri, bir iki yanlış İslâmî uygulamaları abartarak İslâm'ın cihad anlayışını, insanlık anlayışını saptırıyorsunuz ve bununla kendi sahtekarlıklarımızı örtüyorsunuz.

Size bir şey hatırlatayım; kaç yüzyıl oldu siz dünyaya hükmediyorsunuz. Geldiğiniz yeri de görüyorsunuz fakat buna rağmen suçu İslâm'a ve Müslümanlara yüklüyorsunuz. Ama artık insanlık cihad ile sizin kirli ırkçı, işgalci savaşınız arasındaki farkı fark etmiş durumda, suyunuz ısınıyor. Boşuna zulümlerinize yeni zulümler eklemeyin, gelin İslâm'ın merhamet şemsiyesine sığının, insanlık da siz de kurtulmuş olacaksınız.

Haydin felaha. Namaz kılın kurtulun. Namaz ile kurtuluş arasındaki bağı bilemeyecek kadar eblehler bunu anlayamaz.

Yorum Yap

Yorumlar

Henüz yorum yapılmadı!
CHP'den eksik ama doğru tohum hamlesi

CHP'den eksik ama doğru tohum hamlesi

2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.

Bayer insanlığı kanser yaptığını kabul etti

Bayer insanlığı kanser yaptığını kabul etti

Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.

GDO'lu tohum yok cümleleri yalanmış, işte gerçekler

GDO'lu tohum yok cümleleri yalanmış, işte gerçekler

Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.

Meyve ve sebzelerdeki büyüme hormonuna dikkat

Meyve ve sebzelerdeki büyüme hormonuna dikkat

Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.

Şeker ve şekerli içecekler kanser riskini artırıyor

Şeker ve şekerli içecekler kanser riskini artırıyor

Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.

Gerçekler er geç ortaya çıkar: İşte ilginç bir araştırma

Gerçekler er geç ortaya çıkar: İşte ilginç bir araştırma

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı

'Aflatoksin içermeyen süt bulamadım'

'Aflatoksin içermeyen süt bulamadım'

Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.

Yerli sığır ırklarımız ve sağlıklı süt

Yerli sığır ırklarımız ve sağlıklı süt

Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.

Gıda Hareketi bir kez daha haklı çıktı

Gıda Hareketi bir kez daha haklı çıktı

Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.