Kendi askerine bunu yapanlar, insanlara neler yapmaz ki?

Kıbrıs'ta görev yapan askerlerle ilgili korkunç bir iddia ortaya atıldı. 1960’lı yıllarda ölü doğan 300 bebeğin sırrı çözülüyor.

Kendi askerine bunu yapanlar, insanlara neler yapmaz ki?

Kıbrıs'ta 1960'lı yıllarda ölü doğan 300 İngiliz bebeğin sırrı çözülüyor.

Emekli asker Pitcher “Baba olamamamız için ordu, ölüm kokteyli içeren aşı yaptı” dedi.

Esrarengiz bebek ölümleri ile ilgili korkunç iddia İngiltere'de büyük yankı yarattı.

Daily Telegraph gazetesinin haberine göre, Kıbrıs'ta 1960'lı yıllarda görev yapan askeri personelin bebekleri ya ölü doğdu ya da bir gün yaşadı.

300'e yakın bebeğin, İngiliz askeri üslerinde görevli babalarına ordu tarafından yapılan bir dizi aşı kokteyli nedeniyle öldüğü iddia ediliyor.

İngiliz Savunma Bakanlığı 50 yıl sonra ortaya atılan korkunç suçlama ile ilgili 3 aydır araştırma yapıyor.

Askerin Aşı Olması Mecburiydi
Gazetenin haberine göre konu, o yıllarda Kıbrıs'ta Kraliyet Hava Kuvvetleri'nde görev yapan 71 yaşındaki emekli asker Mike Pitcher'ın konuyu milletvekili Liberal Demokrat Norman Lamb'e aktarmasıyla gündeme yeniden geldi.

Eşinin 1962 yılında Kıbrıs'ta ölü bir kız bebek dünyaya getirdiğini söyleyen Pitcher, “Aşı mecburiydi. Humma ve tifo adı altında 7 ayrı aşı yaptılar.

Hemen ardından karım ölü bebek doğurdu. O dönemde diğer asker arkadaşlarımın bebekleri de ölü doğdu” dedi.

 

Yorum Yap

Yorumlar

Henüz yorum yapılmadı!
CHP'den eksik ama doğru tohum hamlesi

CHP'den eksik ama doğru tohum hamlesi

2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.

Bayer insanlığı kanser yaptığını kabul etti

Bayer insanlığı kanser yaptığını kabul etti

Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.

GDO'lu tohum yok cümleleri yalanmış, işte gerçekler

GDO'lu tohum yok cümleleri yalanmış, işte gerçekler

Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.

Meyve ve sebzelerdeki büyüme hormonuna dikkat

Meyve ve sebzelerdeki büyüme hormonuna dikkat

Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.

Şeker ve şekerli içecekler kanser riskini artırıyor

Şeker ve şekerli içecekler kanser riskini artırıyor

Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.

Gerçekler er geç ortaya çıkar: İşte ilginç bir araştırma

Gerçekler er geç ortaya çıkar: İşte ilginç bir araştırma

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı

'Aflatoksin içermeyen süt bulamadım'

'Aflatoksin içermeyen süt bulamadım'

Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.

Yerli sığır ırklarımız ve sağlıklı süt

Yerli sığır ırklarımız ve sağlıklı süt

Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.

Gıda Hareketi bir kez daha haklı çıktı

Gıda Hareketi bir kez daha haklı çıktı

Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.